‘Şantaja Teslim Olmayız’ Diyen AB Türkiye'ye Yaptırımları Görüşecek

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "3,6 milyon Suriyeli mülteciye kapıları açarız" sözlerine, "Avrupa şantaja teslim olmayacak" yanıtını verdi. 17-18 Ekim'de Brüksel'de toplanacak AB zirvesinde de Türkiye'ye yaptırımların gündeme gelmesi bekleniyor

‘Şantaja Teslim Olmayız’ Diyen AB Türkiye'ye Yaptırımları Görüşecek

PARİS — 

Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine düzenlediği Barış Pınarı Harekatı sürerken, Avrupa'dan Türkiye'yi hedef alan eleştiriler de sertleşiyor. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "3,6 milyon Suriyeli mülteciye kapıları açarız" sözlerine, "Avrupa şantaja teslim olmayacak" yanıtını verdi. Fransız AB Bakanı Amelie de Montchalin ise, 17-18 Ekim'de Brüksel'de toplanacak AB zirvesinde Türkiye'ye yaptırımlar konusunu gündeme getireceklerini açıkladı.

Kıbrıs Rum kesimini ziyaretinde düzenlenen basın toplantısında konuşan AB Konseyi Başkanı Tusk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Eğer bizim gerçekleştirdiğimiz operasyonu bir işgal olarak değerlendiriyorsanız, 3,6 milyon mülteciye kapıları açarız" sözlerine doğrudan yanıt verdi. Tusk, "Göçmenlerin bir silah ya da bize yönelik bir şantaj aracı olarak kullanılmasını asla kabul etmeyeceğiz. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünkü tehditlerini son derece uygunsuz buluyoruz" dedi.

Ankara’nın dile getirilen endişeleri anlaması gerektiğini belirten Tusk, "Türkiye, asıl kaygımızın, yeni bir insani felakete yol açabileceği olduğunu anlamalı. Türk ordusunun düzenlediği tek taraflı askeri operasyon çok derin endişeler yaratıyor ve derhal son bulmalıdır. Türkiye'nin güvenlik kaygıları politik ve diplomatik yollarla çözülmeli. Askeri müdahale, sadece işleri daha da kötüleştirir" diye konuştu. Tusk, bu operasyonun, istikrar oluşturmaya değil, bölgedeki istikrarsızlığı daha da arttırmaya yol açacağı uyarısında bulundu.

AB zirvesinde Türkiye'ye yaptırım gündeme gelecek

Bu arada Fransa'dan açıklama yapan AB Bakanı Amelie de Montchalin da 17-18 Ekim'de Brexit konusunu görüşmek üzere toplanacak AB zirvesinde, Türkiye'ye yaptırım uygulanması konusunu gündeme getireceklerini açıkladı.

France Inter Radyosu'na konuk olan Montchalin, "Türkiye'ye karşı AB yaptırımı konusu masada. Gelecek hafta AB Konseyi'nde bu konu tartışılacak. Tahmin edersiniz ki, sadece sivillere karşı şok edici bir durum değil, aynı zamanda, bölgenin istikrarı ve 5 yıldır IŞİD'e karşı mücadele veren koalisyon açısından da şok edici olan bu müdahale karşısında, hiçbir şey yapmadan durmayacağız" dedi.

Le Figaro: "Ankara-Moskova ilişkisinin gücü test edilecek"

Fransız medyasında da geniş yer bulan operasyona iliişkin haber ve yorumlarda, özellikle "ABD'nin Kürtleri yalnız bıraktığı" ve "Bu operasyonun bölgede kartları yeniden dağıtacağı" yorumlarına yer verildi.

Merkez sağ eğilimli Le Figaro gazetesi, "Bu operasyon Ankara ve Rusya ilişkilerinin gücünün test edilmesini de sağlayacak. Suriye'deki yeni gelişmeler ilişkiyi test edecek. Batı’nın Ankara'nın mücadele ettiği PKK'nın Suriye'deki şubesi PYD’yle ittifakı, Türk Cumhurbaşkanı'nın Vladimir Putin'in kollarına atılmasına katkı yaptı. Kremlin, Ankara'dan operasyonu yaparken iyi düşünmesini ve Suriye'deki çatışmanın çözümünü baltalamamasını" istedi. Bölgedeki herkesle konuşan Rusya, bugün Türkiye ile Suriye rejimi arasında değil, aynı zamanda Kürtler ile Beşar Esat arasında da arabulucu. Rusya'nın bu rolü, Amerikalılar tarafından “arkadan bıçaklandıktan” sonra Moskova'yı “arabulucu” olmaya davet eden Kürtler tarafından iyi karşılandı. Hiç şüphe yok ki, önümüzdeki günlerde Türk-Rus ilişkileri birden çok şoka maruz kalacak" yorumunu yaptı.

Le Monde gazetesi de "ABD'nin Kürtleri kendi kaderine terk etmesinden Rusya’nın faydalanmak istediğini, Kürtler’le Suriye rejimi arasında arabuluculuk önerisinde bulunarak, Suriye'deki etkin gücünü daha da belirleyici hale getirmek istediğini" yazdı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un "Bundan böyle Türkiye ile Suriye arasında bir diyalog inşa etmenin gerekliliğini savunacağız" açıklamasına atıfta bulunan Le Monde, her durumda Rusya'nın ilk önceliğinin müttefiki Başar Esat'ı korumak olduğunu yazdı. Gazete, "Moskova, Ankara'nın bir tampon bölge oluşturmasına izin verir ancak karşılığında İdlib'de Suriye ordusunun yanında operasyonlara el koymayı isteyebilir" analizine yer verdi.

ABD operasyondan önce cihatçıları transfer etti

Le Figaro ayrıca, Ortadoğu muhabiri Georges Malbrunot imzasıyla ABD ordusunun, operasyondan önce "tehlikeli cihatçıları bölgeden çıkardığını" yazdı. Bunların bir bölümünün Irak'a, özellikle Erbil'de ABD'nin dev tesislerinin olduğu Kürt topraklarına kaydırıldığı belirtilen habere göre, kaydırılan "tehlikeli cihatçılar" arasında, "The Beatles" olarak adlandırılan ve aralarında, Amerikalı gazeteci James Foley'nin öldürülmesinde rol alan İngiliz cihatçılar El Şafi Elşeyh ile Alexanda Kotey'in de olduğu 4 cihatçı terörist de var.

İngiliz adaletinin yavaşlığından şikayet eden ABD Başkanı Donald Trump'ın, bu cihatçıların güvenliğinin Suriye dışında sağlanmasını istediği belirtiliyor. Haberde, yalnız bırakılan Kürtlerin, cihatçıların eş ve çocuklarının bulunduğu El Hol kampını serbest bırakacakları, bu kampın patlamaya hazır bir bombaya dönüştüğü de vurgulanıyor. Trump'ın aylardır, Avrupalılar'dan bu kamptaki kendi vatandaşlarını almasını istediği ve Avrupa'nın bunu redddetmesinden dolayı öfkeli olduğu da haberde belirtiliyor.