Savaş Avrupa'yı Böldü: "Güvercinler ve Şahinler"

Uluslararası düşünce kuruluşu Avrupa Uluslararası İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından 9 AB ülkesi ve İngiltere'de yapılan bir anket, Ukrayna'daki savaşa ve savaşın etkilerine ilişkin Avrupa halkının "savaş ve barış yanlısı" olarak ikiye bölündüğünü ortaya koydu

Savaş Avrupa'yı Böldü: "Güvercinler ve Şahinler"

PARİS - Rusya'nın Ukrayna'yı 24 Şubat gecesi işgal etmesiyle Avrupa'nın kapılarına dayanan savaş uzadıkça, Avrupa halkının başta tümüyle Ukrayna halkının arkasında birlik olan dayanışma duygularını da değiştirmeye başladı.

Uluslararası düşünce kuruluşu Avrupa Uluslararası İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından 9 AB ülkesi ve İngiltere'de yapılan bir anket, Ukrayna'daki savaşa ve savaşın etkilerine ilişkin Avrupa halkının "savaş ve barış yanlısı" olarak ikiye bölündüğünü ortaya koydu.

Savaşın başlarında Ukrayna halkı ile yaşanan dayanışma ve milyonlarca göçmene kucak açan Avrupa halkının fikri, savaşın yarattığı ağır ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle değişmeye ve yerini "derin ekonomik ve güvenlik endişelerine" bırakmaya başladı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, 23 Mayıs'ta Davos zirvesinde yapığı konuşmada "Dünyanın Ukrayna savaşından bıktığını" söylemiş, Ukrayna halkının bu savaşta yeterince desteklenmemesinden şikayet etmişti. Avrupa Uluslararası İlişkiler Konseyi (ECFR) tarafından 10 ülkede 8 bin Avrupalı üzerinde yapılan anket, Zelenski'nin kaygılarını doğrular nitelikte.

ECFR'in anketi, Avrupa halkının uzayan ve ne zaman biteceği belirsiz olan savaştan yorulduğunu ve "birlik duydularının yerini "kaygılara" bıraktığını ortaya koydu. Ankete göre Avrupa halkı, "savaş isteyen şahinler" ile "barış yanlısı güvercinler" şeklinde deirn iki kampa bölündü.

Şahinler mi, güvercinler mi?

ECFR Direktörü Mark Leonard ve siyaset bilimci Ivan Krastev tarafından kaleme alınan anketin sonuç analizlerine göre, Rusya'ya uygulanan yaptırımlar Avrupa halkları tarafından kabul görüyor. Ancak, uzun sürecek bir savaşı destekleyip desteklememe konusunda ayrışma başlıyor. Avrupa Birliği içinde, Moskova'ya karşı sert bir çizgiyi destekleyen "şahinler" ile mümkün olan en kısa sürede müzakere edilmiş bir barışı isteyen "güvercinler" arasındaki bölünme, birliğin önümüzdeki dönemde uluslararası sahnede alacağı kararları da etkileyecek bir derinliğe doğru ilerliyor.

İtalya ve Almanya'da ankete katılanların yüzde 35'i, "Ukrayna'ya toprak tavizleri pahasına bile olsa savaşın hızlı bir şekilde sona ermesini istediklerini" dile getirdi. Anketin ortaya koyduğu ikinci önemli sonuca göre, "adalet" ve "Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü" savunan savaş yanlılarının oranı ise yüzde 22'de kaldı. Polonyanın başını çektiği "şahinler, savaşın sonunun ancak Moskova'nın "açık bir yenilgiyi imzalaması ve uzun vadede Rusya'nın olası savaş suçlarından sorumlu tutulmasıyla" geleceğine inanıyor. Barış yanlıları ölü sayısı ve ekonomik kriz artmadan bir an evvel barışa gidilmesini istiyor.

Avrupalıların 5'te 1'i ise (yüzde 20'si) iki kamp arasında gidip geliyor: Rusya'ya öfekliler ve Rusya'ya karşı sert bir politika uygulanması gerektiğini düşünüyorlar ancak uzun bir savaşın etkilerinden de korkuyorlar. Katılanların yüzde 23'ü ise görüş belirtmiyor.

İtalya, Almanya, Romanya, Fransa güvercinler

Avrupa'daki kamplaşmada barış kampının en güçlü olduğu ülke İtalya'da, halkın yüzde 52'si barış istiyor. İtalya'yı yüzde 49 ile Almanya, yüzde 42 ile Romanya, yüzde 41 ile Fransa izliyor. Savaş yanlısı "Şahinlerin" en güçlü olduğu ülke ise yzde 41 ile Polonya. Polonya'yı yüzde 25 ile Finalndiyayüzde 21 ile İngiltere ve Portekiz izliyor.

Avrupa halkının yüzde 73'ü savaştan Rusya'nın, yüzde 15'i Ukrayna, ABD ya da AB'nin sorumlu olduğunu düşünüyor. Katlımcıların, Finlandiya'da yüzde 90'ı, Polonya, İsveç ve İngiltere'de yüzde 83'ü, Portekiz'de yüzde 81'i, İspanya'da yüzde 76'sı, Almanya'da yüzde 66'sı, Fransa'da yüzde 62'si, Romanyta'da yüzde 58'i, en alt sıradaki İtalya'da ise yüzde 56'sı savaştan Rusya'yı sorumlu tutuyor.

Katılanların yüzde 64'ü "barışın önündeki en önemli engelin" Rusya olduğu, yalnızca yüzde 17'si Ukrayna, ABD ya da AB olduğunu belirtiyor. İsveç, Finlandiya, İngiltere ve Polonya'nın ilk sırada yer aldığı bu soruya, Finlandiya halkının yüze 87'si, İsveç halkının yüzde 82'si ve İngiltere halkının yüzde 76'sı "barışı Rus lider Putin'in engellediğini" dile getiriyor. Ancak Fransa, İtalya ve Romanya'da bu rakam yüzde 39'a kadar geriliyor. En çok İtalyan halkı yüzde 35 ile Ukrayna ve Batılı devletlerin de barışı engellediğini dile getiriyor.

Mültecilerle balayı da bitiyor

Suriyeli mültecilerin akın ettiği 2015 yılında göçmenlere karşı çıkan ancak Ukrayna savaşının başında kollarını tümyle savaştan kaçan Ukraynalılar'a açan Avrupa halkının bu tavrı sürse de başta yaşanan coşku da sönğyor. Avrupa'nın yalnızca yüzde 13'ü ülkelerine gelen mültecilerin sorun oluşturduğunu dile getiriyor. Göçmenleri ağırlama konusunda en hevessiz ülke Fransa, en çok göç alan Polonya ve Romanya ile birlikte, yüzde 67 oranıyla, tablonun en sonunda yer alıyor. Göçmenlerin ağırlanmasına en çok destek yüzde 91 ile Finlandiya, yüzde 83 ile İspanya ve yüzde 76 ile Almanya'dan geliyor.

Hükümetlere eleştiri

Ankette bu bölünmenin hemen tüm AB üyesi ülkelerde yaşandığı, çatışmaların başındaki "hep birlikte Ukrayna'nın arkasında" inancının giderek zayıfladığı belirtiliyor. Ankete katılanların yüzde 42'si kendi hükümetlerinin "Kendi iç meselelerini bırakarak Ukrayna için çok fazla şey yaptığına" inanıyor, buna karşılık yüzde 32'si ise "hükümeterinin yeterince adım atmadığını" savunuyor.

Avrupalıların yüzde 62'si, enerji geçişiyle bağlantılı hedeflerde bir düşüş pahasına Rus gazına ve petrolüne olan bağımlılıklarını azaltmayı, Rusya ile esas olarak ekonomik düzeyde bağları koparmayı kabul ediyor. Ankete katılanların yüzde 38'i askeri harcamalarda artışa karşı çıkıyor. Ve, çatışmayı Avrupa'nın gücünü göstermek için bir fırsat olarak görmek isteyen liderlerin aksine, Avrupalıların çoğunluğu, yüzde 55'i, AB'nin savaştan zarar göreceğine, ABD ve Çin'in Avrupa'dan çok daha az etkileneceğine inanıyor.

Fiyat artışları ve nükleer korku

Almanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere, pek çok AB ülkesinde, uzun süreli bir çatışmanın, satın alma gücü ve enerji fiyatları üzerindeki sonuçlarından duyulan korku dile getiriliyor. Rusya'ya daha yakın sınırı olan İsveç, İngiltere, Polonya ve Romanya gibi ülkelerde ise vatandaşlar daha çok Rusya'nın nükleer tehdidinden duydukları endişeyi dile getiriyor.

Ankete katılanların yüzde 61'i "hayat pahalılığı ve enerji fiyatlarının yükselmesinden", yine yüzde 61'i nükleer tehditten, yüzde 46'sı kimyasal silah kullanılmasından, yüzde 42'si Rusya'nın kendi ülkelerine de saldırmasından, yüzde 28'i ekonomik çöküş ve işsizliğin artmasından, yüzde 13'ü ise Ukraynalı göçmenlerin kendi ülkelerine gelmesinden endişe duyduğunu dile getiriyor.

AB'ye ve NATO'ya katılım

Ukrayna'nın AB'ye ve NATO'ya katılmasını da sürpriz olmayan bir şekilde "savaş yanlıları" daha fazla destekliyor. AB'ye katılımı barış kampının yüzde 47'si desteklerken, yüzde 32'si karşı çıkıyor. "Savaş isteyen" kampın yüzde 75'i Ukrayna'nın AB üyeliğini kesin bir dille destekliyor, yüzde 13'ü karşı görüş belirtiyor. Barış yanlıları ankette; Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına ilişkinbir soruya, yüzde 40 oranında karşı çıkarken, yüzde 37'si destekliyor. Şahinlerin yüzde 71'i ise Ukrayna'nın NATO'ya girmesinden yana. Yine benzer şekilde, barış yanlıları "Ukrayna'ya asker gönderilmesine" karşı çıkıyor.

İtalya farkı

AB içinde en farklı tavrı İtalyan halkı sergiliyor. Her ne kadar Başbakan Mario Draghi, Moskova'ya karşı sert çizgi izlenmesini isteyen en sert liderlerden birisi olsa da, İtalyan halkının yüzde 45'i Ukrayna'ya silah gönderilmesine karşı çıkıyor. Yalnızca yüzde 33'ü bunu destekliyor. Aynı şekilde, savunma bütçesinin artırılmasına yüzde 63 gibi güçlü bir oranla karşı çıkan tek AB üyesi. Rusya ile kültürel bağları en çok sürdürmek isteyenler de İtalyanlar. İtalyanların yüzde 20'si "Savaşın esas sorumlusunun Ukrayna, ABD ve AB olduğunu" düşünen ülkeler listesinde birinci sırada yer alıyor.

Yüzde 35'i de, barışın önündeki ilk engelin Rusya değil, Ukrayna, ABD ve AB olduğunu düşünüyor. Bu oran Avrupa genelinde yüzde 17, Finlandiya'da yüzde 5, İngiltere'de yüzde 8, Fransa'da yüzde 23.

Arzu Çakır