“Stratejik Ortaklıktan” “Stratejik Diyaloğa”

Brexit sonrası dış politika ve ekonomide yeni fırsatlar arayan İngiltere için Türkiye, “stratejik ortak” olma özelliğini korurken, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi işbirliğini genişletme çabaları sürüyor

“Stratejik Ortaklıktan” “Stratejik Diyaloğa”

Brexit sonrası dış politika ve ekonomide yeni fırsatlar arayan İngiltere için Türkiye, “stratejik ortak” olma özelliğini korurken, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi işbirliğini genişletme çabaları sürüyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Londra ziyaretiyle birlikte son dönemde Türkiye-İngiltere ilişkilerinde yoğun bir dönemden geçilirken, 10 Şubat’ta Ankara’da “Türkiye ile Birleşik Krallık Stratejik Diyalog” görüşmelerinin ilki yapıldı.

Toplantıya, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı ile İngiltere Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sir Philip Barton’un başkanlığındaki heyetler katıldı.

VOA Türkçe Servisi’ne konuşan yetkililer, Brexit sonrası iki ülke arasındaki işbirliğinin daha da genişletilebileceğini belirterek, “Türkiye’nin AB ile yapmak istediğini, İngiltere ile yapma fırsatı olduğunu” dile getirdi.

Westmacott: “Londra, güvence çabalarının anahtarı”

İngiltere’nin eski Ankara Büyükelçisi Peter Westmacott Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, ülkesinin artık AB’nin dışında yer aldığını ve Türkiye’nin de yakın gelecekte birliğe üyeliğinin olası görünmediğini belirterek, “Ticaret ve yatırımlar arttı. Londra, Türk hükümetinin ekonomiyle ilgili kararlarına hakim olduğu konusunda uluslararası finans kuruluşlarına güvence verme çabalarının anahtarıdır” dedi.

2002-2006 yıllarında Ankara Büyükelçiliği yapan Westmacott, 2022 yılının özellikle turizm sektöründe “hareketli bir yıl olacakmış gibi göründüğünü” belirterek, iki ülkenin ortak dış ve güvenlik politikaları çıkarları olduğunu söyledi.

“Türkiye’nin Avrupa Yolculuğu” adlı bir kitabı bulunan ve 2012-2016 yıllarında İngiltere’nin Washington Büyükelçisi olan Westmacott, “Bu ayrıcalıklı ortaklık aynı zamanda, yolsuzluk, demokrasiye yönelik tehditler, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü gibi hassas ama önemli konuları tartışma fırsatı sağlıyor” diye konuştu.

Ülgen: “Türkiye, İngiltere için önemli bir aktör”

Sinan Ülgen
Sinan Ülgen

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi EDAM düşünce kuruluşunun Direktörü Sinan Ülgen ise, Brexit sonrasında İngiltere’nin dış politikasını buna uyumlu hale getirme gereği duyduğunu ve dış politikada işbirliği yapabilecek aktörler aramaya başladığını söyledi.

Türkiye’nin de bu aktörler arasında önemli bir yeri olduğunu belirten Ülgen, “AB içinde olmayan, AB’ye bağlı kalmayan bir İngiltere, hem dış politikasında yeni aktörler arayışı hem de bağımsız bir dış politika aktörü olarak daha büyük bir manevra alanı kazandı. O nedenle Ankara ile Londra arasında şimdi farklı düzlemde belki daha büyük açılımları beraberinde getirecek bir diyalog süreci başladı” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye AB ile yapmak istediğini İngiltere ile yapabilir”

EDAM Direktörü Ülgen, Brexit sonrası Türkiye ile İngiltere arasında Avrupa ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması’na benzer bir serbest ticaret anlaşması imzalandığını anımsatarak, “Böylelikle, her iki taraf açısından da ikili ticaretteki olumsuz etkiler engellendi” dedi.

Türkiye’nin yıllardır AB ile mevcut Gümrük Birliği Anlaşması’nı derinleştirerek, kapsamını genişletmek istediğini hatırlatan Ülgen, “ancak buna siyasi koşullar nedeniyle şimdiye kadar olumlu yanıt alamadığını” belirtti.

Sinan Ülgen, dolayısıyla Türkiye’nin İngiltere ile Gümrük Birliği’nin ötesine geçen derinlikte ve kapsamda bir serbest ticaret anlaşması imzalama fırsatı olabileceğini kaydetti.

“Türkiye’nin AB ile yapmak istediğini şimdi İngiltere ile yapma fırsatı var” diye Ülgen, bunun da iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarını arttıracağını dile getirdi.

Gürsoy: “Anlaşmalar, Türkiye-Batı ilişkilerini sağlam tutuyor”

Yaprak Gürsoy
Yaprak Gürsoy

London School of Economics (LSE) Üniversitesi Çağdaş Türkiye Çalışmaları Başkanı Profesör Yaprak Gürsoy da, iki ülke arasındaki anlaşmaları olumlu bulduğunu söyleyerek, “Bu anlaşmalar, Türkiye’nin Batı ile ilişkisini sağlam tutan, aradaki toplumsal ve ikili temasları geliştiren ve ortak paydaları canlı kılan anlaşmalardır” dedi.

İngiltere, Avrupa Birliği’nden çıkar çıkmaz ilk serbest ticaret anlaşmalarından birini Türkiye ile yaptı. Anlaşma, 20 Nisan 2021’de yürürlüğe girdi. İki ülke arasındaki ticarette ortaya çıkması muhtemel mali kaybın önüne geçilmesini hedefleyen anlaşma, tüm sanayi ve tarım ürünlerini kapsıyordu. Türkiye, anlaşmanın kapsamının genişletilmesini ve böylece toplam ticaret hacminin arttırılmasını istiyor.

2021 yılında İngiltere’nin ihracatında 6,4 milyar dolarla Türkiye 14’üncü sırada, ithalatında ise 11,4 milyar dolarla 16’ncı sırada yer aldı.

İki ülke ticaret hacminin 2023 yılına kadar 20 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.

2016 yılında yapılan referandumla 1973 yılından beri üyesi olduğu AB’den ayrılma kararı alan İngiltere, 2020 yılında birlikten resmen çıkmıştı.

Aslı Aral