“Tel Rıfat ve Münbiç’i Teröristlerden Temizliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güney sınırlarımızı korumada 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhaya geçiyoruz. Tel Rıfat ve Münbiç'i teröristlerden temizliyoruz” diyerek Suriye’ye sınır ötesi askeri operasyon yapılacağını söyledi

“Tel Rıfat ve Münbiç’i Teröristlerden Temizliyoruz”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Güney sınırlarımızı korumada 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhaya geçiyoruz. Tel Rıfat ve Münbiç'i teröristlerden temizliyoruz” diyerek Suriye’ye sınır ötesi askeri operasyon yapılacağını söyledi.

Erdoğan, Meclis’te AKP parti grubu konuşmasında son haftalarda gündeme taşıdığı ve ABD ile 17 Ekim 2019’da uzlaşılmış 13 maddelik mutabakata uyulmadığı iddiasına dayalı, Suriye topraklarında yedinci operasyon sinyalini verdi. Suriye’ye sınır ötesi operasyon ile birlikte Erdoğan, ekonomideki olumsuz tabloyu da terörle mücadele ve “dış güçler”le açıkladı.

Karadeniz’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline ilişkin Erdoğan, “İlahi adaleti de unutmamak gerekiyor. Ülkemizin güney sınırları boyunca yaşanan güvenlik sorunlarına, insani trajedilere kayıtsız kalan Batı dünyası Karadeniz’in kuzeyinde başlayan bir sıcak çatışmayla kendini benzer bir krizin tam ortasında buldu. Bizim 11 yıldır taşıdığımız yükün çok küçük bir kısmıyla, henüz üç aydır yüzleşenler şimdiden feveran etmeye başladılar. Türkiye’nin yıllarca tüm yükünü çektiği, güvenlik ittifaklarına katkı vermek yerine imkanlarını kendi refahlarını arttırmak için kullananlar Ukrayna krizi sonrası NATO’nun kapısına dayandı” dedi.
Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı veto kartını göstermesiyle ilgili terörizm gerekçesini yineleyerek bu ülkeleri terör örgütlerine sahip çıkmakla suçlayan Erdoğan, “NATO bir güvenlik kuruluşudur, terör örgütlerine destek kuruluşu değildir” mesajını verdi.

Erdoğan, iki ülkeyle ilgili NATO kapsamındaki tutumda değişiklik olmayacağını işaret ederek, “Pek çok acı tecrübe ile belgeye bağlanmamış sözlere inanmamız asla mümkün değildir. İsveç ve Finlandiya'dan ve onların üyeliği için ısrarcı olanlardan bu ülkenin sınırları içinde terör örgütü ile bağlantılı tüm kurumların kapısına kilit vurması gerekiyor. Bize heyet gönderdiler, aynı akşam televizyonlarında Salih Müslim ile röportaj yapıyorlar. Harf oyunlarıyla PKK'yı PYD, YPG yaparak veya başka isimlerle gizleyerek meşrulaştırmaya çalışanlar, bizi değil kendilerini kandırıyorlar. İsim isim kim olduklarını biliyoruz. Avrupa'da yürüyüşlerini pankartları ile yapıyorlar, o ülkenin güvenlik güçlerinin koruması altında. PKK yandaşlarının faaliyetlerini desteklerken bizim insanımız üzerinde baskı kuranlar demokrat değil, en ilkelinden faşisttir. Türkiye'ye parasıyla vermedikleri silahları terör örgütüne bilabedel aktaranlar terör örgütü sıfatını hak eder. Teröriste böyle pervasızca yol veren bir ülke mi bir tehdit karşısında bizimle beraber mücadele edecek. Bizim harekatlarımıza işgal diyecek kadar olanlar mı ortak düşmana karşı yanımızda yer alacak. Bu sorulara tatmin edici net cevaplar bulmadan, bağlayıcı belgeler görmeden tavrımızı değiştirmeyeceğiz” diye konuştu.

Bu noktada Suriye kaynaklı Türkiye’nin terör saldırılarına hedef olduğunu kaydeden Erdoğan, “Güney sınırlarımızı korumada 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhaya geçiyoruz. Tel Rıfat ve Münbiç'i teröristlerden temizliyoruz. Ardından da aşama aşama diğer bölgelerde aynısını yapacağız. Türkiye'nin bu meşru güvenlik adımlarına bakalım kimler destek verecek. Türkiye'nin NATO üyeliği konusundaki yaklaşımı terörle mücadele konusunda ilkeli bir duruştur” ifadelerini kullandı.

Yunanistan’ın Türkiye karşıtlığına tepki gösterdi

Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in ABD Kongresi’ndeki Türkiye’ye silah satışı yapılmaması yönündeki konuşması nedeniyle iki ülke ilişkilerinde iyileşme sağlanamayacağını da gündeme getirdi.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis
İLGİLİ HABERLER

Miçotakis Ege Adaları Sorununu AB Gündemine Taşıdı


Erdoğan, “Yunanistan'da ABD üslerinin kurulmasına imkan hazırladı mı? Hazırladı. Yunanistan'la anlaşmamız vardı, dün Dışişleri Bakanıma da söyledim. Yüksek Düzeylik Stratejik Konsey Anlaşmamızı bozduk Yunanistan'la. Şahsiyetli dış politikadan yanayız. İkide bir uçaklarınla kalk bize gösteri yap. Ya ne yapıyorsun sen, kendine gel. Tarihten hiç ders almıyor musun? Sonra başlıyorsun ağlayıp sızlamaya. Türkiye ile dans etmeye kalkma. Yorulur yolda kalırsın. Bunlarla artık ikili görüşmeleri yapmıyoruz. Bu Yunanistan maalesef yola gelmeyecek. ABD'de Rum lobisi imiş, Kongre'de aleyhimize sözler edecek. Biz artık bunlardan bıktık. Dürüst olacaksan karşımızda koltuğun hazır, olmazsan kusura bakma” dedi.

“Dış güçler nedenli ekonomide dalgalanma”

Türkiye’de temel tüketim maddeleri ve elektrik, doğalgaz gibi hizmet başlıklarında 1 Ocak’tan bugüne zam dalgası sürerken, Erdoğan ise ekonomiyle ilgili “dış güçler” kaynaklı müdahale ile “dalgalanma” yaşandığı yorumu yaptı.
Erdoğan, “Ekonomimizi kur, faiz, enflasyon şer üçgeninin üzerinden hedef alan saldırılara karşı tüm imkânlarımızla mücadele ettik, ediyoruz. Küresel sağlık, güvenlik krizlerinin de etkisiyle ekonomide büyük bedeller ödedik, ödüyoruz. Buna rağmen Allah’ın yardımıyla kendimize yeni yollar, yeni araçlar bularak, yatırım, istihdam, cari fazla yoluyla büyümeyi sürdürecek Türkiye ekonomi programını hayata geçirmeyi başardık. Geçtiğimiz yılı yüzde 11 büyüme ile kapatmıştık. Dün 2022 ilk çeyrek büyüme rakamı açıklandı. Ne kadar? Yüzde 7,3 olarak açıklandı, hedeflerimize uygun bir seviyede çıktı. İstihdamda 30 milyonu geçerek tarihimizin rekorunu kırdık. Hayat pahalılığının yükü altında canı yanan vatandaşlarımızın sıkıntılarını elbette biliyoruz. Ancak küresel ekonomik dalgalanmaların sınır tanımaz etkisiyle benzer sıkıntıların gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada yaşandığını da unutmamalıyız. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılarak çalışmaya devam edersek inşallah bu süreci de en az hasarla atlatmayı başaracağız” diye konuştu.

Halka ucuz ürün satışı bağlamındaki kamu kuruluşlarını anımsatarak, Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği’ne bağlı market sayısını bin 300 olarak açıklayan Erdoğan, “dalgalanma” olarak yorumladığı ekonomideki olumsuzluğa ilişkin “Vatandaşlarımız müsterih olsun, hiçbir insanımızı yokluğun, yoksulluğun, çaresizliğin pençesine terk etmeyeceğiz. İstihdamı destekleyerek, sosyal yardım şemsiyemizi genişleterek, çalışan ve üreten herkesin yanında yer alarak enflasyondan kaynaklanan refah kaybını adım adım telafi edecek tedbirleri hayata geçireceğiz. Hükümetlerimiz döneminde hep gözettiğimiz insanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesini bu dönemde çok daha öne çıkaracağız. İşçisiyle, işvereniyle, esnafıyla, memuruyla, emeklisiyle her kesimin sıkıntısına çare olacak paketleri hazırlıyor, uygulamaya koyuyoruz. Gerek gençlerimize, gerek kadınlarımıza, esnafımıza, başta devlet bankalarımız olmak üzere her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki haftalarda ve aylarda bu çerçevede yeni müjdelerle milletimizin karşısında olacağız. Bu ülkenin en garip insanının da karnının tok, üstünün pek, gönlünün huzurlu olduğunu görmeden bize rahat uyku uyumak haramdır” ifadelerini kullandı.

İsveç’ten diyalog açıklaması

İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ise bugün yaptığı açıklamada, Türkiye ile diyaloğunu sürdüreceğini söyledi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile ortak basın toplantısında konuşan Andersson, "Yakın gelecekte Türkiye ile yapıcı görüşmeleri dört gözle bekliyorum. Türkiye'den gelen taleplere ve sorulara yanıtlarımızı doğrudan Türkiye ile konuşacağız ve olabilecek sorunları ve yanlış anlamaları da çözeceğiz" dedi.

Almanya-Türkiye arasında PKK görüşmesi

Öte yandan Almanya'nın Türkiye Büyükelçisi Jürgen Schulz’un hafta başında Ankara’da Dışişleri Bakanlığı’na davet edildiği açıklandı. Almanya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bugün yaptığı açıklamada, Alman makamlarının PKK’ya karşı aldığı önlemleri görüşmek üzere büyükelçinin, Türk Dışişleri Bakanlığı’na davet edildiğini söyledi.

Sözcü, Berlin'de düzenlediği basın toplantısında, "Dünden önceki gün Türk Dışişleri Bakanlığı'nda bir görüşme olduğunu doğrulayabilirim" dedi ve bu tür görüşmelerin Almanya ile Türkiye arasında yaygın olduğunu da sözlerine ekledi.