TL Dolar Karşısında 9 Ayda Yüzde 47 Değer Kaybetti

Türk lirası ABD doları karşısında sürekli değer kaybetmeye devam ederken Salı günü, 10,44'ü gören TL/Dolar kurundaki kayıp son 9 ayda yüzde 47'ye ulaştı. Uzmanlar, Merkez Bankası'nın Perşembe günü merakla beklenen faiz kararı öncesi son durumu VOA Türkçe'ye değerlendirdi

TL Dolar Karşısında 9 Ayda Yüzde 47 Değer Kaybetti

Amerikan doları, Türk lirası karşısında neredeyse artık her gün yeni bir zirve görüyor. Tersinden bakıldığında da, Türk Lirası, Amerikan Doları karşısında her gün yeni bir dip seviyeyi zorluyor.

Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) yine faiz indirimini tartışacağı iddia edilen Perşembe günkü toplantısından iki gün önce, Dolar/TL kuru, gün içinde 10,44’ü gördükten sonra gece yarısına doğru 10,30-10,32 seviyelerine çekildi.

Aslında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifa ettiği 8 Kasım 2020’de 8,52’yi gören Amerika Doları/Türk lirası kuru, yeni Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın piyasalara verdiği güvenle 2021 yılına 7,43’ten girmiş, sonrasında Ağbal'ın bağımsız merkez bankacılık tavrının arkasında durduğu için 14 Şubat’ta 6,96’ya inmişti.

Faiz indirimine soğuk bakan Ağbal, 4,5 ay guvernörlük yapabildi

Ancak siyasetin, Merkez Bankası’nın faizi düşürmekten kaçınan politikasından rahatsız olduğu yaklaşımı ortaya çıktıkça denge değişti. Merkez Bankası PPK'nın, 18 Mart’ta faizi yüzde 17’den 19’a çıkarması, 7 Mart’ta yeniden 7,56’yı gören kuru ancak 7,21’e kadar çekebildi.

Faiz kararından iki gün sonra 20 Mart’ta Naci Ağbal’ın 4,5 aylık Merkez Bankası guvernörlüğü Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle son buldu.

8,5 lirayı gören dolar kurunu kısa bir süreliğine de olsa 7 liranın altına çekmeyi başaran Merkez Bankası Başkanı görevinde kalamadı.

Prof. Başlevent: ‘‘Ağbal’ı görevden alma kararının yanlış olduğunu görüyoruz’’

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Cem Başlevent, bu kararın büyük bir hata olduğunu söylüyor.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Prof. Başlevent, ‘‘Ağbal’ın göreve gelmesiyle, yurt içi ve yurt dışı piyasa oyuncularının güveni artmıştı. Swap miktarları artmıştı. Tahvile ve repoya giren para vardı. Daha önceki Berat Albayrak yönetiminin son günlerindeki panik geride kalmıştı. Hem ekonomide hem hukuk alanında reformlardan söz ediliyordu. Ancak iki puanlık faiz artışı sonrası aşırı bulundu, Merkez Bankası’nda yeniden değişikliğe gidildi. Bugün baktığımızda Ağbal’ın görevden alınma kararının ne kadar büyük bir hata olduğunu görüyoruz. Durumun bu kadar kötü olabileceği öngörüldü mü? Sanmıyorum, bir şekilde yönetiriz diye düşünmüş olmalılar. Ama olmadı’’ dedi.

Naci Ağbal’dan sonra göreve gelen Prof. Şahap Kavcıoğlu, faiz indirimi yanlısı olduğu bilinse de ilk beş PPK’da faizi sabit tuttu.

Dokuz ayda TL yüzde 47 değer kaybetti

Eylül ayının başında çekirdek enflasyon verisini temel alacağını açıklayarak indirim sinyali veren Kavcıoğlu, 23 Eylül’de bir puan, 21 Ekim’de iki puanlık indirime giderek politika faizini yüzde 19’dan yüzde 16’ya çekti, ama kur artışının önüne geçemedi.

23 Eylül’de 8,76 olan dolar kuru, 21 Ekim’deki iki puanlık indirimin ardından artık 9,50 barajını da aşarak 9,56’ya geldi.

Salı günü 10,44’ü gören TL/dolar kurundaki kayıp, 14 Şubat’ta tarihinde görülen bu yılki en düşük seviye temel alındığında, yüzde 47 oldu.

‘‘Tekrar bir faiz indirimine gidilirse bizim bilmediğimiz farklı bir oyun planı olduğu anlamına gelir’’

Peki Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), Perşembe günkü toplantıda ne yapabilir? Profesör Başlevent, sağduyunun hakim geleceğini ve PPK’nın bu ay indirimi pas geçeceğini düşünüyor.

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Başlevent, ‘‘Tekrar bir faiz indirimine gidilirse bizim bilmediğimiz farklı bir oyun planı olduğu anlamına gelir. ‘Rekabetçi kurla cari açığı kapatacağız. Orta vadede enflasyonu düşürüp düzlüğe çıkacağız’ argümanının anlamı kalmayacak. Burada siyasi bir gizli niyet mi vardır? ‘Türkiye’ye bizim bilmediğimiz yüklü para girişleri olacak da onu cazip hale gelmesi mi sağlanıyor?’ gibi senaryolar yazılacak. Ancak benim görebildiğim kadar bu kez bu çılgınlığı daha öteye götürmeyecekler ve bu toplantıda indirimi pas geçeceklerini tahmin ediyorum. Böyle olursa piyasa rahatlayacaktır.10 lira civarında belki biraz altında görebiliriz dolar kurunu’’ dedi.

‘‘TOBB Başkanı, rahatsızlığını göstermek için Kılıçdaroğlu ile görüştü’’

Profesör Başlevent, bu faiz indirimlerinin hiçbir çevreye faydası olmadığı görüşünü de savundu ve ‘‘Önceki gün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile görüştü. Aslında TOBB Başkanı bir bahane uydurarak bu ziyareti erteleyebilirdi ama belki de iş dünyasının yaşadığı rahatsızlığı görünür kılmak için bu toplantıyı kabul etti. ‘İhracatçı bu kurdan karlı çıkıyor’ diye düşünenler de yanılıyor. Birincisi ihracatımız ağırlıklı olarak ithal girdiye dayanıyor. Kar marjları sanıldığı kadar yüksek değil. Kurdaki oynaklığı belirsizliği ihracatçı da sevmez. Bugün 10’dan anlaşma yaparsın bir bakarsın gelecek ay 9 olmuş. Dolayısıyla ihracatçı kurun tedricen yavaş yavaş yükselmesini ve üç beş ay sonrasını öngörmek ister. İnşaatçıların işine geliyor gibi görünse de bu maliyetlerle yeni yapılacak inşaatların satışı zorlanacak ve stoklar eriyecek. Yeni proje yapmak isteyen inşaatçılar tereddüt yaşayacak’’ değerlendirmesini yaptı.

Prof. Güneş: ‘‘Şu anda döviz kurundaki kanamayı durduracak bir mekanizma yok’’

Bir başka iktisatçı Hurşit Güneş de Başlevent gibi kurun yükseldiği bir dönemde faiz indiriminin pas geçilmesinin akla yatkın olduğunu düşünenlerden.

Marmara Üniversitesi ekonomi profesörü, ‘‘Para Politikası Kurulu’nda bir politika değişikliğine gitmek olasılığı var mı? Bence yok. Ama yine de benim beklentim pas geçilmesi. Belki iyimser ve rasyonel olduğum için böyle düşünüyorum. Düşük indirim olsa dahi döviz kurunda hareketlilik sürecektir. Bir kere dövizde satıcı piyasadan çekildi. Bireyler satmıyor, kurumlar satmıyor, alıcılar almaya devam ediyor. Döviz kurunda yukarı gidiş devam edeceğini düşünerek döviz alımlarını sürdürüyorlar. Türk Lirası’nın aşırı değer kaybettiği inancı hakim olana kadar bu politikalarla düşmeye devam eder. Şu anda döviz kurundaki kanamayı durduracak bir mekanizma yok’’ dedi.

Hilmi Hacaloğlu