TRT Almanya'nın Yeni Temsilcisine Olumlu Tepkiler.

TRT’nin bugün geldiği yerde, itibar edilen güvenilir kadrolar iş başına getirilmektedir. Gözden kaçan tayinler yapılmışsa onlar da tespit edildiği an grövden alınmaktadır. Merkezi Berlin olan bir kanal açılmıştı (2020). TRT Deutsch. Başında Kaan Elbir vardı. Yapılan tahkikattan sonra yaptığı yanlışlıklar deşifre olunca görevine son verilmiş Elbir’in ve yeni bir yapılanmaya gidilmiş.

TRT Almanya'nın Yeni Temsilcisine Olumlu Tepkiler.
Ramazan Aktaş- TRT Almanya Temsilcisi
TRT Almanya Temsilciliğine Yeni Kan
TRT Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun, TRT kurumsalda niçin kurulduğu ile ilgili şu bilgiler var: “Türkiye'nin kamu yayıncılığı yapmakla görevlendirilen tek yayın kuruluşu TRT, halkın geri bildirimine önem veren açık, dinamik, üretken ve en önemlisi cumhuriyet ilkelerine bağlı, tarafsız yayıncılığı hedef edinmiştir. TRT yönetimi ve personeli, dün olduğu gibi bugün de, bu ilkeler çerçevesinde TRT'yi, sizlerin de desteği ile yarına, daha büyük başarılarla taşıyacaktır.
Gerçekleştirdiği ulusal, uluslararası ve uydu yayıncılığı ile dünyanın sayılı yayın kuruluşları arasında yer alan TRT, devlet adına radyo ve televizyon yayınlarını gerçekleştirmek amacıyla, 1 Mayıs 1964'te, özel yasayla özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kuruldu. Bugün TRT’nin bir kamu tüzel kişisi olarak özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır.”
Açıklama böyle. Kurulduğu günden beri yazıldığı gibi tarafsızlığını, koruyabilmiş midir, halkın örfüne, dinine, tarihine, kültürüne sahip çıkmış mıdır? Bu sorulara cevap olarak evet demek yanlış olur. Cumhuriyet idaresinin kuruluşundan itibaren bakacak olursak,bir dönem; okullarda Türk Musikisi öğretimine yasak getirilmiştir. (1926- 1976)
Eğitim kurumlarındaki bu yasaklama, o zamanın gazetelerinde, “Alaturka musikiye elvedâ. Resmî müesseselerde alaturka musiki ilga edildi. Artık bu musikiden tarih derslerinde bahsolunacaktır” şeklinde alaycı bir üslupla yeralmıştır. Daha sonra da Türk musikisinin Türkün Radyosunda okunması yasaklanmıştır. Hem de yasaklayan Atatürk’ün bizzat kendisidir.İnkılaplardan Türk Müziği de Nasibini Aldı (1934-1936)
Derin tarih dergisinde bu yasaklama ile ilgili şu bilgilere ulaşmak mümkündür. “Yakın tarihimizin acınası facialarından biri de milleti kendi müziğini dinlemekten menetmektir. Türkiye’yi dizayn etmeye çalışan inkılaplar, sonunda elini türkülerimize ve musikimize de uzatmıştı. Geleneksel müzik türlerimiz bir kenara itilmiş, halka zorla Batı klasik müziği dinletilmiştir. Bu cürüm kendi kültürüne ve milletine yabancılaşmış zihinler tarafından Batılılaşmak adına işlenmişti.
Tarihler 1 Kasım 1934’ü gösteriyordu. Gazi Mustafa Kemal TBMM’de yaptığı konuşmada “Bugün (acuna) dinletmeğe yeltenilen musiki yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusal; ince duyguları, düşünceleri anlatan yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerektir… Kültür işleri bakanlığının buna değerince özen vermesini, kamunun da bunda ona yardımcı olmasını dilerim” deyince Kültür İşleri Bakanlığı yerine, hemen İçişleri Bakanlığı harekete geçti.
Muammer Sun’un birinci ağızdan aktardığına göre, -dinî yayınlara sansür koymasıyla da tanınan ve TKP’li olduğu bilinen- Matbuat Umum (Basın-Yayın Genel) Müdürü Vedat Nedim Tör, vakit kaybetmeden Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya’yı ziyaret eder ve “Paşa bunu söylediğine göre herhalde Alaturka’nın yasak edilmesini istiyor. Yaparsanız hoşuna gider” der. Bu konuşmanın hemen ardından Şükrü Kaya’nın emriyle radyolardan Türk Müziği dinlenmesi tamamen yasaklanır. Anadolu Ajansı 3 Kasım 1934’te bu yasağı şu şekilde haberleştirir:
“Dâhiliye Vekâleti bugün Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Hazretlerinin alaturka musiki hakkındaki irşadlarından ilham alarak bu akşamdan itibaren radyo programlarından alaturka musikinin tamamen kaldırılmasını ve yalnız garb tekniğiyle bestelenmiş, motifleri millî musiki parçalarımızın, garb tekniğine vakıf sanatkârlar tarafından çalınmasını alâkadarlara bildirmiştir.”(Derin Tarih; Ahmet Uçar Ekim 2016)
Musikinin başına gelenler, dini yayınların da başına gelmiştir. Türkiye'de radyodan Kur'an-ı Kerim yayını Demokrat Parti (DP)'nin iktidara gelmesiyle (1950) başlamıştır ve sonra 27 Mayıs ihtilali (1960) ile de tüm dini programlar yayından kaldırılmıştır. TRT'den ilk mevlit programı İsmail Cem'in genel müdürlüğü döneminde Kıbrıs Barış Harekatı sırasında şehitler için okutulmuştur. Televizyonda iftar programı ilk kez 1975’te başlatılmıştır. (Dr. Faruk Ermemiş)
Türk milletinin fabrika ayarlarıyla çok fazla uğraşılmış. Uğraşılmıştır uğraşılmasına da Türk halkı bütün yıldırmalara ve baskılara rağmen, zaman içinde silkinerek kendisine gelmesini bilmiştir. TRT’nin başına uzunca bir zamandan beri milli ve manevi değerlere sahip genel müdürler getirilmektedir.
TRT, bugün 14 televizyon kanalı, 5 ulusal, 5 bölgesel, 3 uluslararası ve 3 yerel radyo istasyonu, trt.net.tr ve 41 dilde hazırlanan www.trtvotworld.com isimli web siteleri, teleteks yayını, "Televizyon", "TRT Çocuk", “Radyovizyon” isimli basılı dergileriyle Türkiye ve dünyaya yayın yapmaktadır.(TRT Kurumsal; 07.08.2022)
Hem de Musikisiyle, kültürüyle, dini programlarıyla, tarihi dizileriyle Türk milletinin gönlünde taht kurmuştur. Türk milleti, işte benim yayın organım budur diyebilmiştir. Bu kanallarda Türk milletinin geçmişiyle alay edilmemektedir. Tarihi şahsiyetleri itibarsızlaştırıcı yayınlar yapılmamaktadır.
TRT’nin bugün geldiği yerde, itibar edilen güvenilir kadrolar iş başına getirilmektedir. Gözden kaçan tayinler yapılmışsa onlar da tespit edildiği an grevden alınmaktadır. Merkezi Berlin olan bir kanal açılmıştı (2020). TRT Deutsch. Başında Kaan Elbir vardı. Yapılan tahkikattan sonra yaptığı yanlışlıklar deşifre olunca görevine son verilmiş Elbir’in ve yeni bir yapılanmaya gidilmiş.
TRT’nin Almanya temsilciği kurulmuş ve başına da Ramazan Aktaş getirilmiş. Berlin’e hoş geldin ve yeni vazifen hayırlı olsun demek için gittim basın sitesine, bana kendi eliyle kahve ikram etti. Orada çalışanlara emretmedi. Sonra da başladı anlatmaya; “TRT, Batı medyasında kamuoyuna yeteri kadar anlatılmayan, hatta saklanan birçok konuyu masaya yatıracaktır, açıklayıcı ve şeffaf yayınlarıyla ön yargıları giderecek yayınlar yapacaktır. Yayınlarıyla Avrupa'da artan aşırı sağcılık ve İslamofobi'nin karşısında dimdik duracaktır. Türk diasporasının sesi olacaktır.
Türkiye'nin büyüyen ve gelişen vizyonu doğrultusunda halkımız tarafsız yayınlarla sürekli olarak bilgilendirilecektir. Hem Türkiye'nin hem de ezilenlerin ve ana akım medyada göz ardı edilenlerin yürüyen ayağı, tutan eli ve gören gözü olacaktır. Gece gündüz milletten aldığımız parayı hak etmek için çalışacağız. Yan gelip yatmayacağız. Aldığımız parayı hak etmemiz için ne gerekiyorsa yapılacaktır.
Rabbim bizlere, vatanımıza ve milletimize hayırlı işler yapmak için TRT gibi bir kurumda çalışmayı nasip etmiş, daha durulur mu? Dua sizden, azim bizden.”
Böyle dedi ramazan Aktaş. Halkla bütünleşmek arzusunda olan pırıl pırıl bir halk çocuğu, gurbetçi çocuğu Ramazan. Avusturya’da doğmuş büyümüş, eğitimini de orada almış. Ramazan’ın İdealleri var. Heyecanı var. Onun heyecanını gözlerinde gördüm ben. Ben kendisine ve ekibine başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun, Allah yardımcınız olsun.
Ramazan Aktaş’ı dinlerken TRT’nin nereden nereye geldiği filim şeridi gibi geçti gözümün önünden. 1951 doğumluyum, yukarıda yazılanların bir kısmını bizzat yaşadım ben. Yaşımın müsait olmadığı zamanlarda yapılanları da bizzat o günleri yaşayanlardan birebir dinledim ve Allah’ıma şükrettim. Allah’ım Sen nelere kadirsin…
Ramazan Aktaş Kimdir?
Ramazan Aktaş, 14 Ocak 1986’da Avusturya’nın başkenti Viyana’da Burdur Gölhisar’lı bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi.
İlk, orta ve lise öğreniminin ardından Üniversite’de ekonomi alanında lisans derecesini “Sosyal medya pazarlamasının başarı ölçümü” ve yüksek lisans derecesini “Avusturya'da Türk kökenli kişilerin sahip olduğu şirketler için Ethno-Marketing kullanımının olanakları ve sınırları” üzerine kaleme aldığı tezlerle aldı.
Ramazan Aktaş, Avrupa Birliği Ekonomi Sertifikalarına (A-B-C) sahip.
Meslek hayatına 2003 yılında Viyana’da yerel bir radyoda başladı. Türkçe ve Almanca programlar hazırlayıp sundu.
2009 yılından itibaren 5 yıl boyunca ATV Avrupa ve Kanal 7 Avrupa’da “EFELİK EFENDİLİKTİR” programını hazırlayıp sundu.
2017-2019 yılları arasında Turkuvaz Medya Grubu’nda muhabir olarak görev yaptı. Haber muhabirliğinin yanı sıra A HABER’de yayınlanan “A HABER TAKSİ AVRUPA’DA” ve “HATIRALAR” programlarını hazırlayıp sundu.
Türkiye'nin sesini uluslararası alanda duyuran TRT'nin dijital platformlarda Almanca yayın yapan TRT Deutsch kanalında Haziran 2020'den itibaren görev yapmaktadır.
Birçok gazete ve dergide yazıları bulunuyor. Avrupa televizyonlarında Türkiye konulu açık oturumlara katılıyor.
Ramazan Aktaş, 30’un üzerinde ülkede TV ve sahne programı gerçekleştirdi. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra gerçekleştirilen 100.000 kişilik “Köln Demokrasi Mitingi”ni sundu.
İyi derecede Türkçe, Almanca ve İngilizce bilen Aktaş, evli ve bir çocuk babası.

Ramazan Aktaş, TRT Almanya Temsilciliğine Atandı.

TRT Deutsch'da Soruşturma Sonrası Gelişmeler