‘Türkiye AB’nin Vazgeçilmez Ortağıdır’

Avrupa Birliği Komisyonu Göç, İç İlişkiler ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopulos, Türkiye’nin AB ve NATO üyeliğine ilişkin tartışmaya karşı “Türkiye, AB için vazgeçilmez bir ortaktır. Türkiye, yüzünü her zaman için Avrupa’ya çevirmelidir” mesajını dedi

‘Türkiye AB’nin Vazgeçilmez Ortağıdır’

 ANKARA — 

Avrupa Birliği Komisyonu Göç, İç İlişkiler ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopulos, Türkiye’nin AB ve NATO üyeliğine ilişkin tartışmaya karşı “Türkiye, AB üyeliği yolunda aday bir ülke olarak vazgeçilmez bir ortaktır ve bu bağ, karşılıklı menfaatlerimizce her zaman güçlendirilecek bir bağdır. Bu nedenle kilit bir bölgesel güç olarak Türkiye, yüzünü her zaman için Avrupa’ya çevirmelidir” mesajını verdi.

Dışişleri Bakanlığı’nın Türk dış politikasına yön vermek üzere diplomatlarını bilgilendirmeyi amaçlayan Büyükelçiler Konferansı’nın 11’incisinde ilk kez Yunan bir diplomat konuşmacıydı. AB komiseri Avramopulos, kürsüde diplomasiye neden ihtiyaç olduğunu anlatırken hem Avrupa için Türkiye’nin vazgeçilmez olduğunu söyledi hem de Türk – Yunan ilişkileri için geleceğe odaklanmak gerektiği görüşünü aktardı.

Şahsi deneyimleri itibariyle hoşa gitmese de diplomasinin, eğer dürüst olursa etkili olabileceğini kaydeden Avramopulos, bugün Türk diplomatlara hitabında da açık ve dürüst olacağını ifade etti. Avramopulos, konuşmasında Türkiye’nin ve AB’nin neden önemli olduğunu anlatarak, Ankara ve Brüksel’deki yetkililere üyelik süreci için çalışılması gerektiği mesajını dile getirdi. Avramopulos, son dönemde Türkiye’nin Avrupa’yla ve NATO müttefikliğiyle ilişkisini sorgulayanlara karşı Türkiye’nin varlığını savundu ve

“Bugün jeopolitik, tarihi ve kültürel açılardan doğu ile batının, kuzey ile güneyin kesiştiği bir yerde ve bir ülkede bir araya gelmiş bulunuyoruz. Modern Türkiye sadece Avrupa’nın en güney doğu noktasını Asya’nın en güney batı noktasıyla birleştiren bir kara ve deniz köprüsü değildir. Aynı zamanda iki kıta arasında siyasi, ekonomik ve kültürel bir giriş kapısıdır: Bugün dünyanın dört bir tarafında karşımızda duran, denizleri ve kıtaları aşan, tüm sınırları yok sayan iklim değişikliği, kitlesel insan hareketleri, siber ve hibrid tehditler ve terörizm gibi birçok ortak sınamayı düşünüyorum. Diplomasi ve çok taraflılığın taşıdığı önem, hiç bu kadar büyük olmamıştı. İşte bu çok taraflılık temeli üzerinde inşa edilen AB, çalkantılı bu dönemde de insanlık tarihinin gördüğü eşsiz bir barış projesi özelliğini korumakta olup karşımızda duran ortak sınamaları asgari düzeye indirebilmek ve ortak fırsatları azamiye çıkartabilmek için sürekli olarak işbirliği ve ortaklıklara yatırım yapmaktadır. Bu bağlamda Türkiye, AB üyeliği yolunda aday bir ülke olarak vazgeçilmez bir ortaktır ve AB için her zaman stratejik açıdan önemli bir komşu olacaktır. Bu bağ, coğrafyanın kaçınılmaz kıldığı bir bağdır. Bu bağ, tarihin tesis ettiği bir bağdır. Ve bu bağ, karşılıklı menfaatlerimizce her zaman güçlendirilecek bir bağdır. İşte bu nedenle kilit bir bölgesel güç olarak Türkiye, yüzünü her zaman için Avrupa’ya çevirmelidir” diye konuştu.

“Türkiye’nin Avrupa yolunda istikrarlı bir rotada kalması önemli”

Ankara -Brüksel hattında son beş yıldır sıkıntı yaşandığını da işaret eden Avramopulos, her iki tarafta da yanlış algılar, yargılar ve hatta katılaşmış tavırlar olduğunu kaydetti. Ancak Türkiye coğrafyası üzerinden yaşanan göç hareketliliğiyle Ankara – Brüksel ilişkileri için tarihi bir fırsat sunulduğunu dile getiren Avramopulos, Türkiye ile AB’nin göç yönetimiyle insan hayatını kurtardığını anlattı. Bu bağlamda işbirliği halinde çalışmaya devam edilmesi gerektiğini söyleyen AB yetkilisi, “Türkiye ve Avrupa, coğrafi, tarihi açıdan ve ortak çıkarlar açısından birbirine kaçınılmaz olarak bağlıdır. Türkiye'nin Avrupa yolunda istikrarlı bir rotada kalması önemlidir. Geniş komşuluk bölgemiz, bütün Güneydoğu Avrupa vatandaşları için bir jeopolitik barış, istikrar, güven ve kalkınma ortamına dönüşerek bir model haline gelebilir ve gelmelidir de” diye konuştu.

“Venizelos ve Atatürk’ün ayak izlerini takip etmeliyiz”

Türkiye – AB ilişkileri için şahsen yorulmadan çalışmaya devam edeceğini de söyleyen Avramopulos, ilk defa Yunan bir politikacı olarak böylesi bir platformda düşüncelerini ifade edebilmesinden duyduğu memnuniyetini de aktardı.

Yunanistan - Türkiye yakınlaşmasına her zaman yürekten inandığını kaydeden Dimitris Avramopulos, Venizelos ve Atatürk gibi büyük ve vizyon sahibi liderlerin ayak izlerini takip ederek, Yunanistan ve Türkiye arasında karşılıklı anlayışı ve güveni tesis etmeye çalışmaya devam edeceğini anlattı. Avramopulos, “Geçmişten bize miras basmakalıplara artık yer yok. Yüzyıllardır birçok çatışmaya ve acı mücadelelere sahne olan geniş komşu bölgemiz, her zaman en büyük tehdit olarak milliyetçilik tehdidi altında olmuştur. Bölgemizdeki işbirliği artık etraflıca düşünmeyi ve etki alanı geniş, önemli değişiklikler yapılmasını gerektiriyor” diye konuştu.

Avramopulos’un, Türk – Yunan ilişkilerinde Doğu Akdeniz kaynaklı gerilim süreci gündemdeyken “uluslararası hukuk” vurgusu yapması da dikkat çekti. Avramopulos, “Uluslararası hukuk, birlikte, barış içinde yaşamayı mümkün kılan koruyucu melektir. Uluslararası hukuk, uluslararası işbirliğinin anahtarıdır. Uluslararası hukuk, ülkeler arasındaki etik ve fiili ilişkilerin tanımlanması gereken bir kutsal kitaptır” dedi.

Diplomasiyle her türlü sürtüşmede çözüme gidilmesini çare olarak gördüğünü de vurgulayan Avramooulos, Yunanistan’ın yeni seçilen başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü siyasetçiler olarak ilişkilerde iyi komşuluk dönemine geçilmesi için cesur kararlar verebileceğini sözlerine ekledi.