Türkiye-Somali İlişkileri Nasıl Yorumlanıyor?

Önceki ay görevine başlayan Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un Ankara ziyareti, Türkiye’nin Somali’yle ekonomik ve askeri yardım ilişkilerini gündeme taşıdı. Eski Somali Büyükelçisi Kani Torun, iki ülke arasındaki ilişkileri VOA Türkçe'ye değerlendirdi

Türkiye-Somali İlişkileri Nasıl Yorumlanıyor?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud

Önceki ay görevine başlayan Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un Ankara ziyareti, Türkiye’nin Somali’yle ekonomik ve askeri yardım ilişkilerini gündeme taşıdı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Somali’nin yeni cumhurbaşkanınca Türkiye’ye yapılan resmi ziyaret kapsamında Mogadişu yönetimine “ayni yardım” sağlanması dikkat çekti. Erdoğan ile Mahmud’un nezaretinde, ortak basın toplantısında Türkiye adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un imza attığı anlaşmayla “Somali Federal Cumhuriyeti’ne ayni hibe desteği” verileceği açıklandı. Ancak Somali adına Dışişleri Bakanı Vekili Balal Muhammed Kusmen’in imza attığı anlaşmayla Türkiye’nin hibe yani karşılıksız nakdi yardım miktarı açıklanmadı. Bu konuya ilişkin Erdoğan ise, iki ülke ilişkilerini anlattığı sırada “Son 10 yılda Somali’ye yaptığımız yardımlar 1 milyar doları aştı” bilgisini verdi.

Afrika’nın ekonomik kalkınmasına ve sosyal barışına önem verdiklerini belirten Erdoğan, “kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde” ilişkiler yürütüldüğünü vurgularken, “İkili ticaret hacmimiz geçen sene yüzde 31 artarak 363 milyon dolara ulaştı” ifadesiyle Somali’yle ticari ilişkiyi vurguladı.

Türkiye–Somali ilişkilerine ekonomi açısından bakıldığında Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre; ihracat ağırlıklı tablo göze çarpıyor. Dolayısıyla Türkiye, Somali’ye on yılda gerçekleştirdiği nakdi yardıma karşılık bu ülkeye ürün satışlarıyla gelir elde ediyor.

Erdoğan’ın açıklaması itibariyle Türkiye’de Somali güvenlik güçleriyle işbirliği kapsamında 5 bin asker ve 1000 özel harekat polisi de eğitim gördü. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud da, bu ziyareti kapsamında Isparta’da eğitimdeki Somalili askerlerle görüştü. Türkiye’de hali hazırda burslu öğrenci sayısı 337, eğitimini burada tamamlamış mezun sayısı ise 416 olarak açıklandı. Dolayısıyla iki ülke ilişkilerinde insani boyut da söz konusu.

İki ülke ilişkilerinde üst düzeyde sıcak mesajlar verilmesine karşın iki hafta öncesinde DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun “ırkçılık” tepkisini gösterdiği Ankara’da yaşayan Somalililer'e yönelik baskı politikası da gündemde. Kent merkezi Kızılay’daki iş yerleri nedeniyle polislerce tehdit edildiklerini belirten Somalililer'e, Yeneroğlu’nun destek vermesine karşı Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ise milletvekilini “provokasyon” ile suçladı. Bu durum Ankara siyasetinde, Türkiye’de muhalefet partileri temsilcileri ve milletvekillerine yönelik kolluk güçlerince hasmane tutumlar sergilenmesi boyutuyla tartışılırken; ülkede Suriyeliler, Afganlar gibi göz önünde sıkça tartışma konusu olmayan Somalililer'in bulunduğunu da gündeme taşıdı.

Kani Torun: "Somali’de her alanda Türkiye’nin rolü önemli"

Türkiye’nin Somali’deki iç savaş sonrasında büyükelçi olarak görevlendirdiği Kani Torun, Ankara yönetimince Somali’nin uluslararası arenayla yeniden ilişki kurmasında anahtar rol oynadığı görüşünde.

Yeryüzü Doktorları Derneği üyesiyken ve İngiltere’de yaşadığı dönemde, 1 Kasım 2011’de Somali’de yeniden elçilik açılması kararıyla tıp doktoru Kani Torun, Dışişleri Bakanlığı dışından elçi atandı. Bugün Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki Gelecek Partisi Genel Sekreterliği’ni yürüten Torun, VOA Türkçe’ye iki ülke ilişkileriyle ilgili değerlendirmesinde, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Türkiye’nin Somali’yi dünyaya yeniden açtığını kaydetti.

Somali’nin 1991-2011 döneminde yirmi yıl boyunca iç savaş yaşadığını anımsatan Torun, “Somali’nin o dönemki kuraklık, açlık sorunu vesilesiyle Başbakan Erdoğan başkanlığında 19 Ağustos 2011’de Mogadişu’ya ziyaret yapıldı ve bu ziyaret ülkeyi dünyaya açtı. Elçi olarak atandıktan sonra üç yıl boyunca Somali’de görev yaptım. Türkiye’nin Somali’de ciddi rol oynadığını düşünüyorum. Birincisi, insani krizi durdurmak açısından en azından Somali tarafınca bunun yönetilebilir hale gelmesi sağlandı. İkincisi sıfırdan bir devlet kuruluyordu. Devlet alt yapısına özellikle güvenlik ve finans konularında destek olundu. Orada bir askeri üs kuruldu, Somali’nin yeni ordusunun kuruluşu, subay ve alt subaylarını yetiştirmek üzere eğitim çalışmaları yapıldı, halen de eğitimler sürüyor. Üçüncüsü iç barış için çalışıldı ve mesela defakto bağımsızlık ilan eden gruplarla görüşmeleri başlattığımızı söyleyebilirim. Dolayısıyla Somali’de ve Somali halkında Türkiye’nin kredibilitesi çok yüksektir” dedi.

“Hidrokarbon da olası iş birliği şeffaf olmalı”

Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’un Türkiye’yle işbirliği yapılabileceğini ifade ettiği “hidrokarbon” başlığını sorduğumuz Torun, “Şu ana kadar hidrokarbon Batılı şirketlerce bir takım girişimler oldu. Ancak henüz hidrokarbon konusunda kesin rakamlar söz konusu değil. Bu konuda Somali’yle yapılacak her türlü anlaşma, yürütülecek süreçler, eğer açık, şeffaf şekilde olursa ve TBMM’nin onayından geçerse anlamlı olacaktır” ifadesini kullandı.

Somali’nin geçmiş yönetimleriyle ilişkiler bağlamında Türkiye’ye karşı eleştirileri sorduğumuz Kani Torun, Somali’de artık yeni seçim süreciyle iş başına gelmiş bir yönetim olduğunu belirterek, “Geçmişte ne olursa olsun yeni sayfa açmak gerekiyor” yorumunu yaptı.

Yıldız Yazıcıoğlu