Türkiye'de "Mevsimsiz Tek Saat" Tartışması Sürüyor

2016 yılı Ekim ayından bu yana kış saati uygulamasının kaldırılmasına itiraz eden muhalefet ve eğitimciler, iddia edildiği gibi bir enerji tasarrufu olmadığını tam tersine mağduriyet yaşandığını vurguluyor

Türkiye'de "Mevsimsiz Tek Saat" Tartışması Sürüyor

2016 yılı Ekim ayından bu yana kış saati uygulamasının kaldırılmasına itiraz eden muhalefet ve eğitimciler, iddia edildiği gibi bir enerji tasarrufu olmadığını tam tersine mağduriyet yaşandığını vurguluyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın TBMM’deki bütçe görüşmelerinde yaz saati dilimini kalıcı hale getiren “mevsimsiz tek saat” uygulaması gündemdeydi. Uygulamaya, 2016 yılında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı o dönem bakan olan Berat Albayrak’ın görüşü doğrultusunda geçilmişti.

TBMM’deki bütçe görüşmesinde CHP’li Emine Gülizar Emecan, bakanlık tarafından enerji verimliliğiyle ilgili yeterli çalışma yapılmadığını belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e kış saati uygulamasına yönelik eleştirilerde bulundu. Ancak Albayrak döneminde bakanlıkta müsteşar olarak görev yapmış olan şimdiki Bakan Dönmez ise, yine enerji tasarrufu yapıldığı iddiasıyla “mevsimsiz tek saat” uygulanması gerektiğini savundu.

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ise, her yıl kış dönemi sonunda yaptığı açıklamayla bakanlık görüşünün aksine elektrik tüketimi ve dolayısıyla harcamalarında artış olduğunu raporluyor. Bu nedenle her yıl olduğu gibi bu yıl da kış saatine geçiş yapılması gerektiğini açıklayan EMO, elektrik fiyatlandırması artışına da dikkat çekerek, mevcut saat uygulamasıyla Türkiye’nin tasarruf değil zarar ettiği görüşünde.

Dönmez: “Bu uygulamayla tasarruf ediyoruz”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, CHP’li Emecan, “Berat Albayrak döneminden kalma bir kalıcı yaz saati uygulaması var. Yıllardır bunun kaldırılması gerektiğini her türlü ortamda biz ifade ediyoruz. Cambridge Üniversitesi’nde görevli Türk akademisyenler tarafından da yine enerji tasarrufu, elektrik bedelleri, elektrik tüketim bakımından bu uygulamanın bir fayda sağlamadığıyla ilgili bir rapor düzenlenmiş mesela bununla ilgili bu raporu incelediniz mi? Neden halen bu yanlışta ısrar ediyorsunuz? Bir faydası görülmediği bu kadar belgelenmişken bu kalıcı yaz saati uygulamasından vazgeçmeyecek misiniz?” diye sordu.

Bakan Fatih Dönmez ise, saat uygulaması konusunu artık gündemden çıkarmak gerektiği görüşünde olduğunu belirterek, “Aslında İstanbul Teknik Üniversitesi’yle çalıştığımız bir konu. Şimdi, İstanbul Teknik Üniversitesi’yle aramızda bir sözleşme var, bu işe geçmeden önce de onlar bir ön çalışma yapmışlardı: ‘Ne kadar tasarruf sağlanabilir?’ diye. Biz o uygulamaya geçtikten sonra da her yıl ‘planladığımız verimliliği yakaladık mı’ diye verileri denetliyoruz. Uygulamanın başlamasından bu yana elde edilen tasarruf yaklaşık 6,82 milyar kilovatsaat. Bu tasarrufun parasal karşılığı tek zamanlı tarifeye göre 3,97 milyar lira; üç zamanlı tarife alırsak -ki o biliyorsunuz puan saatler akşam biraz daha pahalı- oradaki rakam da 5,94 milyar lira. Ayrıca, bununla birlikte Avrupa Birliği Komisyonu tarafından üye ülkelere 28 Mart 2021’den itibaren tek saat uygulamasına geçilmesi tavsiye kararı iletilmiş olup, üye ülkeler bu yönde kararlarını kendileri alacak. Yani, bizim geçtiğimiz uygulama konusunda Avrupa Birliği de kendi üyelerine bu doğrultuda adım atmalarını önermiş” dedi.

CHP: “Vatandaş uygulamaya karşı çıkıyor, gerekçe rapor açıklanmıyor”

CHP Enerji ve Alt Yapı Çalışmalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ise, Bakan Dönmez’in aksine tasarruf edildiğine gerekçe gösterilen İstanbul Teknik Üniversitesi’nin tek sat uygulamasıyla ilgili raporun nedense kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

VOA Türkçe’ye tartışmayı yorumlayan Akın, “Kalıcı yaz saati uygulaması nedeniyle 1 Kasım itibarıyle en çok ticari ilişkimizin olduğu Avrupa ile 2 ila 3 saat, ABD ile 8 saati bulan bir zaman farkı yaşamaya başladık. Üstelik bu durum kış ayları boyunca da devam edecek. İktidar bu uygulamayı son beş yıldır enerji tasarrufu olduğu gerekçesiyle de sürdürüyor ve bunu da İTÜ’nün bilimsel bir raporuna dayandırıyor. Bugüne kadar o rapora pek çok atıf yapıldı ama raporun aslı kamuoyuna açıklanmadı. Bu raporu enerji bakanlığı bütçesinde de Bakan Dönmez’den talep ettik, halen bekliyoruz” dedi.

Kamuoyunun takdirine artıları ve eksileriyle bilimsel bilgiler sunulması gerektiğini belirten Akın, “Vatandaş zaten bu uygulamaya da karşı çıkıyor. Bildiğimiz tek şey öğrencilerimizin, çalışanlarımızın sabah karanlığa uyandığı ve kaygıyla karanlıkta yola çıktığıdır. Bu kapsamda Enerji Bakanlığı’nın bu uygulamaya geçildiği yıldan bugüne kadar ne kadar tasarruf sağlandığının açıklaması gerekir. İktidar da tasarruf iddiasıyla somut bilimsel açıklamadan evlatlarımızı karanlığa mahkum ediyor bu şekilde. Bunun nedenleri gerekçeleri rapor alt yapısıyla açıklanmalı ve taraflara bu konu hakkında bilgiler verilmelidir” diye konuştu.

Eğitim-İş Sendikası: “Kış döneminde okula giriş ve çıkışlar karanlıkta oluyor”

Eğitim – İş Genel Sekreteri Cengiz Sarıyer, 2016 yılından bugüne kalıcı yaz saati uygulamasının, mevsim şartlarına da bağlı olarak özellikle Kasım sonu, Aralık ayı ve Ocak başında hem eğitimciler hem de öğrencilerde mutsuzluğa yol açtığı görüşünü aktardı.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Sarıyer, “Bu kalıcı yaz saati uygulamasında öne çıkan sorunlar şunlar özellikle sabahın erken saatlerinde gün aydınlanmadan sokaklara dökülmek zorunda kalan çocuklarımız özellikle büyüme ve gelişme döneminde uykusunu alamadan günün en önemli öğünü sabah kahvaltısını yapamadan okula yola çıkıyor. Sabahleyin yapılan derslerde çocuklarımız bazen uyukluyor. Uykularını yeterince alamamış oldukları için ne çocuklarımız, ne de verimli ders işleyemedikleri için öğretmenlerimiz durumdan memnun. Çocuklarımız da eğitim-öğretimden ciddi anlamda mahrum kalıyorlar. Bizim önerimiz kalıcı yaz saati uygulamasından vazgeçilmeli. Çocuklarımızın sabah uykusunu almaları, düzenli sabah kahvaltısı yapmaları sağlanmalı. Mevcut durumda öğretmenlerimiz de moral bozukluğu yaşıyor” açıklamasında bulundu. Sadece sabahleyin değil ikili eğitim yapılan orta ve lise öğretim kuruluşları bakımından da akşam çıkış saatinde sıkıntı olduğunu belirten Sarıyer, bunun karanlıkta çocuklar için hem güvenlik, hem ulaşım hem de karanlıkta sokak hayvanları nedeniyle riskler oluştuğunu anlattı.

Sarıyer, mutlaka konuya ilişkin meslek örgütleri, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinden görüşler alınarak, pedagoglardan da görüş alınarak saat uygulamasına yeniden karar verilmesi çağrısında bulunduklarını açıkladı. Sarıyer, “Ortak akıl egemen kılınmalı” ifadesini kullandı.