Turkovac’ın Acil Kullanım Onayı Tartışma Yarattı

Sağlık Bakanlığı, Corona virüsü salgınına karşı yerli üretim Turkovac aşısına “acil kullanım onayı” verirken uzmanlar, çok az sayıda gönüllü üzerinde denenmiş aşı çalışmasına yaygın kullanım kararı alınmasını sorguluyor

Turkovac’ın Acil Kullanım Onayı Tartışma Yarattı

Sağlık Bakanlığı, Corona virüsü salgınına karşı yerli üretim Turkovac aşısına “acil kullanım onayı” verirken uzmanlar, çok az sayıda gönüllü üzerinde denenmiş aşı çalışmasına yaygın kullanım kararı alınmasını sorguluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Turkovac aşısına acil kullanım onayı verilmesinin ardından Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir laboratuvarda seri üretime başlanmasıyla ilgili törene canlı bağlantıyla katıldı. Aşı üretimi ve geliştirilmesinde görev alanlara teşekkür ettiğini belirten Erdoğan, “Dünyayı iki yıldır kasıp kavuran Corona virüsü salgınına karşı bilinen en etkili tedbir olan aşının ülkemizde üretilebilir hale gelmesi, fevkalade önemlidir. Üstelik bu aşının, tamamen kendi bilim insanlarımız ve araştırmacılarımız tarafından geliştirilmiş, patenti bize ait olan bir ürün olması çok daha anlamlıdır. Uzun bir çalışma ve hazırlık döneminin ardından, gereken onayları alarak üretim ve kullanma aşamasındaki Turkovac aşımız, milletimizi salgına karşı en etkili şekilde koruma gayretlerimizin bir sembolüdür” dedi.

Vatandaşlara Sinovac ve BioNTech aşılarının yanı sıra üçüncü bir alternatif olarak yerli aşı Turkovac’ı sunacaklarını açıklayan Erdoğan’ın, halen aşı yaptırmamış olanlarla ilgili “Bazı vatandaşlarımızın aşı olmak için, tüm riskleri göze olarak kendi ürünümüzü beklediğini biliyorum. Bu vatandaşlarımızı en kısa sürede randevularını alarak Turkovac aşısını yaptırmaya davet ediyorum” ifadesi dikkat çekti.

Türkiye’nin salgın döneminde, maske başta olmak üzere elimizdeki tıbbi malzemeleri dünyada 160 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla paylaştığını anlatan Erdoğan, Turkovac aşısını da insanlıkla paylaşmaya hazır oldukları mesajını verdi.

Sağlık Bakanı: “Gelecek hafta sonu yaygın kullanıma geçiyoruz”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise, Şanlıurfa’daki üretim laboratuvarında Turkovac ile ilgili Erdoğan’a hitaben açıklamalarda bulundu. Koca, “50 yıl sonra Türkiye hücreden başlayarak Türk bilim insanlarımız tarafından yüzde 100 yerli olarak geliştirilen bir aşıyı geliştirmiş olduk. Aynı zamanda 24 yıl aradan sonra, yerli aşımız üretilmiş oluyor. Böylece Covid-19 aşısı üreten, bugün itibariyle, 9 ülkeden biri olduk. Şu an dolum, etiketlenme ve ambalajlanma olan noktadayız. Sayın Cumhurbaşkanım, işaret ettiğiniz üzere yıl bitmeden acil kullanım onayı ve üretimi Turkovac’ın başlamış oldu. Bu başarı liderliğinizde bütün milletimizin başarısıdır” dedi.

Koca, Erdoğan’ın “Vatandaşımız hastanelerde kendi aşımızı ne zaman olacak?” sorusuna karşılık ise, “Tetkikleri halen yapılıyor olacak. Gelecek hafta tetkiklerinin biteceğini ümit ediyoruz. Gelecek hafta sonundan itibaren başta şehir hastanelerimiz olmak üzere yaygın kullanıma geçmiş olacağız” yanıtını verdi.

Uzmanlık dernekleri ve akademisyenler şüpheyle yaklaşıyor

Erdoğan ve Koca’nın “acil kullanım onayı” ile Türkiye genelinde yaygın şekilde uygulanacağı açıkladığı Turkovac aşısı konusunda uzmanlık dernekleri ise ortak yazılı açıklamayla henüz gönüllüler üzerinde deneme sonuçlarıyla ilgili bilimsel açıklama yapılmadığına dikkat çekti. Bu nedenle aşıya “şüphe” ile yaklaştıklarını açıklayan uzman derneklerinin yanısıra Corona virüsü salgını sürecinde halkı aydınlatıcı çalışmalara imza atmış akademisyenler de Turkovac’ın yaygınlaştırılmasında acele edilip edilmediğini sorguladı. Bilim insanları, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Bilim Kurulu’nun üyelerince Turkovac’ın kullanılabileceğine ilişkin yapılan açıklamaları da eleştirdi.

Türk Toraks Derneği (TTD), Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), salgınla mücadelede hayati öneme sahip durumdaki aşıdan kaçışı hızlandıracak adım atılmaması çağrısı yapıldı. Sağlık Bakanlığı’nın salgın süreciyle ilgili detaylı verileri paylaşmadığı ancak uluslararası veriler itibariyle mRNA aşısıyla mevcut varyantlara karşı daha fazla koruyuculuk sağlandığı vurgulandı. Dolayısıyla gönüller üzerinde kapsamlı deneme sonuçları anlamında Faz-3 çalışması verileri açıklanmamış Turkovac’ın ise inaktif bir aşı olması itibariyle aşılanmadan kaçışa yol açabileceğine işaret edildi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol da, bilimsel platformları işaret ettiği sosyal medya mesajlarıyla Turkovac’ın yazılı Faz-3 sonuçlarının acilen bilim insanlarına açılması gerektiği çağrısını dile getirdi.

Sağlık Bakanlığı’nın Turkovac’a nasıl acil kullanım onayı (AKO) verildiğine ilişkin verileri kamuya açık şekilde paylaşması gerektiğini söyleyen Şenol, Bilim Kurulu üyesi meslektaşlarına yönelik de “Faz 3 çalışması yazılıp paylaşıldı mı? Müjde veren Bilim Kurulu üyelerinin elinde olduğunu söylediği verileri gören duyan bilen var mı?” tepkisini dile getirdi. Turkovac’a emek vermiş bilim insanları adına da üzüldüğünü belirten Şenol, Faz-3 çalışmalarıyla birlikte aşıyı güven verici şekilde kamuoyuna sunmak gerektiğine işaret etti.

Prof. Dr. Kayıhan Pala da, “Gerçeklikle ilgisi olmayan iddiaları cesaretle savunan cahillere karşı, zamanı olan bilim insanları çaresiz değil aslında; bilimsel yöntemi açıklamak ve bilim okur yazarlığı düzeyini yükseltmek için uğraş vermek çözüm olabilir. Çıkar çatışması olanlar bu kapsamda değil elbette” tepkisini ifade etti. Pala, uzmanlık derneklerince yapılan açıklamadaki “tartışmalı onay” vurgusunu paylaştı.

Ortak açıklamada Sağlık Bakanlığı’na nasıl seslenildi?

Sağlık Bakanlığı’na işbirliği ve verileri açıklama çağrısı yapılan uzmanlık dernekleri ortak açıklamasında, özetle, “COVID-19 pandemi mücadelesinde bizler göğüs hastalıkları, halk sağlığı ve enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları olarak bireysel ve toplumsal düzeyde mesleğimizin bizlere yüklediği sorumluluğun gereğini yapmaya çalışmaktayız. Türkiye’nin kendi aşısını üretmesi hem COVID-19 pandemisini kontrol altına alabilmek için hem de gelecekte karşılaşılması olası pandemiler ve biyolojik tehditlere karşı hızlı yanıt verebilmek için hayati öneme sahiptir. Bu bağlamda, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’ndeki aşı üretim çalışmalarının, gerekli yatırımlar bir an önce yapılarak tekrar başlatılmasının stratejik bir gereklilik olduğunu vurgulamak istiyoruz. Ancak ne yazık ki başta inaktive virüs aşısı (Turcovac) olmak üzere halen ülkemizde sürdürülmekte olan aşı araştırmalarının devam eden ya da tamamlanan aşamaları hakkında bilim camiası olarak yeterli bilgiye sahip değiliz. Bu konuda farklı kaynaklardan kamuoyuna yansıyan veya bizlere ulaşan sınırlı bilgiler kafa karışıklığına neden olmakta ve bizleri tereddüde düşürmektedir. Faz III aşaması başlamış olan Turcovac aşısının hatırlatma dozu olarak uygulanacağı bir başka çalışmanın daha yürütülmekte olduğu bilinmektedir. Her iki çalışmanın da somut verileri henüz açıklanmamıştır. Buna karşın Sağlık Bakanı tarafından Turcovac için Acil Kullanım Onayı başvurusunun yapıldığı açıklaması soru işaretlerine yol açmaktadır. Henüz Faz III aşaması sürmekte olan bir aşının hatırlatma dozu çalışması verilerine veya Faz III çalışmasının küçük ölçekli bir erken aşama verisine dayalı olarak Acil Kullanım Onayı alması durumunda bu ‘onay’ bilimsel olarak tartışmalı olacaktır. Ayrıca, Omikron varyantının küresel riski yeniden üst düzeye çıkardığı bugünkü koşullarda, sürmekte olan çalışmaların sonuçları da yeterli bilgi sağlayamayacak, bunlara ek olarak yeni varyant karşısındaki immünolojik yanıtın da değerlendirilmesi gerekecektir. Durum böyleyken, araştırma sonuçları henüz bilim camiası ile paylaşılmamışken, kamuoyuna bu aşının güvenli ve etkili olduğunun gösterilmiş olduğuna dair açıklamalar yapılması, özellikle ülkemizin var olan koşulları altında aşıya karşı güvensizliği, aşı tereddüdünü tetikleme tehlikesini doğurmaktadır. Bu tür mesajlar toplumda yeterli kanıt olmadan acele adımlar atıldığı algısının yayılmasına yol açabilir ve hem ülkemizin üreteceği aşılara hem de genel olarak aşılama hizmetlerine zarar verebilir” denildi.

Yıldız Yazıcıoğlu