Ukrayna Krizinde Gözler Antalya’da

Türkiye’nin yürüttüğü arabuluculuk girişimleri kapsamında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun evsahipliğinde Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ve Rusya Dışişleri Sergey Lavrov Perşembe günü Antalya Diplomasi Forumu’nda görüşecek. Uzmanlar toplantıya ilişkin görüşlerini VOA Türkçe'ye aktardı

Ukrayna Krizinde Gözler Antalya’da
Antalya forum

Türkiye’nin yürüttüğü arabuluculuk girişimleri kapsamında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun evsahipliğinde Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ve Rusya Dışişleri Sergey Lavrov Perşembe günü Antalya Diplomasi Forumu’nda görüşüyor.

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği’nce yarınki toplantı saati 11.00 olarak ilan edildi. Ancak taraflar arasındaki görüşme sonrasında nasıl bir açıklama yapılacağı ise bugünkü görüşme sırasında şekillenecek. Çavuşoğlu, bugün gerçekleşecek toplantı için “özellikle bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Barış ve istikrar yönünde olumlu bir adım olmasını arzu ediyoruz” açıklamasında bulunmuştu.

VOA Türkçe’nin toplantıya ilişkin görüşlerini sorduğu uzmanlar da, Çavuşoğlu gibi savaş atmosferinde üst düzeyde diplomatik temas kurulmasını önemli bulduklarını aktardı. Ancak uzmanlar, savaştaki belirleyici unsuru “Rusya’nın tutumu ve özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kararı” olarak işaret etti.

İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kasım Han ve Rusya Araştırmaları Enstitüsü (RUSEN) Başkanı Prof. Dr. Salih Yılmaz, yarınki görüşmeye ilişkin görüşlerini özetle şöyle aktardı:

“Fetih savaşı yaşanıyor, bunu diplomasiyle sonlandırmak önemli”

Prof. Dr. Ahmet Kasım Han: “Her halükarda bunun olumlu olduğunu düşünüyorum. Barış en iyi savaştan da her zaman daha iyidir. Eğer bir diyalog zemini oluşturuluyorsa diplomasi bunun için var. En az 1,5 milyon insanın göçmen durumuna düştüğü, insanların gün aşırı öldüğü bir savaşın sona erdirilmesi. En azından koşulların iyileştirilmesi için en ufak bir fırsat dahi varsa bunun kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle bu zirveyi önemsiyorum. Umuyorum mutlaka bir sonuç çıkar. Ukrayna zaten Minsk-2 çerçevesince konuşmaya hazır olduğunu söylüyor. Rusya, sahada kazanmıyor olabilir ve o zaferi elde edemeyecek gibi görünüyor ama Rusya askerleri Ukrayna topraklarında ve uzun vadede Rusya’nın elinin daha ağır olduğu açık. Dolayısıyla yarınki zirve önemsenmesi gereken bir adım. Ancak bu Rusya’nın uluslararası hukuku çiğnediği gerçeğini değiştirmez. Hiç bir koşulda silah ile işgal meşrulaştırılamaz. Rusya’nın yaptığı fetih savaşı. Bunun kapısı açılırsa herkes her yeri fethetmeye kalkacaktır.”

“Yarın barış adımı olmayacaksa savaş devam eder”

Prof. Dr. Salih Yılmaz: “Rusya - Ukrayna arasındaki Belarus’ta yapılan görüşmelerde ilerleme sağlanamadı. Sadece insani koridor açılmasında anlaşılmıştı ama bu konuda da sorun çıktı. Rusya halkın kendi tarafına geçiş yapmasını isterken, Ukrayna ise kendi tarafına geçilmesi gerektiğini belirtiyor. Ateşkes konusunda Türkiye’nin teklifi olacak. Kiev ile Harkov başta olmak üzere bir takım teklifler gündeme gelecek diyebiliriz. Rusya’nın genel olarak şartların kabul edilmemesiyle ilgili kesin tavrının olduğunu söyleyebiliriz. Rusya'nın, Ukrayna hükümetine yönelik tutumu ve doğudaki bölünmeyle ilgili yaklaşımı sürüyor. Buradaki en temel nokta Putin’in tavrı belirleyici. Ancak yarın bu savaş sürecinde en üst düzeyde görüşme yapılmış olacak. Eğer barış olacaksa yarınki toplantıda sağlanacak sonuçlar liderlere iletilecek. Eğer yarın barış adımı olmayacaksa zaten savaş devam edecektir.”

Irak örneği neden yanlış kıyaslama?

Bu arada Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Türkiye kamuoyunda Rusya’nın Ukrayna işgaliyle ABD’nın Irak’a yönelik askeri operasyonu kıyaslaması yapılmasını da değerlendirdi. Han, “Türkiye’de bir Amerikan aleyhtarlığı olması ve ABD’yle ilişkilerin zor bir dönemden geçmesinden yararlanarak bir Rusya Sevenler Fırkası (Partisi) grubu da var. ABD’nin de kendi eliyle söktüğü uluslararası düzen elbisesini bu söküklerinden ve yırtıklarından içeri girerek Rusya destekçileri, Ukrayna konusunda Rusya’nın haklı olduğu ana tezini işliyorlar. ABD’nin Irak’ta yaptığı etiğe aykırıydı, yalan söylemesiyle girilmiş bir yoldu. Ama ABD, Irak’ı yeni bir eyaleti yapmaya çalışmadı. Rusya ise, silah kullanmak suretiyle fiilen toprak kazanıyorlar. Kırım da bunun açık örneği. Rusya bunu ne ile gerekçelendirirse gerekçelendirsin ki 21. yüzyılda silah gücünü kullanarak bir başka ülke topraklarını işgal ediyor. Dolayısıyla bu Irak ile çok farklı bir durum. Bunun meşru kabul edilmesi uluslararası ortamda pek çok konuyu başka bir zemine taşır. Aklı başında hiç kimseyi de bu zemin memnun etmeyecektir. Dolayısıyla diplomasi yoluyla en az can ve mal kaybına yol açacak şekilde bu savaşın sonuçlanması ise en isabetli durum olur. Bu sonucu elde etmek için her türlü diyalog zemini önemlidir” diye konuştu.

Yıldız Yazıcıoğlu