Uluslararası Çalışma Örgütü'nden "Gelir Eşitsizliği ve Sosyal Huzursuzluk” Uyarısı

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) artan enflasyonla birlikte azalan ücretlerin yoksulluğu tetiklediğine dikkat çekti. Çalışma Örgütü, satın alma gücünün korunamaması halinde gelir eşitsizliği artışının kaçınılmaz olacağı ve bu durumun da sosyal huzursuzluğu körükleyebileceği uyarısında bulundu

Uluslararası Çalışma Örgütü'nden "Gelir Eşitsizliği ve Sosyal Huzursuzluk” Uyarısı

NEW YORK- Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), küresel olarak artan enflasyonla birlikte azalan ücretlerin yoksulluğu tetikleyerek birçok ülkede çalışanları huzursuz ettiğini açıkladı.

Bölgesel verilerin yanı sıra ülke verilerini içeren raporda, 2022'nin ilk yarısında enflasyonun yüksek gelirli ülkelerde, düşük ve orta gelirli ülkelere göre oransal olarak daha hızlı arttığı, bunun da çalışanların ücretlerinin düşmesine yol açtığı belirtildi.

Yüksek enflasyonunun yaşandığı birçok ülkede asgari ücretlerin gerçek değerinin hızla azaldığının görüldüğü ifade edildi.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün “Küresel Ücret Raporu 2022-2023” araştırmasına göre, küresel aylık ücretler yılın ilk yarısında reel olarak yüzde eksi 0,9 oranında geriledi. Uluslararası Çalışma Örgütü, bu oranın yüzyılın ilk negatif büyüme örneğini teşkil ettiğini kaydetti.

148 sayfadan oluşan kapsamlı raporda, orta sınıf ailelerin satın alma gücünün azaldığı, düşük gelirli hanelerinse özellikle ağır darbe aldığı belirtildi.

“Türkiye’de reel ücretler çok daha fazla düştü”

Yılın ilk yarısında reel ücretlerin gelişmiş G20 ülkelerinde yüzde eksi 2,2 oranına gerilediği, gelişmekte olan G20 ülkelerindeyse yüzde 0,8 oranında arttığı tahmin edildi. Bu oranın, COVID-19 salgınından önceki yıl olan 2019'dan yüzde 2,6 daha az olduğu kaydedildi.

Raporda, gelişmekte olan G20’ye üye ülkelerde 2019 yılında yüzde 3,4 oranında gerçekleşen reel ücret artışının 2020 yılında yüzde 2,4 oranında gerilediği; bu oranın Türkiye, Endonezya, Güney Afrika gibi bazı ülkelerde reel ücretlerin çok daha fazla düşmesine neden olduğu belirtildi.

Gelir eşitsizliği ve sosyal huzursuzluk uyarısı

Uluslararası Çalışma Örgütü Direktörü Gilbert F. Houngbo, yükselen enflasyondan küresel olarak onlarca milyon kişinin olumsuz etkilendiğini belirterek, “Karşı karşıya olduğumuz çok sayıda küresel kriz, reel ücretlerin düşmesine neden oldu. Bu durum artan belirsizliklerle karşı karşıya kalan on milyonlarca çalışanı zor durumda bıraktı” dedi.

Gilbert F. Houngbo en düşük sabit ücretlinin satın alma gücü korunmazsa gelir eşitsizliği ve yoksulluğun artmasının kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunarak, “Bu durum dünya genelinde daha fazla sosyal huzursuzluğu körükleyebilir, herkes için refah ve barışa ulaşma hedeflerini baltalayabilir” diye konuştu.

“Ukrayna’daki savaş enflasyonu tetikledi”

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yayınladığı “Küresel Ücret Raporu 2022-2023” araştırmasında, Ukrayna'daki savaşın sonucunda küresel enerji krizinin neden olduğu ekonomik büyümedeki yavaşlamayla birleşen şiddetli enflasyon krizinin, G20'ye üye önde gelen sanayi ülkeleri dahil olmak üzere dünya genelinde olumsuz etkiye yol açtığın kaydedildi.

İşsizlik maaşlarıyla ücretlerde uygulanan sübvansiyonlar ve işsizlik destek programlarının salgın döneminde istihdamı ve çalışanların reel ücretlerini büyük ölçüde koruduğu belirtildi.

Avrupa Birliği'nde reel ücret artışının 2021'de yüzde 1,3 oranında yükseldiği, 2022'nin ilk yarısındaysa yüzde 2,4 oranında gerilediği kaydedildi.

ABD ve Kanada’da ücretler yüzde 3,2 geriledi

Rapora göre, yüksek gelirli ülkelerde enflasyon oransal olarak daha hızlı yükseldi. Kanada ve ABD’de ortalama reel ücret artışı 2021 yılında sıfıra düştü. Bu yılın ilk yarısında, bu iki ülkedeki ücretler ortalama yüzde 3,2 oranında geriledi.

Aynı dönemde, Latin Amerika ve Karayipler'de reel ücret artışı yüzde 1,7 oranında geriledi. Geçtiğimiz yıl Asya ve Pasifik ülkelerinde yüzde 3,5 oranında yükselen ücretler, bu yılın ilk altı ayında yüzde 1,3'e oranında azaldı.

“Yükselen enflasyon yoksul aileleri daha çok etkiledi”

Uluslararası Çalışma Örgütü raporunda yükselen enflasyonun yoksul aileler üzerinde daha büyük etkisi olduğuna dikkat çekti. Bu durumun, ücretlilerinin gelirlerinin çoğunu zorunlu olmayan kalemlere oranla daha fazla fiyat artışının görüldüğü temel mal ve hizmetlere harcamasından kaynaklandığı vurgulandı.

Doğu Avrupa'da reel ücret artışının 2020 yılında yüzde 4 oranında, 2021 yılında yüzde 3,3'e yavaşladığı; 2022'nin ilk yarısındaysa yüzde 3,3 oranında gerilediği belirtildi.

Orta ve Batı Asya'da reel ücret artışının 2021'de yüzde 12,4 oranında arttığı, 2022'nin ilk yarısındaysa yüzde 2,5 oranında yavaşladığı belirtildi.

Afrika'daki bölgesel verilere göre ücret artışının 2021'de yüzde 1,4 oranında azaldığı, 2022 yılının ilk yarısında yüzde 0,5 oranında düştüğü kaydedildi.

“Enflasyon asgari ücretlerin reel olarak azalmasına neden oldu”

Raporda, birçok ülkede enflasyonun asgari ücretleri reel olarak azalttığı, satın alma gücü ve yaşam standartlarının korunması için politik önlemlere acil ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

Yoksulluğun, eşitsizliğin ve sosyal huzursuzluğun daha da tırmanmaması, yaraların derinleşmesinin önlenmesi için ülkelerin yeni tedbirler alması gerektiğine vurgu yapıldı.

Uluslararası Çalışma Örgütü, 187 üye devletin yüzde 90'ının asgari ücret politikalarına sahip olduğu göz önüne alındığında, istenirse bu politikalar çerçevesinde asgari ücret oranlarında artışın olabileceği kaydedildi.

Temel ihtiyaçlarda KDV oranının düşürülmesi tavsiyesi

Hükümetlerle işverenler ve işçi temsilcileri arasında yaşanan bu krizde yeterli ücret ayarlamalarının yapılmasının ancak “güçlü üçlü bir sosyal diyalog” ile mümkün olacağı belirtildi.

Uluslararası Çalışma Örgütü hükümetlere, düşük gelirli hanelere temel ihtiyaçlar için kupon verilmesi ve bu kalemlerden Katma Değer Vergisi (KDV) oranlarının acilen düşürülmesini tavsiye etti.

Türkiye’de asgari ücret tartışmaları

Türkiye’de bazı ekonomistler, asgari ücretteki reel azalmanın açıklanan verilerin oldukça üstünde bir oranda azaldığı görüşünde.

TUİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının Türk halkının yaşadığı gerçek oranın çok daha altında olduğunu öne süren bazı ekonomistler, büyük çoğunluğu asgari ücretle geçinen Türklerin giderek temel tüketim maddelerini alamayacak duruma geldiğini, asgari ücrete şimdiye kadar yapılan zamların yeterli olmadığını ve reel ücretlerin enflasyon karşısında ezildiğini belirtiyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin asgari ücret artışıyla ilgili, "Emekçileri enflasyona ezdirmeyeceğiz. Enflasyonun tahribatı devam ediyor, bunu dikkate alan bir düzenleme yapacağız" açıklaması yaptı. Bilgin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun gelecek hafta toplanacağını belirtti.

Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Öz, “Asgari ücret ile çalışan 7 milyon vatandaşımızın ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için en azından 10 bin lira gibi bir rakamın verilmesi gerekir” dedi.

Ekonomi kanalı Bloomberg HT’ye konuşan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, asgari ücretle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Enflasyonun üzerinde, refah payı olan bir asgari ücret artışı olabilir. İşveren çalışanını enflasyona karşı korumak zorunda” ifadelerini kullandı.

Can Kamiloğlu