Dünya 25 Kasım’da Yine Aynı Acıyı Konuşuyor: Kadına Şiddet Durmuyor, Derinleşiyor
Her yıl dünya genelinde 50 binden fazla kadın, en yakınındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Türkiye’de kadın cinayetleri son 17 yılda yüzde 565 arttı. UN Women verileri ve beş ülkeden kadınların yanıtları, şiddetin küresel ölçekte ortak bir trajediye dönüştüğünü gösteriyor.
Küresel Bir Felaket: Her 10 Dakikada Bir Kadın Öldürülüyor
Birleşmiş Milletler verilerine göre yalnızca 2024 yılında yaklaşık 50 bin kadın ve kız çocuğu, birlikte yaşadıkları partnerleri veya aile bireyleri tarafından hayatını kaybetti. Bu da her gün ortalama 137 kadın, başka bir ifadeyle her 10 dakikada bir kadının, kendi ailesinden biri tarafından öldürüldüğü anlamına geliyor.

Şiddete maruz kalan kadınların büyük bölümü vakaları bildiremiyor. Uluslararası kurumlar, kadınların temel güvenlik hakkını korumada tüm ülkelerin sınıfta kaldığını vurguluyor.
Türkiye’de 17 Yılda Kadın Cinayetleri Yüzde 565 Arttı
Türkiye’de tablo daha da karanlık. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilere göre 2008’de 68 olan kadın cinayeti, 2024’te 452’ye yükseldi.
Son 17 yılda 5 bin 122 kadın, çoğu en yakınındaki erkek tarafından hayattan koparıldı.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre yalnızca 2025’in ilk 10 ayında
217 kadın öldürüldü,
158 bin 411 erkek hakkında önleyici tedbir,
39 bin 735 kadın hakkında koruyucu tedbir uygulandı.
TKDF raporuna göre aynı dönemde ölü sayısı 317. Platformun topladığı verilerle birlikte bakıldığında 10 ayda 482 kadın yaşamını yitirdi. Bu da Türkiye’de her 27–28 saatte bir kadının öldürüldüğünü gösteriyor.
Kadınların Sessiz Çığlıkları: “Bir Daha Asla Bana Vurma”
Şiddet kimi zaman kapalı kapılar ardında başlıyor, sokak ortasında yaşanan dehşet sahneleriyle görünür hale geliyor. Sevdiği erkeğe güvenen, onunla hayat kuran kadınların büyük bölümü hem fiziksel hem psikolojik şiddetin gölgesini ömür boyu taşıyor.
Birçok kadın,
utanç,
korku,
adaletsizlik hissi
ve ekonomik bağımlılık nedeniyle yardım istemekten çekiniyor.
Bu nedenle uzmanlar, kadına yönelik şiddeti artık “gizli bir salgın” olarak tanımlıyor.
Şiddetin Çocuklara Etkisi: Miras Gibi Nesilden Nesile Devrediliyor
Şiddetin normalleştiği evlerde büyüyen çocuklar, öfke ve güç ilişkilerini sorun çözme yöntemi olarak benimsiyor. Eğitim ve sosyal destek mekanizmalarının zayıf olduğu bölgelerde şiddet döngüsü kendini yeniden üretiyor.

Türkiye’nin Bölgesel Şiddet Haritası: En Yüksek Kuzeydoğu Anadolu’da
TÜİK 2024 Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’na göre:
Kadınların
%28,2’si psikolojik,
%18,3’ü ekonomik,
%12,8’i fiziksel şiddete maruz kaldı.
Fiziksel şiddetin en yüksek olduğu bölge Kuzeydoğu Anadolu (%25,9), en düşük olduğu bölge Ortadoğu Anadolu (%8,8).
Küresel Manzara: Yunanistan’dan Küba’ya Ortak Acı
Kadına yönelik şiddet dünyanın farklı ülkelerinde benzer bir karanlık tablo sunuyor:
Yunanistan: 2024’te aile içi şiddet vakaları %87 arttı, her gün ortalama 51 kadın mağdur olarak kayıtlara geçti.
İtalya: 113 kadın partneri ya da eski partneri tarafından öldürüldü. Göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde şiddet iki kat arttı.
Küba: 76 kadın cinayeti kaydedildi. Adalet mekanizmasının yetersizliği şiddeti besliyor.
Mısır: 2023’te 950 kadın şiddet mağduru oldu; 364 kadın öldürüldü.

Fas: 2021’de 96 binden fazla şiddet başvurusu yapıldı; toplumun önemli bir kesimi eş şiddetini hâlâ “aile içi mesele” olarak görüyor.
Uluslararası Yanıtlar: Beş Kadının Ortak Sözü “Şiddet Toplumun Geleceğini Yok Ediyor”
Beş ülkeden kadınlara aynı soruları yönelttiğimizde, farklı coğrafyalardan aynı cümleler yükseldi:
Mısır – Nehad Gamal Eldin:
“Şiddet, bireyin yaşamını ve toplumların geleceğini zayıflatır.”
Yunanistan – Nadia Svilenova:
“Eşitsizlik döngüsünü besler ve geleceği tehlikeye atar.”
İtalya – Maria Christina Rossi:
“Öz saygıyı yok eder, bireyi toplumsal hayattan koparır.”
Küba – Aracely Ortega:
“Travmalar ömür boyu sürer; toplumun ilerlemesini engeller.”
Fas – Hanane Bakki:
“Kadının güvenliği tehdit altındaysa toplum çöker.”
Neden Daha Çok Yoksul Bölgelerde Görülüyor?
Uzmanlara göre şiddetin yaygın olduğu bölgelerde
eğitim eksik,
yasal uygulamalar zayıf,
ekonomik bağımlılık yüksek
ve toplumsal normlar şiddeti meşrulaştırıyor.
Ancak önemli bir ortak tespit var:
Kadına yönelik şiddet yalnızca yoksul bölgelerde değil, tüm sosyal sınıflarda görülüyor.
Çözüm: Etkin Yasalar, Güçlü Destek Mekanizmaları ve Çocukluktan Başlayan Eğitim
Uzman önerilerinin ortak noktaları:
- Daha sert ve uygulanabilir yasalar
- Erişilebilir şikâyet mekanizmaları
- Güçlü sosyal destek sistemi
- Çocuk yaştan başlayan eşitlik ve saygı eğitimi
- Ekonomik bağımsızlık programları
- Şiddetin işaretlerini erken fark etmeye yönelik toplum eğitimi
Ortak Bir Çağrı
- “Saygı zorunludur; şiddeti durdurun.”
- “Her kadın güvenli olmalı.”
- “Kadınlara saygı duyan toplum, geleceğine saygı duyar.”
- “Şiddete dur demek özsaygıyı savunmaktır.”
- “Şiddeti değil, sevgiyi seç.”
Bir Kadın Daha Eksilmesin
Türkiye’den Mısır’a, Yunanistan’dan Fas’a, İtalya’dan Küba’ya uzanan bu tablo, kadına yönelik şiddetin küresel bir insanlık krizi olduğunu gösteriyor.
Kadınların ortak feryadı aynı:
“Bir daha asla bana vurma.”
Bu karanlığın sona ermesi için farkındalık, dayanışma, eğitim ve adaletin eş zamanlı işlemesi gerekiyor.
Şiddetin değil, sevginin ve saygının hâkim olduğu bir dünya için mücadele devam ediyor.
İlgili Arşiv Haber
Berlin’de Kadına Yönelik Organize Suç Tehlikesi