Midilli turizminde yeni dönem: Türk pazarı 80 milyon euroya yaklaşan katkısıyla öne çıkıyor

Doğu ve Batı’nın izlerini bir arada taşıyan Midilli (Lesvos) Adası, değişen ziyaretçi profili ve sürdürülebilirlik odaklı turizm yaklaşımıyla yeni bir döneme giriyor. Ada turizminin bu dönüşümünü WOM Hospitality Kurucusu Drosos Tarnaras değerlendirdi. Tarnaras, “Türk pazarı bizim için her zaman çok kıymetli” dedi.

Midilli turizminde yeni dönem: Türk pazarı 80 milyon euroya yaklaşan katkısıyla öne çıkıyor
Midilli (Lesvos Adası), Türk turistlerin son yıllarda en çok tercih ettiği Ege destinasyonları arasında yer alıyor.
Midilli turizminde yeni dönem: Türk pazarı 80 milyon euroya yaklaşan katkısıyla öne çıkıyor
Midilli turizminde yeni dönem: Türk pazarı 80 milyon euroya yaklaşan katkısıyla öne çıkıyor
Midilli turizminde yeni dönem: Türk pazarı 80 milyon euroya yaklaşan katkısıyla öne çıkıyor

Ege’nin kuzeyinde yer alan Midilli (Lesvos) Adası, antik çağlardan günümüze uzanan çok katmanlı tarihiyle dikkat çekiyor. Antik Yunan, Roma ve Bizans’ın yanı sıra Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan ada; kaleleri, kiliseleri, camileri, hamamları ve su kemerleriyle tarih meraklıları için güçlü bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor. Midilli Kalesi’nden Osmanlı dönemine ait yapılar ile Bizans kiliselerine uzanan bu miras, ada yaşamının doğal bir parçası olarak varlığını koruyor.

UNESCO listesindeki Taşlaşmış Orman ve Kalloni

Doğa turizmi açısından öne çıkan başlıca duraklardan biri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Taşlaşmış Orman ve Müzesi. Milyonlarca yıl öncesine uzanan jeolojik oluşumlar, Midilli’yi doğa temelli turizmde öne çıkarıyor. Kalloni Körfezi ve Tuz Gölü çevresi ise 200’ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yaparak Avrupa’nın önemli kuş gözlem merkezleri arasında gösteriliyor. Ada merkezi Mytilini (Mytilene) ise gündüz alışveriş, akşamları taverna ve barlarıyla sosyal yaşamın kalbinin attığı nokta konumunda.

Molivos, Eressos ve Agiasos öne çıkıyor

Adanın kuzeyindeki Molivos, taş evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve gün batımı manzarasıyla ziyaretçilerin en uğrak noktaları arasında yer alıyor. Sappho’nun doğum yeri Eressos, kum plajlarıyla öne çıkarken; Olympos Dağı eteklerindeki Agiasos geleneksel mimarisiyle dikkat çekiyor. Midilli, Barbaros Hayrettin Paşa’dan Namık Kemal’e, Sappho’dan Stratis Mirivilis’e uzanan tarihsel ve kültürel birikimiyle de öne çıkıyor.

“2025, son 15 yılın en iyi ikinci sezonu”

Midilli turizminin mevcut durumunu değerlendiren WOM Hospitality Kurucusu Drosos Tarnaras, 2025 sezonunun 2024’teki rekoru tekrarlamasa da güçlü bir tablo sunduğunu belirtti. Tarnaras, “Lesvos açısından son 15 yılın en iyi ikinci performansını yakaladık. Türk turist sayısında yaklaşık yüzde 7’lik sınırlı bir düşüş oldu; bu daha çok kısa süreli hafta sonu ziyaretlerinde hissedildi” dedi. Buna karşın sezon dışı dönemlerde de ziyaretçi akışının sürmesinin önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.

Avrupa pazarında güçlü büyüme

2025’te Avrupa pazarının ada turizmine önemli katkı sağladığını belirten Tarnaras, yaklaşık 25 bin charter seferiyle son yılların en yüksek performanslarından birinin yakalandığını aktardı. İskandinav ülkeleri, İngiltere ve Hollanda ana pazarlar olurken; Romanya’dan ilk kez anlamlı bir ziyaretçi akışı gerçekleşti. İsrail pazarının temmuz itibarıyla geri dönmesi ve Orta Avrupa ülkelerinden süren ilgi, Midilli’nin pazar çeşitliliğini güçlendirdi.

“Doğru ziyaretçi” yaklaşımı

Midilli’nin nicelikten çok niteliğe odaklanması gerektiğini vurgulayan Tarnaras, yatak kapasitesini artırmak yerine gastronomi, doğa ve kültür temelli ürünlerle sezonu uzatmanın daha sağlıklı olacağını ifade etti. Bu yaklaşımın ada turizmini daha dirençli ve sürdürülebilir kılacağını söyledi.

Türk pazarının ekonomik katkısı 75–80 milyon euro

Türk turistlerin Midilli ekonomisindeki rolüne dikkat çeken Tarnaras, 2024 verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, Türk ziyaretçilerin günlük ortalama 202 euro harcadığını ve ortalama kalış süresinin 3,4 gün olduğunu aktardı. 2025’te Lesvos’u ziyaret eden Türk turist sayısının 110–115 bin bandında gerçekleştiği varsayımıyla, toplam harcamanın 75–80 milyon euro seviyelerine ulaştığını belirtti. Bu katkının özellikle yeme-içme ve yerel deneyimler üzerinden ada ekonomisine doğrudan yansıdığını vurguladı.

Harcama alışkanlıkları daha planlı

Türk turistlerin harcama biçiminde bir değişim yaşandığını kaydeden Tarnaras, “Harcama isteği azalmadı, ancak daha kontrollü ve planlı hale geldi. Gastronomi tarafında talep hâlâ güçlü” dedi. Konaklama ve araç kiralama sürelerinin kısalabildiğini, buna karşın restoranlar ve yerel deneyimlerin önceliğini koruduğunu ifade etti.

Kapıda vize talebi destekliyor

Kapıda vize (ekspres vize) uygulamasının Türk turist talebini belirgin biçimde artırdığını söyleyen Tarnaras, 2024’te Lesvos’un 27 bin 600 kapıda vize ile ilk sırada yer aldığını hatırlattı. 2025’te de bu uygulama sayesinde çok sayıda Türk misafirin adayı ziyaret ettiğini belirtti. Tarnaras, sefer sayısından ziyade düşük sezonlarda da sürdürülebilir talep yaratılmasının kritik olduğunun altını çizdi.

“Türk pazarı kıymetli ama tek başına yeterli değil”

Türk pazarının Midilli için stratejik önem taşıdığını vurgulayan Tarnaras, buna karşın tek bir pazara aşırı bağımlılığın risklerine dikkat çekti. Siyasi gelişmeler ve döviz kurundaki dalgalanmaların talebi hızlı etkileyebildiğini belirterek, Avrupa pazarları ve Yunan iç pazarıyla dengeli bir yapının gerekliliğini vurguladı.

2026 beklentileri olumlu

2026 rezervasyonlarının beklenenden daha hareketli başladığını ifade eden Tarnaras, dengeli ve istikrarlı bir sezon öngördüklerini söyledi. Türk pazarının özellikle sezonun sakin dönemlerinde adaya canlılık kattığını belirten Tarnaras, hedeflerinin Midilli’yi yılın farklı dönemlerinde de tercih edilen bir destinasyon haline getirmek olduğunu kaydetti.