Avrupa Parlamentosu Türkiye raporunu kabul etti, Ankara sert tepki gösterdi
Avrupa Parlamentosu, 2025 Türkiye Raporu’nu 381 kabul, 107 ret ve 171 çekimser oyla kabul etti. Raporda Türkiye’nin AB üyelik sürecinde ilerleme sağlayamadığı, hukuk devleti, insan hakları, basın özgürlüğü ve demokratik standartlar alanlarında sorunların sürdüğü savunuldu. Dışişleri Bakanlığı ise raporu “yanlış bilgilere ve Türkiye karşıtı çevrelerin mesnetsiz iddialarına dayalı” bularak reddetti.
Avrupa Parlamentosu, 17 Haziran 2026’da Strasbourg’daki Genel Kurul oturumunda 2025 Türkiye Raporu’nu kabul etti. Parlamento açıklamasına göre rapor, 381 kabul, 107 ret ve 171 çekimser oyla kabul edildi. Raporda, Türkiye’nin Avrupa Birliği açısından stratejik ve jeopolitik öneme sahip bir ülke ve NATO müttefiki olduğu vurgulanırken, AB üyelik sürecinin 2018’den bu yana fiilen durgun olduğu belirtildi.
Raporda, Türkiye hükümetinin AB üyeliği hedefini yineleyen açıklamalarına rağmen üyelik sürecini etkileyen temel eksikliklerin giderilmediği savunuldu. Avrupa Parlamentosu üyeleri, Türkiye’den hukuk devleti, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve temel özgürlükler alanlarında reform adımları atmasını istedi. Ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine ve uluslararası hukuka saygı çağrısı yapıldı.
AB süreci için “reform şartı” vurgusu
Avrupa Parlamentosu kararında, genişleme politikasının yeniden önem kazandığı bir dönemde Türkiye’nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresinden yararlanamadığı görüşü öne çıktı. Parlamento, Türkiye’nin aday ülke statüsünü koruduğunu ancak üyelik sürecinde ilerleme sağlanabilmesi için demokratik standartlar ve hukuk devleti alanlarında somut reformların gerekli olduğunu bildirdi.
Raporun Türkiye bölümünde, bazı AB üyesi ülkelerle yaşanan gerilimlere de yer verildi. Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs gibi AB üyesi ülkelerin egemen haklarını ihlal ettiğini savundu. Kıbrıs meselesinde ise Birleşmiş Milletler çerçevesinde iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde çözüm çağrısı yapıldı.
Akın Gürlek başlığı ve yaptırım çağrısı
Raporun en tartışmalı başlıklarından biri, Türkiye’deki yargı süreçleri ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik ifadeler oldu. Associated Press’in aktardığına göre Avrupa Parlamentosu raporunda, AB’ye bazı Türk yetkililer hakkında hedefli yaptırımları değerlendirme çağrısı yapıldı; bu kapsamda Akın Gürlek’in de adı geçti. Haberde, söz konusu yaptırım çağrısının mal varlıklarının dondurulması gibi tedbirleri içerebileceği belirtildi.
Raporda, Gürlek’in daha önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dönemindeki bazı siyasi davalar nedeniyle eleştirildiği, Türkiye’de yargının siyasi amaçlarla kullanıldığı yönündeki iddiaların gündeme getirildiği aktarıldı. Türkiye ise bu değerlendirmeleri, bağımsız yargı süreçlerine müdahale ve temelsiz suçlamalar olarak nitelendirdi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan sert açıklama
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği rapora aynı gün yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Bakanlık, raporun “Türkiye karşıtı çevrelerin yanlış bilgilendirmelerine ve mesnetsiz iddialarına” dayandığını belirtti.
Açıklamada, raporun Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik önemin arttığı bir dönemde, olumlu gündemi gölgelemeye dönük siyasi bir yaklaşımla hazırlandığı savunuldu. Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun bazı üyelerinin ideolojik önyargılarının rapora yansıdığını ve bunun Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine yönelik stratejik vizyondan uzak olduğunu ifade etti.
“Türk yargısı müdahaleye açık değildir”
Bakanlık açıklamasında, bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülen süreçlerin çarpıtıldığı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ise temelsiz suçlamalarla hedef alındığı kaydedildi. Açıklamada, Türk yargısının devlet egemenliğinin temel unsurlarından biri olduğu ve herhangi bir uluslararası kurumun, dış aktörün ya da siyasi çevrenin müdahalesine açık olmadığı vurgulandı.
Türkiye, siyasi saiklerle yargı süreçlerini hedef alan açıklamaların hem yargı bağımsızlığı ilkesine aykırı olduğunu hem de kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Ankara’dan AB’ye “yapıcı zemin” çağrısı
Dışişleri Bakanlığı, mevcut küresel sınamalar ortamında Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini yapıcı zeminde ilerletecek bir yaklaşım beklediğini açıkladı. Bakanlık, Türkiye’nin aday ülke statüsüne ve ortak çıkarlara dayalı bir perspektifle ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Böylece Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu, bir yandan Ankara’nın AB sürecindeki reform eksiklikleri ve hukuk devleti eleştirileri üzerinden Brüksel’deki siyasi baskıyı artırırken, diğer yandan Türkiye-AB ilişkilerinde egemenlik, yargı bağımsızlığı ve siyasi müdahale tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.