Koray Türkcanlı’dan CHP Berlin’deki disiplin sürecine ilişkin açıklama
Koray Türkcanlı, hakkında yürütülen süreçte savunma hakkının kısıtlandığını, bazı bilgi ve belgelerin kamuoyuna eksik yansıtıldığını ve parti içi işleyişe ilişkin önemli soruların cevapsız bırakıldığını öne sürdü.
BERLİN – CHP Berlin Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Koray Türkcanlı, son günlerde şahsı hakkında kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Türkcanlı, olayların kronolojisinin ve eksik bırakıldığını belirttiği hususların kamuoyuyla paylaşılmasının zorunlu hâle geldiğini ifade etti.
Türkcanlı, hakkında yürütülen disiplin sürecinin temelini oluşturduğu belirtilen UID Berlin Başkanı ile yaptığı görüşmenin, Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinden önce gerçekleştiğini savundu.
Berlin Disiplin Kurulu’na delil olarak sunduğunu belirttiği 4 ve 6 Mayıs 2026 tarihli yazışmaların, görüşmenin tarihini ve amacının bazı dernek üyelerine önceden açıklandığını ortaya koyduğunu ifade eden Türkcanlı, görüşmenin yapıldığı tarihte kendisine atfedilen kurumsal sorumlulukların hangi hukuki veya tüzüksel temele dayandığının açıklanması gerektiğini kaydetti.
Türkcanlı, Yönetim Kurulu’na sunduğu bu bilgilerin kamuoyuna eksik yansıtıldığını ileri sürdü.
“Neden önce annemle iletişime geçildi?”
Açıklamasında cevap bekleyen en önemli sorunun hâlâ ortada olduğunu belirten Türkcanlı, CHP Berlin Birliği Başkanı İmam K.’nın doğrudan kendisini ilgilendiren bir konuda neden öncelikle kendisiyle değil, 7 Haziran 2026 tarihinde annesiyle iletişime geçtiğini sordu.
Türkcanlı, reşit bir Yönetim Kurulu üyesi olmasına rağmen kendisine herhangi bir bilgi verilmeden ailesi üzerinden iletişim kurulmasının gerekçesinin açıklanmadığını ifade etti.
Annesine aktarıldığını belirttiği “Genel Merkez talimatı” ifadesinin hangi somut talimata dayandığını da soran Türkcanlı, bu soruların bugüne kadar cevapsız bırakıldığını savundu.
“Somut iddialar açıklanmadı”
Türkcanlı, annesiyle iletişime geçilmesinin ardından hem kendisinin hem de annesinin talebine rağmen sürecin konusu ve yöneltilen somut iddialar hakkında herhangi bir açıklama yapılmadığını belirtti.
Buna karşılık ertesi gün kimliği belirsiz kişiler tarafından sosyal medyada şahsını hedef alan paylaşımların başladığını öne süren Türkcanlı, önceden katılamayacağını bildirdiği 10 Haziran tarihli Yönetim Kurulu toplantısında hakkındaki konunun, toplantıya yaklaşık 35 dakika kala gündeme eklendiğini ifade etti.
Türkcanlı, ancak bu gelişmelerin ardından kendisiyle ilk kez yüz yüze görüşme talebinde bulunulduğunu kaydetti.
Hakkındaki somut iddiaları bilmediği bir aşamada yazılı iletişim talep etmesinin savunma hakkı ve hukuki güvenliğinin doğal bir gereği olduğunu vurgulayan Türkcanlı, iddiaların içeriği ile sürecin dayanaklarının taleplerine rağmen açıklanmadığını ileri sürdü.
Türkcanlı, kendisini savunabilmesi için gerekli temel bilgilerin yalnızca yüz yüze görüşme yapılması şartına bağlandığını belirtti.
“Toplantılar gizli değildi”
Kamuoyuna “korsan toplantılar” olarak yansıtılan toplantılara da değinen Türkcanlı, söz konusu toplantıların hiçbir zaman gizli gerçekleştirilmediğini savundu.
Toplantı çağrılarının Yönetim Kurulu WhatsApp grubunda yapıldığını, bağlantıların paylaşıldığını, gündemin önceden grup içerisinde kararlaştırıldığını ve katılım durumlarının bütün üyelere sorulduğunu belirten Türkcanlı, dernek bürosunun kilitlerinin herhangi bir Yönetim Kurulu kararı gösterilmeksizin değiştirildiğini öne sürdü
İlgili Haber
CHP Berlin Birliği’nden Federasyona İnceleme Başvurusu

Türkcanlı, bu nedenle bazı toplantıların çevrim içi yapılmak zorunda kaldığını ifade etti.
Söz konusu toplantıların Yönetim Kurulu’nun oy birliğiyle belirlediği gün ve saatlerde ve Yönetim Kurulu çoğunluğunun katılımıyla gerçekleştirildiğini belirten Türkcanlı, Başkan İmam K. tarafından ortak irade yerine tek taraflı bir toplantı düzeni uygulandığını ileri sürdü.
Son toplantı çağrısının 18 Haziran tarihine ait olduğunu belirten Türkcanlı, bu toplantının tutanağının bugüne kadar Yönetim Kurulu üyelerine ulaştırılmadığını kaydetti.
Türkcanlı, parti tüzüğü gereğince başkanın Yönetim Kurulu’nun üzerinde yer alan ayrı bir organ olmadığını, diğer Yönetim Kurulu üyeleriyle eşit hak ve sorumluluklara sahip bir üye olduğunu ifade etti.
Kadınlar Grubu’ndaki paylaşımlara tepki
Türkcanlı, 19 Haziran tarihinde CHP Berlin Kadınlar Grubu’nda şahsıyla ilişkilendirilebilecek ithamların dile getirildiğini belirtti.
Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sevda D.’ye müdahale talebinde bulunmasına rağmen Yönetim Kurulu Üyesi Erdal T. tarafından ailesi ve şahsı hakkında değerlendirmeler içeren bir ses kaydı paylaşıldığını öne sürdü.
Türkcanlı, şahsı hakkında değerlendirmeler yapılırken kendisine hiçbir aşamada söz hakkı tanınmadığını, aralarında kendisinin de bulunduğu beş Yönetim Kurulu üyesinin gruptan çıkarıldığını ifade etti.
“Hesap vermekten kaçmadım”
Türkcanlı, hiçbir zaman hesap vermekten kaçmadığını belirterek, Berlin Disiplin Kurulu sürecini başlatan taraflardan biri olarak ifade verdiğini, talep edilen bütün bilgi ve belgeleri sunduğunu ve hakkındaki her iddiaya yazılı delillerle cevap verdiğini kaydetti.
Buna rağmen hakkındaki “yazılı şikâyetlerin” ve sürece esas alınan toplantı tutanaklarının kendisine iletilmediğini belirten Türkcanlı, bu durumun savunma hakkını etkin biçimde kullanmasını ciddi şekilde zorlaştırdığını ifade etti.
Türkcanlı, söz konusu belgelerin, toplantıya katılan ve tutanağın hazırlanmasından sorumlu olduğunu belirttiği Yönetim Kurulu Üyesi Sevda D. tarafından bugüne kadar kendisine ulaştırılmadığını öne sürdü.
“Masumiyet karinesi açısından soru işaretleri doğuruyor”
Berlin Disiplin Kurulu nezdinde devam eden bir süreç bulunmasına rağmen aynı olayların eş zamanlı olarak CHP Almanya Federasyonu’na taşındığını belirten Türkcanlı, disiplin süreci devam ederken dosya içeriğine ilişkin bilgilerin basına yansıtılmasına da tepki gösterdi.
Türkcanlı, bu durumun masumiyet karinesi, adil süreç ilkesi ve parti içi hukukun sağlıklı işlemesi bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Meselenin yalnızca şahsıyla ilgili olmadığını vurgulayan Türkcanlı, asıl konunun Genel Kurul’da üyelerin özgür iradesiyle seçilmiş Yönetim Kurulu üyeleri hakkında yürütülen sürecin hukuka, parti tüzüğüne, demokratik ilkelere ve örgüt kültürüne uygun biçimde yürütülüp yürütülmediği olduğunu kaydetti.
“Askıya alma kararının dayanağı açık değil”
Açıklamanın hazırlanmasından bir gün önce Yönetim Kurulu üyeliklerinin “askıya alındığı” yönünde bir açıklama yapıldığını belirten Türkcanlı, kendilerine bildirilen işlemin hangi tüzük hükmüne ve hangi karara dayandığının açık olmadığını savundu.
Türkcanlı, söz konusu işlemi hukuki bakımdan değerlendirme ve gerekli itiraz yollarını kullanma haklarını saklı tuttuklarını kamuoyuna duyurdu.
Kamuoyunun tek taraflı açıklamalar yerine bütün bilgi, belge ve kronolojiyi birlikte değerlendirerek kanaat oluşturacağına inandığını belirten Türkcanlı, disiplin sürecinin masumiyet karinesi, savunma hakkı, parti tüzüğü ve hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yürütülmesini beklediğini ifade etti.
Bilgi notu
Medya.Berlin, daha önce CHP Berlin Birliği Yönetim Kurulu tarafından kamuoyuyla paylaşılan basın bildirisini haberleştirmiştir.
Koray Türkcanlı tarafından Medya.Berlin’e yazılı olarak iletilen bu açıklama, söz konusu basın bildirisinde yer alan değerlendirmelere karşı cevap hakkı kapsamında yayımlanmaktadır.
Gazetecilik meslek ilkeleri doğrultusunda tarafların görüşlerini kamuoyuna aktarmayı esas alan Medya.Berlin, Koray Türkcanlı’nın açıklamasını içerdiği iddia ve değerlendirmelere müdahale etmeden, haber dili ve yayın formatına uygun biçimde kamuoyunun bilgisine sunmuştur.
Metinde Koray Türkcanlı’nın adı ve soyadı, açıklamanın sahibi olması nedeniyle açık biçimde kullanılmış; açıklamada adı geçen diğer kişilerin soyadları ise yalnızca baş harfleriyle verilmiştir.
Bu haberde yer alan iddia ve değerlendirmeler Koray Türkcanlı’ya ait olup, ilgili kişi ve kurumların cevap ve düzeltme hakları saklıdır.