CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma

CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
2008’de yayımlanan uluslararası raporlar, WikiLeaks belgeleri, Ergenekon-Balyoz süreci, Deniz Baykal kaseti ve “Yeni CHP” söylemiyle başlayan dönüşüm tartışmaları bugün Özgür Özel–Kemal Kılıçdaroğlu eksenindeki parti içi mücadeleyle yeniden gündemde.
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma
CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma

CHP’nin dönüşüm ekseni: Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, “Yeni CHP”den Özgür Özel dönemine uzanan kırılma

Türkiye siyasetinde bazı dönemler vardır; yalnızca bir parti liderinin değişimini değil, devlet-toplum ilişkisinin, siyasal eksenin ve güç dengelerinin yeniden şekillenmesini temsil eder. Cumhuriyet Halk Partisi’nde 2008 sonrası yaşanan dönüşüm de bu çerçevede değerlendirilmektedir.

Bugün CHP içinde yaşanan Özgür Özel–Kemal Kılıçdaroğlu gerilimi yalnızca bir liderlik mücadelesi değildir. Tartışma, aslında yaklaşık 15 yıldır süren “CHP’nin kimliği ne olacak?” sorusunun devamıdır.

Bu süreci anlamak için yalnızca bugüne değil; Ergenekon-Balyoz dönemine, WikiLeaks belgelerine, Baykal kasetine, uluslararası düşünce kuruluşlarının raporlarına ve “Yeni CHP” söylemine birlikte bakmak gerekir.

2008: Uluslararası raporlar ve CHP’nin yeniden tanımlanması

2008 yılında yayımlanan “Prospects for a Torn Turkey: A Secular and Unitary Future?” başlıklı rapor, Türkiye’nin geleceğine ilişkin oldukça dikkat çekici analizler içeriyordu.

Raporda:

  • Kemalizm’in dönüşmesi gerektiği,
  • Türkiye’nin çok etnili yapıya yöneldiği,
  • seküler-ulusalcı devlet modelinin aşındığı,
  • CHP’nin Avrupa tipi sosyal demokrat çizgiye evrilebileceği

görüşleri öne çıkarıldı.

Daha da dikkat çekici olan ise Deniz Baykal sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun potansiyel lider olarak işaret edilmesiydi.

O dönem CHP’nin başında hâlâ Deniz Baykal vardı. Ancak raporda Baykal sonrası senaryoların detaylı biçimde ele alınması, yıllar sonra yaşanan gelişmeler nedeniyle tekrar tartışma konusu oldu.

Bu noktada mesele yalnızca bir akademik değerlendirme değildi. Çünkü aynı dönemde Türkiye’de devlet yapısını sarsan çok büyük operasyonlar başlamıştı.

Ergenekon ve Balyoz: Türkiye’nin siyasal zemini yeniden kurulurken

2007 sonrası süreçte Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları Türkiye’nin siyasal atmosferini tamamen değiştirdi.

Taraf gazetesi manşetleri:

  • “Fatih Camii bombalanacaktı”
  • “Kendi jetimizi düşürecektik”

başlıklarıyla kamuoyu oluşturdu.

Askeri vesayetle mücadele söylemi üzerinden yürüyen süreçte yüzlerce asker, gazeteci, akademisyen ve siyasetçi hedef alındı.

Ancak yıllar sonra:

  • dijital delillerin tartışmalı olduğu,
  • birçok davanın çöktüğü,
  • FETÖ yapılanmasının yargı-emniyet içinde etkin rol oynadığı

iddiaları devletin resmi tezine dönüştü.

Bu süreçte dikkat çekici olan nokta şuydu:

Türkiye’de yalnızca bir güvenlik operasyonu yürümüyor; aynı zamanda siyasal alan yeniden dizayn ediliyordu.

Eski devlet refleksi tasfiye edilirken yeni bir siyasal dil inşa ediliyordu.

WikiLeaks belgeleri: CHP’nin geleceği neden izleniyordu?

2009 tarihli WikiLeaks belgelerinde CHP’ye ilişkin sorular dikkat çekiciydi.


Belgelerde:

  • Baykal’ın parti üzerindeki hâkimiyeti,
  • Kemal Kılıçdaroğlu’nun yükselişi,
  • CHP’nin TSK ile ilişkisi,
  • olası liderlik değişimi,
  • Kılıçdaroğlu’nun siyasi geleceği

hakkında değerlendirmeler isteniyordu.

Bu belgeler birçok çevrede şu soruyu gündeme taşıdı:

“Neden Türkiye’deki ana muhalefet partisinin iç dengeleri bu kadar yakından takip ediliyordu?”

Bu soru bugün hâlâ tam anlamıyla cevaplanabilmiş değildir.

Ancak şu gerçek açıktır:

Türkiye’deki siyasal dönüşüm yalnızca iç dinamiklerle açıklanamayacak kadar uluslararası ilgi görüyordu.

Baykal kaseti: Siyasi kırılmanın miladı

2010’da Deniz Baykal’a yönelik kaset operasyonu yaşandı.

Baykal istifa etti.

Kısa süre sonra Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı oldu.

Bu gelişme yalnızca bir lider değişimi değildi. CHP’nin ideolojik ekseninde de ciddi değişim başladı.

Kılıçdaroğlu döneminde:

  • “Yeni CHP”
  • özgürlükçü söylem,
  • Avrupa sosyal demokrasisi,
  • muhafazakâr açılım,
  • Kürt meselesinde yeni ton,
  • devletçi-ulusalcı çizginin gerilemesi

öne çıktı.

Destekleyenlere göre CHP toplumla barışıyordu.

Eleştirenlere göre ise CHP kurucu ideolojisinden uzaklaştırılıyordu.

“Yeni CHP” neyi değiştirdi?

Kemal Kılıçdaroğlu dönemi CHP’de üç büyük değişim yarattı:

Birincisi:
Parti içindeki ulusalcı damar zayıfladı.

İkincisi:
CHP merkez sol yerine daha geniş “ittifak siyaseti” çizgisine yöneldi.

Üçüncüsü:
Parti, Batı’daki sosyal demokrat partilere benzer yeni bir kimlik üretmeye çalıştı.

Ancak bu dönüşüm hiçbir zaman tam anlamıyla iç uzlaşıyla gerçekleşmedi.

Partinin bir bölümü:
“CHP fabrika ayarlarından kopuyor”
derken;

diğer kesim:
“CHP halk partisine dönüşüyor”
savunmasını yaptı.

Bugünkü kriz tam da bu çözülmemiş gerilimin devamıdır.

Özgür Özel dönemi: Değişimin ikinci dalgası mı?

2023 kurultayında Özgür Özel’in genel başkan olmasıyla CHP’de ikinci büyük kırılma yaşandı.

Kemal Kılıçdaroğlu ilk kez parti yönetimini kaybetti.

Fakat CHP’de güç tamamen el değiştirmedi.

Çünkü:

  • delegasyon yapısı,
  • belediye ağları,
  • eski genel merkez kadroları,
  • parti içi klikler

yerinde kaldı.

Bugün yaşanan Özgür Özel–Kılıçdaroğlu gerilimi yalnızca kişisel değildir.

Asıl kavga:
“CHP’nin bundan sonra hangi ideolojik hatta ilerleyeceği”
meselesidir.

Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu neden karşı karşıya?

Özgür Özel ekibi:

  • daha agresif muhalefet,
  • Ekrem İmamoğlu merkezli yeni yapı,
  • gençleşme,
  • değişim söylemi

üzerinden hareket ediyor.

Kılıçdaroğlu’na yakın çevreler ise:

  • partinin kurumsal hafızasının tasfiye edildiğini,
  • kararların dar ekip tarafından alındığını,
  • CHP’nin ideolojik omurgasının zayıfladığını

savunuyor.

Bu nedenle bugün CHP’de yaşanan mücadele:
“lider savaşı”ndan çok
“partinin ruhu üzerindeki mücadele”
olarak okunuyor.

Tarihsel süreklilik dikkat çekiyor

2008’de raporlarda tartışılan başlıklar ile bugün yaşananlar arasındaki paralellik dikkat çekicidir:

  • CHP’nin dönüşümü
  • Baykal sonrası liderlik
  • Avrupa tipi sosyal demokrasi
  • devletçi-ulusalcı çizginin zayıflaması
  • yeni siyasal merkez oluşturulması
  • parti içi yeniden yapılanma

Bugün hâlâ tartışılıyor.

Bu nedenle bazı çevreler yaşananları:
“uzun vadeli siyasal mühendislik”
olarak yorumluyor.

Başka bir kesim ise bunun doğal siyasal evrim olduğunu savunuyor.

Ancak hangi görüş benimsenirse benimsensin, şu gerçek değişmiyor:

CHP’de 2010’da başlayan dönüşüm henüz tamamlanmış değil.

Özgür Özel–Kılıçdaroğlu hattındaki gerilim de bunun son halkası olarak görülüyor.

Türkiye’de siyasi partiler yalnızca seçim kazanma araçları değildir. Aynı zamanda devletin yönü, toplumun kimliği ve ülkenin jeopolitik ekseni üzerinde mücadele alanlarıdır.

CHP’de son 15 yılda yaşanan dönüşüm de tam olarak bu nedenle önem taşımaktadır.

Baykal kaseti, Ergenekon-Balyoz dönemi, WikiLeaks belgeleri, “Yeni CHP” söylemi ve bugün yaşanan kurultay tartışmaları birbirinden tamamen bağımsız okunmamaktadır.

Bugün CHP içinde yaşanan kriz aslında tek bir soruya dayanmaktadır:

Cumhuriyet Halk Partisi, kurucu devlet partisinin devamı mı olacak; yoksa küresel sosyal demokrat eksende yeniden tanımlanan yeni bir siyasal yapıya mı dönüşecek?

Bu sorunun cevabı yalnızca CHP’nin değil, Türkiye siyasetinin geleceğini de belirleyecektir.

İlgili Arşiv Video