Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor

10 Ocak’ta Almanya’da başlayan Türk marketleri boykotu, 31 Ocak’ta Avrupa geneline yayılmaya hazırlanıyor. Tüketiciler artan fiyatlara tepki gösterirken, esnaf maliyet baskısına dikkat çekiyor.

Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor
31 Ocak’taki Avrupa’nın birçok ülkesinde Türk marketlere karşı yapılacak boykotun yapay zekayla oluşturulan afişi
Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor
Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor
Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor
Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor
Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor
Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor
Avrupa’da Türk Marketlerine Boykot Büyüyor

Avrupa’da yaşayan Türk toplumu için Türk marketleri, uzun yıllardır yalnızca alışveriş yapılan yerler değil; kültürel bağların, tanıdık sohbetlerin ve memleket hissinin sürdüğü mekânlar olarak görülüyordu. Ancak son dönemde raflara yansıyan fiyat artışları bu algıyı tartışmaya açtı. Almanya’nın birçok kentinde tüketiciler, yüksek fiyatlara tepki olarak 10 Ocak’ta Türk marketlerinden alışveriş yapmayarak geniş katılımlı bir boykot gerçekleştirdi. Boykot günü pek çok şehirde müşteri sayısında belirgin düşüş yaşanırken, sosyal medyada “Adil fiyat istiyoruz” çağrıları öne çıktı.

Sosyal medya üzerinden örgütlenen bu eylemin temel gerekçesi, bazı ürünlerin Türk marketlerinde, Almanya’daki zincir marketlere kıyasla belirgin şekilde daha pahalıya satıldığı yönündeki yaygın kanaat oldu. Almanya’da başlayan bu tepkinin, 31 Ocak 2026 Cumartesi günü Avrupa geneline yayılması planlanıyor.

Fiyat algısı ve tüketici rahatsızlığı

Avrupalı Türkler, uzun süre Türkiye’den gelen ürünlerin lojistik maliyetlerini ve küçük ölçekli işletmelerin karşılaştığı zorlukları anlayışla karşıladı. Ancak son dönemde özellikle temel gıda, et ve sebze ürünlerinde oluşan fiyat farkları bu anlayışı zedeledi. Tüketiciler, bazı ürünlerin Lidl veya Aldi gibi zincirlerde 1–2 avro seviyesinde satılırken, Türk marketlerinde 4–5 avroya kadar çıkmasını eleştiriyor. Bu durum, dar gelirli gurbetçiler arasında “gurbetçinin gurbetçiyi sömürdüğü” algısının güçlenmesine yol açıyor. Boykot çağrısını yapanlar ise amaçlarının esnafı hedef almak değil, şeffaf ve makul fiyatlandırma talebini görünür kılmak olduğunu vurguluyor.

31 Ocak için Avrupa geneli çağrı

10 Ocak’taki ilk boykotun ardından, farklı ülkelerdeki tüketici grupları 31 Ocak için daha geniş kapsamlı bir eylem çağrısı yaptı. WhatsApp grupları ve sosyal ağlar üzerinden yayılan mesajlarda, Türk marketlerinden alışveriş yapılmayarak ortak bir “adil fiyat” talebi dile getirilecek. Hollanda, Fransa, Belçika ve Avusturya başta olmak üzere birçok ülkede çağrının yankı bulduğu belirtiliyor. Organizatörler, eylemi “Adil fiyat yoksa alışveriş de yok” sloganıyla özetliyor.

Karşılaştırmalı videolar ve fiş analizleri

Boykotu organize eden gruplar, etkiyi artırmak amacıyla fiyat karşılaştırmalı videolar ve görseller paylaşıyor. Bu içeriklerde Türk marketlerindeki ürün fiyatları, Alman zincir marketlerindeki benzer ürünlerle yan yana gösteriliyor. Alışveriş fişleri üzerinden yapılan paylaşımlarda, özellikle Türkiye menşeli ürünlerdeki yüksek kâr marjları eleştiriliyor. “31 Ocak – Türk Marketine Gitmiyoruz” yazılı afişler ve görseller sosyal medyada hızla yayılıyor.

İş dünyasından ve STK’lardan eleştiriler

Eylemler yalnızca tüketicilerle sınırlı kalmadı. Bazı iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları, boykot çağrılarının Türk esnafını zor durumda bırakabileceği uyarısında bulundu. Yapılan açıklamalarda, Türk marketlerinin Avrupa’daki Türk toplumunun ekonomik ve kültürel omurgalarından biri olduğu, istihdam sağladığı ve yalnızca Türk müşterilere değil, geniş bir kesime hizmet verdiği hatırlatıldı.

Marketlerden indirim hamleleri

Öte yandan birçok Türk marketi, artan maliyetlere dikkat çekerken 31 Ocak öncesinde “büyük indirim” ve “kampanya” duyurularına başladı. Tedarik zinciri, lojistik ve ithalat giderlerinin fiyatları doğrudan etkilediğini savunan market sahipleri, özellikle un, yağ, şeker ve çay gibi temel ürünlerde geçici indirimler açıkladı. Bu adımların boykotun etkisini ne ölçüde azaltacağı ise belirsizliğini koruyor.

“Amacımız esnafı bitirmek değil”

Almanya’nın Frankfurt, Hamburg, Elmshorn ve Püttlingen gibi farklı kentlerinde yaşayan Türkler, artan fiyatlara ilişkin görüşlerini dile getirirken ortak bir noktada buluşuyor. Tüketiciler, amaçlarının Türk esnafını hedef almak olmadığını, ancak artan yaşam maliyetleri karşısında her avronun hesabının yapılmak zorunda kalındığını vurguluyor. “Adil ve makul fiyat” talebinin karşılanması hâlinde, alışveriş tercihlerinin yeniden Türk marketlerine yöneleceği ifade ediliyor.

Almanya’da fitili ateşlenen ve Avrupa geneline yayılma potansiyeli taşıyan bu boykotun nasıl bir karşılık bulacağı, 31 Ocak’ta netleşecek. Sürecin kalıcı bir fiyat düzenlemesine dönüşüp dönüşmeyeceği ise hem esnafın atacağı adımlara hem de tüketicilerin tepkilerini ne ölçüde sürdüreceğine bağlı olacak.

İlgili Arşiv Haber