TBMM Komisyon raporu: Silah bırakma teyidi “kritik eşik”, izleme mekanizması ve demokratikleşme paketi önerildi
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu; PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakmasının güvenlik birimlerince ölçülebilir kriterlerle tespit ve teyit edilmesini sürecin başlangıç noktası olarak tanımladı. Rapor, silah bırakma sonrası için müstakil ve geçici bir yasa, yürütme içinde izleme-raporlama mekanizması ve AİHM–AYM kararlarına eksiksiz uyum dâhil demokratikleşme başlıklarında düzenleme önerileri içeriyor. 
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde çalışan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporu, terör meselesini yalnız güvenlik ekseninde değil; hukuk devleti, demokratik standartlar, toplumsal bütünleşme ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alan kapsamlı bir yol haritası olarak yayımlandı. Rapor, sürecin “pazarlık” olarak tanımlanmasına karşı çıkarken, Meclis’in temsil gücü ve denetim kapasitesini merkeze alıyor.
Komisyonun kuruluş çerçevesi de raporda ayrıntılı yer buluyor. Buna göre Komisyon, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi parti liderleriyle görüşmeleri sonrası 25 Temmuz 2025’te yapılan davetin ardından 5 Ağustos 2025’te fiilen çalışmaya başladı. 51 üyeli kompozisyonla 20 toplantı yapıldığı; Bakanlar ve MİT Başkanı dâhil olmak üzere geniş bir yelpazede sunumlar alındığı, toplamda 137 kişi ve kurumun görüşüne başvurulduğu aktarılıyor.
Kritik eşik: “Silah bırakmanın devletçe tespiti ve teyidi”
Raporun yasal öneriler bölümünde en kritik eşik, PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi olarak tanımlanıyor. Bu teyidin yalnızca “tehdit bitti” ilanı olmadığı; yeni dönemin hukuk ve politika çerçevesini hayata geçirecek başlangıç noktası olduğu belirtiliyor. Ayrıca tespit-teyit mekanizmasının kurumlar arası eş güdümle, objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlerle işlemesi gerektiği vurgulanıyor.
“Müstakil ve geçici yasa” önerisi: Af algısı üretmeyen düzenleme
Komisyon, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetmek üzere amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici bir yasal düzenleme ihtiyacını açıkça ifade ediyor. Bu düzenlemenin hedefi; silah ve şiddeti reddeden bireylerin topluma kazandırılması, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesi ve meselenin bütünüyle hukuki-siyasi zemine çekilmesi olarak çerçeveleniyor. Kanunun kapsamının yorum yoluyla genişletilmeye müsait olmayacak şekilde net olması, kamu vicdanı ve toplumsal hassasiyetleri gözetmesi gerektiği kayda geçiyor.
Örgüt mensuplarının statüsüne ilişkin bölümde ise ceza ve infaz hukukundaki hükümlerden yararlanılabilecek düzenlemelerle birlikte, ilgili kişiler hakkında mutlaka adli işlem yürütülmesi gerektiği belirtiliyor; düzenlemelerin toplumda “cezasızlık” veya “af” algısı oluşturmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor.
Toplumsal bütünleşme: Uyum, istihdam ve psikososyal destek
Rapor, “silahların susması”nın kırılganlıkları kendiliğinden onarmayacağına işaret ederek, silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması için eğitim, istihdam, psikososyal destek, yerel kalkınma programları ve sivil toplum iş birliğini ana başlıklar arasında sayıyor. Bu çerçevede adalet ve eşitlik duygusunun toplumun tüm kesimlerinde kökleşmesi, ortak geleceğe eşit fırsatlarla katılımı sağlayacak kapsayıcı politika setleri öneriliyor.
İzleme ve raporlama mekanizması: Yürütmeye görev, TBMM’ye rapor
Komisyon, kanunla yürütme içinde sürecin izlenmesi ve raporlanmasını sağlayacak bir mekanizma kurulmasını öneriyor. Uygulamaların etkinliği ve hedefe ulaşma düzeyinin denetlenebilmesi için bu mekanizmanın tespit-teyit çerçevesinde çalışması, kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi ve kurumlar arasında eş güdümün sağlanması gerektiği ifade ediliyor. Sürecin usul ve esaslarının ikincil düzenlemelerle somutlaştırılması; yetki karmaşasının önlenmesi ve idari uygulamada yeknesaklık sağlanması açısından gerekli görülüyor. Hazırlanacak raporların TBMM’ye sunulması da raporun açık önerileri arasında.
Süreçte görev alanlara yasal güvence
Rapor, komisyon toplantılarına katılan, görüş ve öneri sunan, komisyon çalışmalarında görev alan kişi ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulmasını öneriyor.
Demokratikleşme paketi: AİHM–AYM uyumu, infaz adaleti, ifade özgürlüğü
Komisyon, Türkiye’nin demokratik standartlarını yükseltmeyi raporun ana eksenlerinden biri olarak tarif ediyor. AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumun hukuk devleti niteliğini güçlendireceği belirtilirken, mevcut mekanizmaların güçlendirilmesi ve yeni etkili mekanizmalar oluşturulması öneriliyor; idarenin işlemleri ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması gerektiği kaydediliyor.
Yargılama ve infaz bölümünde infaz mevzuatının AİHM–AYM içtihatları ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler ışığında gözden geçirilmesi; koşullu salıverilme ve infaz sürelerinin daha adil ve bütüncül ele alınması; hasta ve yaşlı tutuklu-hükümlüler için infaz ertelemesi; cezaevi idare ve gözlem kurullarının yapısının gözden geçirilmesi; tutuksuz yargılamanın esas olması yönünde mevzuatın değerlendirilmesi gibi öneriler sıralanıyor.
Hak ve özgürlükler başlığında ise temel hakların eksiksiz kullanımının önündeki engellerin kaldırılması, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun hakların özünü koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun etkinliğini artıracak biçimde yeniden yapılandırılması ve “şiddet içermeyen fiillerin terör suçu olarak nitelendirilmemesi” yönünde açık bir çerçeve sunuluyor.