Türk Mutfağı Haftası 2026 Berlin’de başladı: “Bir Sofrada Miras” teması öne çıktı
Berlin’de düzenlenen Türk Mutfağı Haftası 2026 gala gecesinde Türk mutfağının kültürel mirası, gastronomi diplomasisi ve Türkiye-Almanya ilişkileri öne çıktı. Büyükelçi Gökhan Turan, Kültür Ataşesi Samet Kapısız ve THY Berlin Müdürü Zekeriya Kuruçam, Türk mutfağının kültürler arasında köprü kuran güçlü bir miras olduğunu vurguladı.
Berlin’de düzenlenen Uluslararası Türk Mutfağı Haftası 2026 etkinlikleri, “Bir Sofrada Miras” temasıyla başladı. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı tarafından organize edilen gala programı, 20 Mayıs 2026 tarihinde Titanic Hotel Gendarmenmarkt Berlin’de gerçekleştirildi.
Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçiliği, Turkish Airlines ve Titanic Hotels desteğiyle düzenlenen etkinlikte; diplomasi, medya, turizm ve kültür dünyasından yaklaşık 120 davetli bir araya geldi.
Büyükelçi Gökhan Turan: “Türk mutfağı kültürel kimliğin en güçlü yansımalarından biridir”
Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, Türk mutfağının yalnızca gastronomik bir alan değil, aynı zamanda kültürel kimliğin ve toplumsal hafızanın önemli bir taşıyıcısı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayesinde gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası’nın bu yıl beşinci kez düzenlendiğini hatırlatan Turan, Türk mutfağının uluslararası alanda giderek daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti.

Büyükelçi Turan konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türk mutfağı yalnızca yemeklerden ibaret değildir. Ortak hafızanın, geleneklerin, aile kültürünün ve toplumsal birlikteliğin taşıyıcısıdır. Sofra kültürü, Türk toplumunda paylaşımın ve bağ kurmanın merkezinde yer almaktadır.”
Türk mutfağının doğal ürünler, geleneksel üretim yöntemleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan tariflerle şekillendiğini belirten Turan, gastronominin günümüzde toplumlar arasında anlayışı güçlendiren önemli bir kültürel diplomasi aracına dönüştüğünü söyledi.
Konuşmasında Türkiye-Almanya ilişkilerine de değinen Turan, iki ülke arasındaki stratejik diyaloğun son dönemde yeniden ivme kazandığını ifade etti. Dışişleri bakanları düzeyindeki temasların ve stratejik diyalog mekanizmalarının ilişkileri güçlendirdiğini kaydeden Turan, Almanya’nın Türkiye açısından önemli ve güvenilir bir ortak olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin Alman turistler açısından en önemli destinasyonlardan biri olmaya devam ettiğini belirten Turan, yılın ilk üç ayında yaklaşık 700 bin Alman ziyaretçinin Türkiye’ye seyahat ettiğini söyledi.

Dr.Samet Kapısız: “Türk mutfağı insanları aynı sofrada buluşturuyor”
Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçiliği Kültür Ataşesi Samet Kapısız ise konuşmasında Türk mutfağının binlerce yıllık kültürel birikimin sonucu olduğunu vurguladı.
Kapısız, Anadolu’nun farklı bölgelerinde şekillenen mutfak kültürünün; göç yolları, iklim çeşitliliği ve tarihsel etkileşimlerle geliştiğini belirtti.
Türk mutfağının yalnızca gastronomik bir deneyim sunmadığını ifade eden Kapısız, şu değerlendirmede bulundu:
“Türk mutfağı birliktelik, sürdürülebilirlik ve kültürel etkileşim gibi değerlerle şekillenmiş güçlü bir mirastır. İnsanları bir araya getirmekte ve kültürler arasında köprüler kurmaktadır.”
Kapısız ayrıca yemek kültürünün Türk toplumunda aile, paylaşım ve misafirperverlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Sofranın yalnızca yemek yenilen bir alan değil; kültürel aktarımın ve sosyal birlikteliğin merkezi olduğunu söyledi.

THY Berlin Müdürü Zekeriya Kuruçam: “Misafirperverlik bizim kültürümüzün doğal parçası”
Gecede konuşan Zekeriya Kuruçam ise Türk mutfağı ile havacılık arasında kültürel bağ kuran dikkat çekici mesajlar verdi.
Kuruçam, Türk Hava Yolları’nın bugün altı kıtada 135’ten fazla ülkede 350’nin üzerinde destinasyona uçtuğunu belirterek, şirketin 2025 yılında 92 milyon yolcu taşıyarak tarihindeki en yüksek rakama ulaştığını söyledi.
1933 yılında yalnızca beş uçakla başlayan yolculuğun bugün 537 uçaklık modern filoya dönüştüğünü ifade eden Kuruçam, Türk Hava Yolları’nın 2033 hedefleri kapsamında 800’den fazla uçak ve yıllık 160 milyon yolcu kapasitesine ulaşmayı planladığını belirtti.
Konuşmasında özellikle Türk misafirperverliği ve ikram kültürüne vurgu yapan Kuruçam şu ifadeleri kullandı:
“Bizim kültürümüzde yemek sunmak sadece açlığı gidermek değildir; aynı zamanda misafirperverlik, özen ve saygının göstergesidir.”
Berlin-İstanbul hattı gibi kısa uçuşlarda dahi sunulan ikram hizmetlerinin yabancı yolcular tarafından dikkat çektiğini belirten Kuruçam, Türk Hava Yolları’nın Almanya ile Türkiye arasında haftalık yaklaşık 300 uçuş gerçekleştirdiğini söyledi.
Kuruçam ayrıca “TourIstanbul” ve “Stopover” programlarıyla transit yolculara İstanbul’u ücretsiz keşfetme imkânı sunduklarını ifade etti.

Beş servislik özel menü dikkat çekti
“Bir Sofrada Miras” teması doğrultusunda hazırlanan beş servislik özel menü, Türk mutfağının bölgesel ve kültürel çeşitliliğini öne çıkardı.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Keşkek paylaşım ve dayanışmanın sembolü olarak sunuldu. Kuzu Tandır göç ve yolculuk kültürünü temsil ederken, Baklava ustalık ve geleneksel aktarımın simgesi olarak öne çıktı.
Dolma ortak mutfak kültürü içindeki çeşitliliği temsil ederken, Helva ise dayanışma ve anma kültürünün geleneksel sembolleri arasında yer aldı.
Türk misafirperverliği Berlin’de tanıtıldı
Gece boyunca davetliler yalnızca Türk mutfağının lezzetlerini deneyimlemekle kalmadı; yemeklerin tarihsel kökenleri, hazırlanış biçimleri ve kültürel anlamları hakkında da bilgi aldı.
Programa katılan medya temsilcileri, içerik üreticileri ve seyahat sektörü profesyonelleri, Berlin’de düzenlenen organizasyonda Türk misafirperverliğini yakından deneyimleme fırsatı buldu.