Erdoğan: “Putin, Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebilirse Beşar Esed’e davetimiz olabilir”

Erdoğan, "Bizim Sayın Putin ile Beşar Esed’e bir davetimiz olabilir. Sayın Putin Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebilirse, bu yeni bir sürecin başlangıcı olabilir" dedi

Erdoğan: “Putin, Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebilirse Beşar Esed’e davetimiz olabilir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

İlk kez 2022 yılında Özbekistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin “diyalog ortağı” olduğu örgütün 3-4 Temmuz’da Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen 24. Zirvesi’nde de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan zirve marjında Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Moğolistan Cumhurbaşkanı Khurelsukh Ukhnaa, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko ile ikili görüşmeler yaptı.

Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile üçlü formatta bir toplantıya da katıldı.

Türkiye'de Suriye yönetimiyle ilişki kurma girişimleri artıyor

Astana’dan dün geceyarısı dönen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisini takip eden gazetecilere Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in henüz tarihi açıklanmayan Türkiye ziyaretinde Suriye ile normalleşme kapsamında yeni bir gelişme yaşanabileceğini söyledi.

Erdoğan, “Bizim Sayın Putin ile Beşar Esed’e bir davetimiz olabilir. Sayın Putin Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebilirse, bu yeni bir sürecin başlangıcı olabilir. Suriye’de esecek barış rüzgarları ve bütün Suriye’de hayat bulacak barış iklimi, çeşitli ülkelere dağılmış milyonlarca insanın ülkelerine geri dönmeleri açısından da gereklidir. Biz komşumuz Suriye’ye dostluk elimizi daima uzattık ve uzatırız. Adil, onurlu ve kapsayıcı yeni bir toplum sözleşmesi temelinde kucaklaşan, müreffeh, bir ve bütün Suriye’nin her zaman yanında oluruz. Yeter ki Suriye, bu büyük kucaklaşmayı başlatsın ve her alanda toparlansın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çoğu Türkiye’de bulunan Suriyeli sığınmacıların ülkesine dönüşünü sağlayacak “büyük kucaklaşmanın" çerçevesinin nasıl olacağı hakkında ise bir değerlendirmede bulunmadı.

İlgili Haberler Erdoğan: “Suriye ile diplomatik ilişkiler kurulmaması için hiçbir sebep yok”

Özgür Özel, Şam’a gidiyor: "Esat ile resmi görüşme için çalışma yapılıyor"

Hükümetin Suriye politikasını iç savaşın çıktığı 2011 yılından beri eleştiren ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) de Şam yönetimiyle gayrı resmi kanallardan kurduğu bağlantılarla bu ay içinde Beşar Esat-Özgür Özel görüşmesini organize etmeye çalışıyor.

Dün akşam KRT kanalında Elif Doğan Şentürk ve Zafer Arapkirli’nin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Çok yakın bir zamanda heyet ile Şam ziyareti olacak. Temmuz ayı içerisinde Lübnan üzerinden gideceğim. Türkiye ile Esad'ın masaya oturup bu sorunu çözüp Avrupa'dan kaynağın bulunması için inanılmaz gayret sarf edeceğim. Bu konuda en büyük kampanyayı da yapacağız, yeter ki Türkiye'de sığınmacı meselesinden kurtulmak üzere herkes iradesini göstersin. Kayseri benzeri olayların yaşanmasının endişesiyle de bu meselenin çözülmesi lazım” dedi.

Erdoğan, Kayseri olaylarından “ırkçı akımlar oluşturup kardeşlik iklimini bozmayı amaçlayanlar”ı sorumlu tuttu

Kayseri’de uç veren ve daha sonra Hatay, Gaziantep, Antalya gibi kentlerde de yenileri meydana gelen sığınmacı karşıtı gösteriler de Kazakistan dönüşünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a soruldu.

Erdoğan, “Türkiye’de de ırkçı akımlar oluşturup kardeşlik iklimini bozmayı amaçlayanlar, karanlık odaklardan aldıkları talimatları yerine getirme gayretindeler. Fakat biz bu oyunları da nasıl bozacağımızı da çok iyi biliriz. Alçakça bir hadise üzerinden kaos planlayanlara da istismarlara da müsaade etmeyiz. Kayseri’deki hadisede devletimiz üzerine düşeni yapmıştır, yapmaktadır. Bu ülkede kimsenin kendini devletin kolluk kuvvetlerinin, yargısının, hükümetinin yerine koymasına izin vermeyiz. Onlar kendi sinsi planlarının güçlü olduğunu zannedebilir, ancak bizim kardeşliğimiz, birliğimiz ve beraberliğimiz tüm oyunları bozmaya muktedirdir” dedi.

Cumhurbaşkanı, başta Azez olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kontrolünde bulunan Suriye sahasında Türkiye aleyhtarı hareketliliğin “PKK/PYD/YPG, DEAŞ gibi örgütlerin” rahatsızlığından kaynaklandığını fakat “Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı Abdurrahman Mustafa Bey’in devreye girmesi” sonrası olumsuz gelişmelerin sona erdiğini dile getirdi.

Kuzey Irak’taki PKK varlığına yönelik harekat gündemde mi?

Erdoğan bir gazetecinin Türkiye’nin Irak merkezi yönetimiyle bu ülkedeki PKK varlığına yönelik bir harekat gerçekleştirmesi hakkında sorduğu soruya verdiği yanıtta Irak ve Suriye dosyalarını birlikte götürdüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı, “Gelişmeler olgunlaşmadan, belli bir noktaya gelmeden şu anda böyle bir adımı atacağız demek yanlış olur. Fakat gelişmeler ışığında eğer böylesi bir adım atmak gerekiyorsa bu yapılır. Nitekim şu anda Suriye’nin kuzeyinde olduğu gibi Irak’ın kuzeyinde de zaman zaman PKK’ya karşı darbeler vuruluyor. Güvenlik güçlerimizin eli tetiktedir. Tehdidin boyutuna göre de anlık kararları alıp uyguluyoruz. Teröre aman vermeyiz. Çünkü oralarda da münasebetlerimiz iyi. İlişkilerimiz iyi olduğu için gerek Irak’ta gerek Suriye’de bu adımları her an atarız. Biz bölgemizde bir teröristan kurdurmadık, kurdurmuyoruz ve asla kurdurmayacağız” dedi.

Bölgedeki istikrarsızlığın başta PKK/PYD/YPG olmak üzere terör örgütlerine hareket alanı sağlamasının önemli bir sorun olduğunu belirten Erdoğan, en son Irak ziyaretinde yaptığı gibi terörün "bölgedeki barışı, huzuru, istikrarı ve kalkınmayı engelleyen bir çıban başı" olduğunu da muhataplarına anlatmaya devam edeceğini ifade etti.

Erdoğan’dan Şanghay İşbirliği Örgütü’ne sıcak mesajlar: “Türkiye bu ülkeler arasında yer alamaz diye bir şey yok, bu belki biraz zaman alır”

Erdoğan, gazetecilerin sorularını yanıtlarken Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üyelik iradesini de ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı, “Biz de Şanghay İşbirliği Örgütü’nde Rusya ve Çin ile olan münasebetlerimizi ‘daha da geliştirelim’ diyoruz. Bizi de buraya diyalog ortaklığı şeklinde değil de diğerleri gibi ‘teşkilata ortak olarak alsınlar’ diyoruz. İran en sonunda Şanghay İşbirliği Örgütü’ne girdi. Bunun yanında yine Pakistan orada üye. Şu anda 9 daimi üye bulunuyor. Türkiye bu ülkeler arasında yer alamaz diye bir şey yok, bu belki biraz zaman alır” dedi.

NATO Genel Sekreteri Rutte’ye “Boğaz seyahati” daveti

Erdoğan, bir soru üzerine NATO’da “ikinci adam” pozisyonuna bir Türk’ün getirilmesi konusundaki beklentileri eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’den sonra yeni Genel Sekreter Mark Rutte ile de paylaştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, “Sayın Rutte olumsuz bir yaklaşım içerisine girmedi. Türkiye’ye böyle bir şeyin yakışabileceği mealinde bir yaklaşımı oldu. Görevi tam manasıyla devralmadan önce de Türkiye’ye bir ziyaret yapacağını bana söyledi. Ben de kendisine ‘memnun olurum’ dedim. Hatta eski Genel Sekreter Jens Stoltenberg ile bir Boğaz seyahati yaptık. Bir Boğaz seyahati için de kendisini davet ettik. Türkiye’nin NATO’dan beklentilerini her fırsatta dile getiriyoruz. Özellikle terör başta olmak üzere karşı karşıya kaldığımız küresel konularda NATO ülkelerinin güvenlik ve çıkarlarına hizmet eden bir anlayışla hareket edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

NATO Askeri Komitesi Başkanı, teşkilatın ikinci adamı olarak görülüyor. Bu görevde bulunan Hollandalı Amiral Rob Bauer’in görev süresi bu ay içinde sona erecek.

Erdoğan: “İnşallah Biden’ın Netenyahu’yu araması neticesinde kesin ateşkese ulaşılır ve İsrail tarafından yapılan katliamlar son bulur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin’de ateşkes için ABD Başkanı Joe Biden’ın İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu ile yapacağı telefon görüşmesini kritik önemde görüyor.

Erdoğan, “Hamas, ateşkes için ortaya konulan taslağı birkaç değişiklik talebiyle kabul etti. MOSSAD Başkanı Doha’ya gidecek. ABD Başkanı Biden da konu ile ilgili Netanyahu’yu arayacak. Bu aşamada İsrail’e Batı ülkelerinin hep birlikte baskısı şart. Bu baskılar neticesinde de inanıyorum ki artık bir kesin ateşkese inşallah ulaşılacaktır. Katar Emiri ile yaptığımız görüşmelerde de bu konuları ele aldık. Onlar da değişik kanallardan gerekli baskıyı yapıyorlar. Temennimiz odur ki inşallah şu birkaç gün içerisinde ABD Başkanı Biden’ın da İsrail’i araması neticesinde kesin ateşkese ulaşılır ve böylece son dönemde İsrail tarafından yapılan katliamlar da son bulur. Ateşi bölgeye yayacak her türlü adımdan uzak durulmalı” diye konuştu.

Erdoğan’a göre, 3. Dünya Savaşı’nı engellemenin yolu küresel sistemi revize etmekten geçiyor

Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın gündeme getirdiği “3. Dünya Savaşı” ihtimali de soruldu.

Ukrayna-Rusya Savaşı’nın bitmesinin bu konu bakımından önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Ne yazık ki Batı’da bu işi kaşıyan ülke ve kesimler var. 3. Dünya Savaşı’na çanak tutan bir yaklaşım içindeler. Malum silah tüccarlarına pazar lazım. Silah tüccarlarının da pazarı Batı. Bu konuyla ilgili olarak da Sayın Putin, barıştan yana olduğunu son açıklamalarında söyledi. Biz şimdi ağırlığımızı koymaya gayret ediyoruz. Temennimiz odur ki Rusya-Ukrayna arasında bu savaş artık bir nihayete ersin. ‘Daha adil bir dünya mümkün’ tezlerimiz büyük savaş riskini ortadan kaldırmak için ortaya koyduğumuz somut çözümlerdir. Yapmamız gereken küresel sistemi revize etmek, adaleti ve hakkaniyeti temel alan bir küresel paylaşım sistemini hayata geçirmektir” yanıtını verdi.

“Bu savaş ne Rusya’ya ne Ukrayna’ya kazandırıyor. Savaşın tek kazananı kan ve ölüm tüccarlarıdır” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru’nun yeniden işlerlik kazanması için çabalarının sürdüğünü de ortaya koydu.