Üç yıl sonra Berlin’de deprem hafızası: Gürcan Öztürk’ün objektifinden bir felaketin izleri
6 Şubat 2023’te Türkiye ve Kuzey Suriye’yi sarsan Kahramanmaraş ve Elbistan merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, foto muhabiri Gürcan Öztürk’ün iki yılı aşkın saha çalışmasına dayanan “Depremin İzinde / Auf den Spuren des Erdbebens” sergisi Berlin’de açıldı. Sergi ve eşlik eden anma programı; yıkımın kalıcı etkilerini, süregelen insani krizi ve geleceğe dönük riskleri bilim, sanat ve sivil toplum perspektifleriyle ele aldı.
Berlin’de anma, belgeleme ve yüzleşme
Cuma akşamı Berlin-Neukölln’de bulunan Gemeinschaftshaus Gropiusstadt, depremlerin üçüncü yılında güçlü bir hafıza buluşmasına ev sahipliği yaptı. Açılış resepsiyonu ve anma programı, yalnızca geçmişi hatırlamayı değil; afetin uzun vadeli sonuçlarını görünür kılmayı ve kamusal farkındalığı büyütmeyi amaçladı. Sergi alanına girişte yer alan “tetikleyici içerik” uyarıları, travmatik görüntülere karşı ziyaretçilerin bilgilendirilmesini hedefleyen duyarlı bir yaklaşım olarak öne

“Depremin İzinde / Auf den Spuren des Erdbebens” sergi ve anma programının organizatörleri Alpay Yeşildağlar ve Filiz Bragulla, Berlin’de düzenlenen etkinlikte teşekkür konuşması yaptı.
Bilimsel çerçeve: Yıkımın boyutu ve riskin sürekliliği
6 Şubat 2023’te meydana gelen, 7,8 büyüklüğündeki ana sarsıntıyı 7,7’lik güçlü artçıların izlediği depremler; Türkiye’nin güneydoğusu ile Suriye’nin kuzeybatısında, sınır hattı boyunca geniş bir alanı doğrudan etkiledi. Güncel ve resmî kaynaklara dayanan değerlendirmelere göre bu felaket, bölgenin yakın tarihindeki en ölümcül doğal afetlerden biri olarak kayda geçti. Türkiye’de 53 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 100 bini aşkın kişi yaralandı; Suriye’de ise binlerce can kaybı bildirildi. Milyonlarca insan evsiz kaldı, maddi hasarın milyarlarca avroyu bulduğu tahmin ediliyor. Toplamda 14 milyona kadar insanın doğrudan etkilendiği, yaklaşık 1,5 milyon kişinin kalıcı barınma imkânını yitirdiği ifade ediliyor.

Anma programı kapsamında yapılan bilimsel sunumda sismolog Marco Bohnhoff, depremlerin bugün hâlâ “nokta atışı”yla öngörülemediğini; ancak riskin bilimsel olarak hesaplanabildiğini vurguladı. Kısa vadede en etkili korunmanın depreme dayanıklı yapılaşma ve doğru davranış eğitimi olduğunun altını çizen Bohnhoff, özellikle büyük metropoller için hazırlık politikalarının yaşamsal önem taşıdığını dile getirdi.
Yıkımın ötesinde gündelik hayat
Gürcan Öztürk’ün fotoğrafları, enkaz alanları ve acil yardım sahneleriyle sınırlı kalmıyor. Sergi; hayatta kalanların gündelik yaşamlarına, kayıp ve belirsizlikle kurdukları yeni rutinlere, dayanışma pratiklerine odaklanıyor. Bu yaklaşım, algıyı “anlık felaket”ten, depremin yarattığı uzun soluklu toplumsal dönüşüme doğru taşıyor. Afet araştırmalarının da işaret ettiği gibi, yeniden inşa ve hafıza süreçleri yıllara, hatta on yıllara yayılıyor; fiziksel tahribat ile toplumsal kırılganlık birçok yerleşimde iç içe ilerliyor.

Sanat, siyaset ve sivil toplum aynı sahnede
Berlin’deki açılış gecesi; siyaset, bilim ve sivil toplumdan geniş bir katılımcı profiline sahne oldu. Programda uluslararası yardım kuruluşlarının temsilcileri de söz aldı. Ärzte ohne Grenzen (Sınır Tanımayan Doktorlar) adına yapılan sunumlarda, afet ve kriz bölgelerinde yürütülen tarafsız, bağımsız ve nötr tıbbi yardım faaliyetleri aktarıldı; sağlık hizmetlerine erişimin evrensel bir hak olduğu vurgulandı. Müzik ve sahne performansları ise anma gecesine kültürel bir derinlik kazandırdı.

Beş yıllık belgesel arşivin ilk adımı
Türkiye'de yaşayan foto muhabiri Gürcan Öztürk, depremin hemen ardından bölgeye ulaşan ilk uluslararası ekipler arasında yer aldı; Hatay, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Gaziantep başta olmak üzere sahayı defalarca belgeledi. “Depremin İzinde” çalışması, tek bir sergiyle sınırlı kalmıyor. Öztürk, beş yıla yayılan bir belgesel arşiv oluşturmayı; sürecin sonunda bir fotoğraf kitabı ve belgesel film yayımlamayı hedefliyor.

Dayanışma ve kurumsal destek
Anma programı ve sergi, Berlin’deki çok sayıda kurum, işletme ve medya kuruluşunun katkılarıyla gerçekleştirildi. Hukuk, sağlık, gastronomi, güvenlik, bakım hizmetleri ve medya alanlarında faaliyet gösteren kurumların desteği, etkinliğin güçlü bir sivil dayanışma ağı üzerinden hayata geçirildiğini gösterdi. Gala programından elde edilen gelirler, depremden etkilenen kanser hastası kadınları destekleyen Pi Kız Kardeşim Derneği’ne bağışlandı. Organizasyon, ArionArts (Black Label Production projesi) koordinasyonunda yürütüldü.

Kamusal tartışmaya davet
Sergi, geçmişe dönük bir belgelemenin ötesine geçerek yeniden inşa perspektiflerini de gündeme taşıyor. Yıkıma uğramış kentlerin yalnızca fiziksel olarak değil, sosyal açıdan da kapsayıcı biçimde nasıl yeniden tasarlanabileceği; fotoğrafın adalet, onarım ve dayanışma tartışmalarına nasıl katkı sunabileceği temel sorular olarak öne çıkıyor.
“Depremin İzinde / Auf den Spuren des Erdbebens”, Berlin’de büyük doğal afetlerin yalnızca yaşandıkları anla sınırlı kalmayan; uzun vadeli politik, toplumsal ve kültürel etkilerini tartışmaya açan daha geniş bir kamusal hafıza alanı oluşturuyor.
Fotoğraf:Echo Dergisi Berlin
Sergi Bilgileri
- Tarih: 6 Şubat – 25 Nisan 2026
- Yer: Gemeinschaftshaus Gropiusstadt
- Adres: Bat-Yam-Platz 1, 12353 Berlin
- Ziyaret: Salı–Cumartesi / 10.00–20.00
- Giriş: Ücretsiz
İlgili Arşiv Haber
Ekşioğlu Vakfından Deprem Bölgesine Yardım.
