15 Temmuz Gecesi Başbakan Merkel Türkiye'de Kimi Aradı ?
Gazeteci-yazar Celal Özcan, Angela Merkel’in siyasi yaşamını ve Türkiye-Almanya ilişkilerini ele aldığı “Savaşı Sabreden Kazanır” adlı kitabında, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi gecesine ilişkin dikkat çekici bir ayrıntıyı paylaştı. Özcan’ın anlatımına göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel, darbe girişimini öğrendikten sonra Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip etti ve bilgi almak amacıyla eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Berlin- 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yaşanan darbe girişimi, yalnızca Ankara ve İstanbul’da değil, dünyanın birçok başkentinde de kriz masalarının kurulmasına neden oldu. O gece Almanya Başbakanı Angela Merkel ise Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur’da düzenlenen Asya-Avrupa Zirvesi (ASEM) için bulunuyordu.
Celal Özcan’ın kitabında aktardığı bilgilere göre, takvimler 16 Temmuz Cumartesi gününü gösterirken, sabaha karşı saat 05.00 sıralarında Merkel, konakladığı Shangri-La Oteli’nde Berlin’den gelen acil bir telefonla uyandırıldı.
Telefonun diğer ucunda Federal Başbakanlık Müsteşarı ve istihbarat koordinasyonundan sorumlu Peter Altmaier vardı.
Altmaier’in verdiği ilk bilgi kısa ve çarpıcıydı:
“Türkiye’de darbe oluyor.”
İlk soru: “Erdoğan nerede?”
Kitaba göre Merkel, darbe girişimini öğrendikten sonra ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güvenliğini sorguladı.
Özcan’ın anlatımına göre Merkel’in ilk sorusu,
“Cumhurbaşkanı Erdoğan nerede?”
oldu.
O saatlerde Erdoğan’ın bulunduğu yer uluslararası kamuoyunca henüz bilinmiyordu. Ankara ve İstanbul’dan gelen haberler ise son derece endişe vericiydi.
Genelkurmay Başkanlığı çevresinden silah sesleri yükseliyor, savaş uçakları alçak uçuş yapıyor, helikopterlerden sivillere ateş açıldığı bilgileri geliyor, İstanbul’da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri askerler tarafından kapatılıyordu.
Kitaptaki iddia: Merkel, Davutoğlu’nu aradı
Celal Özcan’ın kitabında yer alan en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Merkel’in, Türkiye’deki gelişmeler hakkında bilgi almak amacıyla dönemin eski Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile telefon teması kurduğu yönündeki anlatım oldu.
Kitapta, Merkel’in Peter Altmaier’den ilk bilgileri aldıktan sonra Ahmet Davutoğlu’nu aradığı aktarılıyor.
Davutoğlu, 22 Mayıs 2016’da başbakanlık görevini Binali Yıldırım’a devretmiş olmasına rağmen, Özcan’a göre Merkel, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri değerlendirmek amacıyla eski başbakanla temas kurdu.
Berlin’de kriz masası oluşturuldu
Kitaba göre Merkel, Davutoğlu ile temasının ardından Berlin’de bulunan dönemin Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel ile de irtibat kurdu.
Alman hükümeti yalnızca Türkiye’deki siyasi gelişmeleri değil, ülkede bulunan Alman vatandaşlarının güvenliğini de yakından takip ediyordu.
Yaz tatili nedeniyle yaklaşık 200 bin Alman vatandaşı Türkiye’de bulunurken, İncirlik Hava Üssü’nde görev yapan yaklaşık 250 Alman askeri ile Tornado keşif uçaklarının güvenliği de Berlin’in öncelikli gündem maddeleri arasındaydı.
Olası bir güvenlik krizinde Alman vatandaşlarının tahliyesine ilişkin senaryolar da değerlendirmeye alındı.
Türkiye-Almanya ilişkilerinde kırılma süreci
Röportajda Celal Özcan, kitabının yalnızca Angela Merkel’in biyografisini anlatmadığını, aynı zamanda Türkiye-Almanya ilişkilerinin son yirmi yıllık seyrini de analiz ettiğini belirtti.
Özcan’a göre Merkel’in ilk başbakanlık döneminde Ankara ile Berlin arasında son derece yoğun diplomatik temaslar yürütüldü.
Türkiye’nin Avrupa Birliği reform süreci, ekonomik büyümesi ve karşılıklı ziyaretler ilişkileri güçlendirdi.
Ancak bu tablo uzun sürmedi.
“Gezi Parkı ilk kırılma noktasıydı”
Özcan, iki ülke ilişkilerinde ilk büyük kırılmanın 2013 yılındaki Gezi Parkı olayları olduğunu savundu.
Almanya’da polis müdahalesine yönelik eleştirilerin artmasıyla birlikte Berlin’in Ankara’ya bakışının değiştiğini ifade eden Özcan, bu süreçten sonra Alman medyasında Türkiye’ye yönelik eleştirel yayınların belirgin şekilde arttığını söyledi.
Gezi Parkı’nın ardından Alman Federal Meclisi’nin 1915 olaylarına ilişkin kararı, Türkiye’den gelen siyasetçilere yönelik miting yasakları ve anayasa referandumu sürecinde yaşanan tartışmaların ilişkileri daha da gerdiğini belirtti.
“15 Temmuz umutları da bitirdi”
Özcan’a göre, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde gerçekleştirdiği reformlar uzun süre Avrupa’da olumlu karşılandı.
Ancak Gezi Parkı ile başlayan güven kaybı, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle birlikte daha da derinleşti.
Kitapta, Merkel döneminin Türkiye-Almanya ilişkilerinde hem en yoğun diplomatik temasların hem de en sert siyasi krizlerin yaşandığı dönem olduğu değerlendirmesi yapılıyor.
Merkel ve “ahde vefa” yaklaşımı
Özcan, Merkel’in Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine kategorik olarak karşı çıkan bir siyasetçi olmadığını da vurguluyor.
Kitaba göre Merkel, Almanya Başbakanı olduktan sonra uluslararası anlaşmalara bağlılık anlamına gelen “ahde vefa” ilkesini benimsedi ve Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi hâlinde üyelik perspektifinin korunması gerektiğini savundu.
Buna karşın Avrupa’daki siyasi atmosferin zamanla değişmesi ve karşılıklı güven kaybı, üyelik sürecini fiilen çıkmaza soktu.
Türkiye-Almanya ilişkilerine tarihsel bakış
Celal Özcan, çalışmasının klasik bir Merkel biyografisi olmadığını belirterek, Merkel öncesi dönemden başlayarak Türkiye-Almanya ilişkilerinin geçirdiği dönüşümü kronolojik biçimde ele aldığını ifade ediyor.
Kitapta, iki ülke arasındaki diplomatik yakınlaşma, Avrupa Birliği süreci, Gezi Parkı olayları, Ermeni kararı, referandum tartışmaları ve 15 Temmuz darbe girişiminin ilişkiler üzerindeki etkileri ayrıntılı şekilde inceleniyor.
Celal Özcan Kimdir?
Gazeteci,-Yazar Celal Özcan 'ın kaleme aldığı '''Savaşı Sabreden Kazanır' isimli kitabını tanıtırken ayrıca kitapta Almanya-Türkiye ilişkilerini anlattı.
O döneme ışık tutan kitapta özellikle 15 Temmuz gecesi Başbakan Merkelin Görevden alınan Başbakan Davutoğlunu bilgi almak için araması ilginç bir anektot olarak kitapta yerini aldı. Gazeteci yazar Celal Özcan,1954 yılında Turhal’da doğdu.
Orta ve lise eğitiminden sonra Almanya Münih Ludwig Maximilian Üniversitesinde Siyasal Bilimler, Gazetecilik ve Sosyoloji bölümlerini bitirdi. Mastır tezini’’ Türkiye’nin Batılaşması’’ üzerine yazdı. Alman gazetelerinde ve Türkçe yayın yapan Köln Radyosu’nda serbest çalıştı.
Süddeutsche Zeitung gazetesinde Almanya üzerine köşe yazıları yazdı. Hürriyet gazetesi Berlin temsilcisi olarak görev yapan Celal Özcan, Almanca ve Türkçe iki dilli, Türkçe Okuma Kitabı, kısa öykülerle Türkiye’yi anlatan Hoş Geldin, Türk Atasözleri, Nasreddin Hoca’dan En İyi Fıkralar kitaplarının da yazarıdır. Görüntü : Hakan Kanpara (Berlinname)