Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”

Deutsch-Türkischer Automobilgipfel 2025’te konuşan MR Holding GmbH CEO’su Claus R. Mayer, Alman engineering şirketlerinin Türkiye’de neden giderek daha fazla faaliyet yürüttüğünü açıkladı. Mayer’e göre Türkiye, otomotiv ve savunma sanayisinin kesişim noktasında Avrupa için benzersiz fırsatlar sunuyor.

Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”
Deutsch-Türkischer Automobilgipfel 2025’in ilk panelinde moderatör Dr. Yaşar Aydın, Alper Kanca, Claus R. Mayer ve Dr. Manuel Kallweit, Türkiye–Almanya otomotiv tedarik sanayisinin dönüşümünü ve iki ülke arasındaki yeni işbirliği fırsatlarını değerlendirdi.
Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”
Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”
Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”
Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”
Claus R. Mayer: “Türkiye otomotiv ve savunma sanayiinde Avrupa için stratejik bir merkez haline geliyor”

Panel, Dr. Yaşar Aydın’ın moderasyonunda gerçekleşti

Zirvenin ilk panelinde moderatörlüğü Dr. Yaşar Aydın üstlendi. “Türk tedarik sanayisi – Avrupa otomotiv endüstrisinin dönüşüm ortağı” başlıklı oturumda Claus R. Mayer, Türkiye’nin neden Alman engineering şirketleri için giderek daha önemli bir konum kazandığını detaylı biçimde anlattı.

“Türkiye’de olmak rekabet için bir zorunluluk”

Dr. Aydın’ın “Neden Alman mühendislik şirketleri Türkiye’de bu kadar aktif?” sorusuna Mayer şu yanıtı verdi:

“Büyük OEM’ler yatırım kararlarını yüzlerce veriyle oluşturur. Ancak tedarikçiler ve engineering şirketleri için en kritik nokta, bu kararların zamanında bilinmesi ve süreçte yer alabilmektir. Türkiye’de bulunmak çoğu şirket için artık bir tercih değil; rekabet açısından bir zorunluluk.”

Mayer, Türkiye’nin otomotivdeki gücünü üç ana unsurla açıkladı:

  • güçlü otomotiv altyapısı (Pkw ve kamyon üretimi),
  • savunma sanayisinin dünya çapında büyüyen itibarı (Baykar, BMC, Roketsan),
  • havacılık ekosisteminin uluslararası kabulü (Turkish Aerospace).

“Türkiye genç işgücü, kültürel yakınlık ve bölgesel konumuyla doğal ortak”

Mayer, Türkiye’nin stratejik konumuna özel vurgu yaptı:

“Türkiye hem Avrupa’ya kültürel olarak yakın hem de Ortadoğu ve Afrika’ya açılan bir kapı. Genç, iyi eğitimli mühendisleri var ve bu bizim gibi engineering şirketleri için güçlü bir motivasyon.”

Otomotivden savunmaya: En büyük sinerji dönüşümde

Claus R. Mayer konuşmasında otomotiv ve savunma sanayiinin birbirini neden tamamladığını şöyle açıkladı:

„Der größte Synergieeffekt entsteht derzeit durch die Transformation von der klassischen Automobilindustrie hin zur Defense-Industrie.“

Mayer’e göre:

  • savunma sanayisindeki küçük ölçekli üretim,
  • otomotivdeki seri üretim uzmanlığıyla birleştiğinde,
    her iki sektörde de büyük verimlilik sağlanıyor.

Örnek olarak Almanya’da Daimler Trucks’ın savunma sektörüne girişini gösterdi.

“Havacılık çok daha farklı bir ölçek; 10.000 araçla 200 uçak aynı değil”

Mayer, havacılık alanındaki üretim mantığının otomotivden köklü biçimde ayrıldığını belirtti:

“Bu modeli havacılığa birebir aktarmak zor. 10.000 araç üretmekle yılda 200 uçak üretmek arasında dev bir fark var.”

Sonuç: Türkiye–Almanya ekseninde yeni bir sanayi işbirliği doğuyor

Claus R. Mayer’in açıklamaları, Alman engineering şirketlerinin Türkiye’deki varlığının tesadüf değil, ekonomik, teknolojik ve jeopolitik temellere dayandığını ortaya koydu.

Panel moderatörü Dr. Yaşar Aydın, oturum sonunda Türkiye–Almanya otomotiv ilişkilerinin “yeni bir dönüşüm çağının merkezinde olduğu” değerlendirmesinde bulundu.

Deutsch-Türkischer Automobilgipfel 2025’te Özcan Mutlu, MR Holding GmbH CEO’su Claus R. Mayer ve BWA Yönetim Kurulu Başkanı Michael Schumann, Türkiye–Almanya otomotiv ve mühendislik işbirliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.