Gökhan Turan: “15 Temmuz, millî iradenin vesayet karşısındaki tarihî zaferidir”
Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla yaptığı konuşmada, darbe girişiminin yalnızca seçilmiş hükümeti değil, Türkiye’nin anayasal düzenini ve halk egemenliğini hedef aldığını söyledi. Turan, FETÖ ile mücadelenin ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Berlin- Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla T.C. Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen anma programında konuştu.
Davetlileri selamlayan Turan, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde hayatını kaybedenleri rahmetle andı, gazilere ve darbe girişimine karşı direnen vatandaşlara şükranlarını sundu.
Turan, 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe teşebbüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, girişimin seçilmiş hükümeti, Cumhurbaşkanını ve anayasal düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan kanlı bir saldırı olduğunu ifade etti.
“Türk milleti iradesi üzerinde vesayet kabul etmedi”
Büyükelçi Turan, darbe girişiminin engellenmesinde en büyük payın Türk milletine ait olduğunu söyledi.
Toplumun farklı kesimlerinin 15 Temmuz gecesi ortak bir irade etrafında birleştiğini kaydeden Turan, vatandaşların ülkesine, bayrağına ve demokratik düzene sahip çıktığını belirtti.
Turan, Türk milletinin ortaya koyduğu direnişle kendi iradesi üzerinde hiçbir vesayet kabul etmediğini ve demokrasiyi korumak için büyük bir fedakârlık sergilediğini dile getirdi.
15 Temmuz gecesinin demokrasi ve halk egemenliği bakımından tarihî bir örnek oluşturduğunu belirten Turan, 10. yıl temasının bu nedenle “İrademizin Zaferi” olarak belirlendiğini söyledi.
FETÖ’nün yapılanmasına ilişkin uyarı
Konuşmasında FETÖ’nün uluslararası yapılanmasına da değinen Turan, örgütün kimi ülkelerde eğitim, ticaret, insani yardım ve sivil toplum faaliyeti görünümü altında varlık göstermeye çalıştığını savundu.
Örgütün çok katmanlı ve gizli hücrelerden oluşan bir yapılanmaya sahip olduğunu belirten Turan, FETÖ’nün yalnızca Türkiye açısından değil, faaliyet gösterdiği ülkelerin demokratik kurumları ve kamu düzeni açısından da tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Turan, örgütün bulunduğu ülkelerde nüfuz alanı oluşturmaya, kurumlara sızmaya ve kamuoyunda meşruiyet kazanmaya çalıştığını söyledi.
“Mücadele uluslararası hukuk temelinde sürecek”
Büyükelçi Turan, Türkiye’nin FETÖ ve diğer ulusal ve uluslararası güvenlik tehditleriyle mücadelesini hukuk temelinde sürdüreceğini kaydetti.
Bu mücadelenin Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal güvenlik gündemindeki öncelikli konulardan biri olmaya devam edeceğini belirten Turan, devletin örgütün bağlantılarını ortaya çıkarmaya ve etkisini ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.
Turan, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in 20 Ekim 2024’te ABD’de hayatını kaybetmesinin mücadeleyi sona erdirmediğini belirterek, örgütün tamamen tasfiye edilmesine kadar çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
Yurt dışındaki yapılara yönelik girişimler
FETÖ’nün Türkiye’deki yapılanmasının zayıflamasının ardından yurt dışındaki faaliyetlerine daha fazla ağırlık verdiğini belirten Turan, bu nedenle örgütün üçüncü ülkelerdeki yapılanmalarıyla mücadelenin önem kazandığını söyledi.
Turan, Türkiye’nin dost ve müttefik ülkelerle yürüttüğü iş birliği sonucunda bazı FETÖ bağlantılı kurumların faaliyetlerinin sınırlandırıldığını, bazı eğitim kurumlarının kapatıldığını veya Türkiye Maarif Vakfına devredildiğini bildirdi.
Örgütün yurt dışındaki yöneticileri hakkında açılan soruşturmalar kapsamında iade ve mal varlıklarının dondurulmasına yönelik taleplerin ilgili ülkelere iletildiğini kaydeden Turan, uluslararası iş birliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.
“Örgütün propaganda faaliyetleri yakından izleniyor”
Büyükelçi Turan, FETÖ’nün yurt dışında lobi, medya ve propaganda faaliyetleri üzerinden kendisine destek alanı oluşturmaya çalıştığını söyledi.
Örgütün mağduriyet söylemleri ve çeşitli iş birlikleri üzerinden meşruiyet kazanmaya çalıştığını ifade eden Turan, Türkiye’nin bu faaliyetleri diplomatik ve hukuki kanallardan takip ettiğini belirtti.
Turan, konuşmasını 15 Temmuz şehitlerini bir kez daha anarak ve gazilere şükranlarını sunarak tamamladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın video mesajı, Berlin Büyükelçiliği’ndeki anma programında katılımcılara izletildi. Duran, 15 Temmuz’un millî iradenin ve demokrasinin zaferi olarak tarihe geçtiğini vurguladı.
Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci’nin yaptığı panelde, Rukiye Sezer Katırcıoğlu, Prof. Dr. Nebi Miş ve Mehmet Alagöz, 15 Temmuz’un demokrasi, millî irade ve uluslararası güvenlik boyutlarını ele aldı.
İlgili Foto Albüm
İlgili Video
br />