Macit Karaahmetoğlu’ndan von der Leyen’e sert tepki: “Türkiye’yi Çin ve Rusya ile aynı kategoriye koymak siyasi körlüktür”
SPD’li Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Avrupa Komisyonu Başkanı’nın Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı çerçevede değerlendiren açıklamalarına sert eleştiriler yöneltti.
Berlin – Macit Karaahmetoğlu, Ursula von der Leyen’in Die Zeit’in 80. yılı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye’ye ilişkin kullandığı ifadeleri “diplomatik hata” ve “siyasi körlük” olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin konumlandırılmasına eleştiri
Karaahmetoğlu, Avrupa Birliği’nin genişleme perspektifinin tartışıldığı bir dönemde Türkiye’nin dışlayıcı bir dil ile anılmasının yanlış mesajlar verdiğini belirterek, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik rolüne dikkat çekti.
“ABD’den sonra NATO’nun en büyük askeri gücüne sahip bir ülkenin Avrupa’nın karşısında konumlandırılması, Türkiye’den çok Avrupa Birliği açısından bir talihsizliktir” değerlendirmesinde bulundu.
“Bu yaklaşım Avrupa’nın jeopolitik aklıyla çelişiyor”
Von der Leyen’in “Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki ne Rus, ne Türk ne de Çin etkisinde kalalım” yönündeki sözlerine doğrudan atıfta bulunan Karaahmetoğlu, bu yaklaşımın Avrupa’nın kendi stratejik hedefleriyle çeliştiğini ifade etti.
SPD’li vekil, Türkiye’nin uzun yıllardır AB aday ülkesi olduğuna işaret ederek, bu gerçeğin göz ardı edilmesinin Avrupa’nın verdiği taahhütlerle bağdaşmadığını vurguladı.
AB–Türkiye ilişkilerinde güven krizi uyarısı
Açıklamada, Türkiye’nin Avrupa ile kurumsal ve stratejik bağlarının güçlü olduğuna dikkat çekilirken, kullanılan dilin ciddi bir güven krizine yol açabileceği belirtildi.
Karaahmetoğlu, “20 yılı aşkın süredir müzakere yürüten bir ülkenin ‘etki alanı’ olarak tanımlanması stratejik akılla bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.
“Çelişkili söylem Avrupa’ya zarar verir”
Avrupa’nın güvenlik söylemleri ile siyasi dili arasında çelişki bulunduğunu savunan Karaahmetoğlu, Rusya tehdidine karşı hazırlıksız olunduğu yönündeki açıklamalarla Türkiye’nin dışlanmasının aynı anda dile getirilmesini “sorumsuz bir çelişki” olarak nitelendirdi.
Avrupa kurumlarına çağrı
Karaahmetoğlu, Avrupa kurumlarına çağrıda bulunarak Türkiye’nin “risk unsuru” değil, stratejik ortak olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda, söz konusu ifadelerin düzeltilmesi ya da gerekçelerinin kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.