Berlin’de Sandık Dengeleri Değiştirebilir: AfD Yükseliyor, Koalisyon Hesapları Zorlaşıyor

20 Eylül 2026 Berlin Eyalet Meclisi seçimlerine günler kala siyasi rekabet sertleşiyor. Altenbraker Basın Odası’nda seçimleri değerlendiren gazeteci Mustafa Ekşi, AfD’nin yükselişi, SPD’nin yaşadığı kayıp, yüzde 5 barajındaki küçük partiler ve genç seçmenlerin sandığa katılımının yeni parlamentonun aritmetiğini değiştirebileceğini söyledi. Ekşi’ye göre Berlin’i seçimden sonra da büyük olasılıkla bir koalisyon yönetecek.

Berlin’de Sandık Dengeleri Değiştirebilir: AfD Yükseliyor, Koalisyon Hesapları Zorlaşıyor
Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi, Altenbraker Basın Odası’nda 20 Eylül Berlin Eyalet Meclisi seçimleri öncesi siyasi tabloyu değerlendirdi. Fotoğraf: Şafak Velioğlu / Medya.Berlin

BERLİN – Berlin 20 Eylül’de sandığa gidiyor. Seçime kısa süre kala kentte yalnızca hangi partinin birinci çıkacağı değil, seçim sonrasında kimin kiminle Berlin’i yöneteceği sorusu da giderek önem kazanıyor.

Medya.Berlin Basın Odası’nda Şafak Velioğlu’nun sorularını yanıtlayan Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi, Berlin’deki seçim atmosferini, AfD’nin yükselişini, SPD’nin durumunu, genç ve Türkiye kökenli seçmenlerin potansiyel etkisini ve seçim sonrasındaki koalisyon ihtimallerini değerlendirdi.

Ekşi’ye göre sandığın kaderini yalnızca büyük partilerin alacağı oy değil, yüzde 5 barajı çevresinde bulunan küçük partilerin performansı da belirleyebilir.

AfD’nin Yükselişi Berlin’de De Ana Başlıklardan

Seçim kampanyasının en kritik başlıklarından biri AfD’nin yükselişi.

Ekşi, AfD’nin göç, güvenlik, hayat pahalılığı ve geleneksel siyasi partilere yönelik memnuniyetsizliği etkili biçimde siyasi söylemine taşıdığını savundu.

Berlin’de AfD’nin oy oranındaki yükselişin diğer partiler açısından dikkate alınması gereken bir gelişme olduğunu belirten Ekşi, seçmenin uzun süredir çözülemeyen sorunlara yönelik tepkisinin sandığa yansıyabileceği görüşünü dile getirdi.

Ekşi, özellikle konut, güvenlik, ekonomik sıkıntılar ve kamu hizmetlerinde yaşanan problemlerin çözülememesinin geleneksel partiler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

“Berlin’i Yine Bir Koalisyon Yönetecek”

Seçim sonrasında tek başına bir parti iktidarından ziyade yeni bir koalisyon beklediğini belirten Ekşi, mevcut siyasi aritmetiğin partileri yeniden ortaklık arayışına yönelteceğini ifade etti.

AfD ile diğer partiler arasındaki siyasi “Brandmauer” nedeniyle AfD’nin yüksek oy almasının tek başına hükümete girmesi anlamına gelmeyeceğine işaret eden Ekşi, CDU ve SPD eksenindeki bir hükümet formülünün seçim sonuçlarına bağlı olarak yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.

İlgili Haber
Mustafa Ekşi Sordu, Kristin Brinker Yanıtladı: AfD’nin Berlin Planı, Göç Politikası ve Türkiye Kökenli Seçmene Mesajı
Ekşi’nin öngörüsü net:

“Berlin’i yine bir koalisyon yönetecek.”

Ancak bu koalisyonun hangi partilerden oluşacağını yüzde 5 barajı ve parlamentodaki sandalye dağılımı belirleyecek.

Küçük Partiler Büyük Hesabı Değiştirebilir

Ekşi’nin dikkat çektiği noktalardan biri FDP ve BSW gibi küçük partilerin seçim performansı oldu.

Bu partilerin yüzde 5 barajını geçip geçememesi, yalnızca kendi parlamentodaki geleceklerini değil, diğer partilerin sandalye oranlarını da etkileyebilir.

Bu nedenle seçim gecesinde büyük partilerin oy oranlarının yanı sıra baraj çevresindeki partilerin sonuçları da koalisyon matematiği açısından yakından izlenecek.

Berlinlinin Gündemi: Kira, Pahalılık Ve Güvenlik

Ekşi’ye göre Berlin seçimini tek bir sorun üzerinden okumak mümkün değil.

Kentte özellikle yüksek kiralar ve konut sıkıntısı, hayat pahalılığı, güvenlik, göç, işsizlik, kamu hizmetleri ve kriminal olaylara ilişkin tartışmalar seçmenin kararında etkili olabilecek başlıklar arasında bulunuyor.

Ekşi, Berlin’de başarılı olmak isteyen siyasi partilerin yalnızca genel seçim vaatleriyle değil, kentin 12 ilçesindeki günlük hayatın gerçekleriyle temas kurması gerektiğini söyledi.

“Berlin’deki hayatın içinde olan, 12 ilçenin gerçeğini gören parti ve adayların başarılı olacağını düşünüyorum.”

“Sorunları Herkes Biliyor, Seçmen Artık Çözüm İstiyor”

Programda Berlin’de yıllardır tartışılan sorunların neden hâlâ çözülemediği de gündeme geldi.

Bir Medya.Berlin okuyucusunun konut, temizlik, Bürgeramt randevuları ve toplu taşıma gibi kronikleşen sorunlarla ilgili sorusunu yanıtlayan Ekşi, iktidarlar değişmesine rağmen bazı problemlerin kalıcı hale gelmesinin siyasete yönelik güveni zayıflattığını savundu.

Ekşi’ye göre siyasi partiler Berlin’in temel sorunlarının ne olduğunu büyük ölçüde biliyor. Asıl ayrışma ise bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda ortaya çıkıyor.

Ekşi, seçim öncesinde takip ettiği siyasi podyumlarda CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti temsilcilerinin sorunların teşhisinde büyük ölçüde benzer başlıklara dikkat çektiğini, ancak çözüm önerilerinin siyasi çizgilerine göre farklılaştığını söyledi.

16 Ve 17 Yaşındaki Gençler İlk Kez Sandıkta

20 Eylül seçimlerinin dikkat çeken unsurlarından biri genç seçmen olacak.

16 ve 17 yaşındaki seçmenlerin Berlin Eyalet Meclisi seçimlerine katılmasının, özellikle birbirine yakın oy oranlarına sahip partiler açısından önem taşıyabileceğini belirten Ekşi, partilerin gençlere yönelik çalışmalarını artırdığını söyledi.

Medya.Berlin Basın Odası’nda daha önce konuk edilen FDP’li Batuhan Temiz örneğini veren Ekşi, genç siyasetçilerin ve genç seçmenlerin kampanya sürecinde daha görünür hale geldiğine dikkat çekti.

Türkiye Kökenli Seçmenler De Hesabın İçinde

Berlin seçimlerinde Türkiye kökenli Alman vatandaşlarının tercihleri de yakından izlenecek.

Ekşi, vatandaşlık mevzuatındaki değişikliklerin ardından Alman vatandaşlığına geçen yeni seçmenlerin de sandığa katılacağını belirterek Türkiye kökenli toplumun siyasi ağırlığının artık yalnızca göç ve entegrasyon politikaları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’den Almanya’ya iş gücü göçünün 65. yılına dikkat çeken Ekşi, Türkiye kökenli nüfusun artık Almanya’nın yerleşik toplumsal yapısının bir parçası olduğunu vurguladı.

Tempelhofer Feld Berlin’in Çıkmazını Gösteriyor

Konut sorununun konuşulduğu bölümde Tempelhofer Feld tartışması da gündeme geldi.

2014 yılında yapılan referandumun ardından eski Tempelhof Havalimanı alanının mevcut haliyle korunması yönünde karar alınmıştı. Ancak Berlin’de büyüyen konut ihtiyacı nedeniyle alanın geleceği yeniden siyasi tartışmaların merkezinde.

Ekşi, bazı partilerin konut inşası için alanın bir bölümünün kullanılmasını savunduğunu, diğerlerinin ise alternatif bölgelerde konut üretimine ağırlık verilmesini istediğini hatırlattı.

Aradan geçen yıllara rağmen konut krizinin daha da büyümesinin seçmenin siyasi partilere yönelik sabrını azalttığını savunan Ekşi, “Sorunları çözemeyen partileri seçmen sandıkta cezalandırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Seçimin Kritik Sorusu: Berlinli Kime Güvenecek?

20 Eylül’e giderken Berlin seçimlerinin temel meselesi yalnızca parti programları değil, aynı zamanda siyasi güven olacak.

Ekşi, sahada görüştüğü bazı Berlinlilerin geleneksel partilere yönelik güven kaybından söz ettiğini aktararak bunun seçim sonuçlarına nasıl yansıyacağının kritik olduğunu belirtti.

AfD’nin performansı, SPD’nin kayıplarını ne ölçüde telafi edeceği, CDU’nun konumu, Sol Parti’nin sonucu ve küçük partilerin yüzde 5 barajını aşıp aşamayacağı yeni parlamentonun aritmetiğini belirleyecek.

Ancak Ekşi’ye göre Berlin açısından en güçlü senaryo şimdiden belli:

20 Eylül’den sonra Berlin’i yine bir koalisyon yönetecek; asıl mücadele bu koalisyonun hangi partiler tarafından kurulacağı konusunda yaşanacak.

İlgili  Haber
Steffen Krach: “Yüksek gelir grupları topluma daha fazla katkı sunmalı”