“Almanya’da Ermeni diasporası, Azerbaycan’a karşı güçlü bir kampanya yürütüyor”

Hafta.az’dan gazeteci Vüsal Tağıbəyli, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.

“Almanya’da Ermeni diasporası, Azerbaycan’a karşı güçlü bir kampanya yürütüyor”
Foto: Hüseyin İşlek
Hafta.az’dan gazeteci Vüsal Tağıbəyli, Medya.Berlin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.
Soru: Bilinen bir gerçek ki, Azerbaycan topraklarını Ermenistan işgalinden kurtarmak için yürüttüğümüz 44 günlük destansı savaş sırasında Almanya açık ya da örtülü şekilde Ermenistan’ı destekledi, adil davamıza gölge düşürmeye çalıştı. Oysa savaş yaklaşık beş ay önce Azerbaycan’ın zaferiyle sona erdi, Ermenistan teslimiyet belgesini imzaladı. Artık kurtarılan topraklarda yeniden imar faaliyetleri başladı. Ancak Almanya hem devlet hem medya düzeyinde Azerbaycan’a karşı düşmanca bir politika sürdürüyor. Bu düşmanlığın sebebi nedir? Almanya kamuoyunu bu konuda nasıl doğru bir çizgiye çekebiliriz?
Mustafa Ekşi: Almanya’daki Ermeni diasporası, bu ülkenin Azerbaycan’la olan ilişkilerinde ciddi bir etki yaratmaya başladı. Almanya, tarihsel benzerlikleri 1915 olayları çerçevesinde kullanarak Ermeni diasporasını yönlendirme çabasında. Aslında Almanya, Azerbaycan ile Türkiye’nin “Bir millet, iki devlet” olduğunu çok iyi biliyor. Bence Almanya, bu iki ülkenin ortak hareket etmesinin kendi çıkarlarına zarar vereceğini düşündüğü için rahatsızlık duyuyor. Özellikle de yürüttüğü politikaları Türkiye kökenli bir milletvekili aracılığıyla uygulaması, oyunun başka bir yüzüdür.
Soru: Farz edelim ki herhangi bir ülke Almanya’nın bir karış toprağını işgal etseydi, Berlin 30 yıl boyunca bizim gibi müzakere mi beklerdi? Ermenistan’ın 30 yıl boyunca Karabağ’da ve diğer işgal altındaki topraklarda yerleşip Azerbaycan’ı oyaladığı gibi?
Mustafa Ekşi: Haklısınız. Kimse 30 yıl boyunca işgal altında yaşamak istemez. Ermenistan, Azerbaycan’ı müzakere süreciyle oyaladı. Almanya ise bu gerçeği bilmesine rağmen sessiz kaldı.
Soru: Yeşiller Partisi’nin antitürk tavrı bilinen bir gerçek. 2016 yılında sözde Ermeni soykırımı kararının Alman Parlamentosu’ndan geçmesi de bu partinin çabalarıyla oldu. Hatırlarsanız, Cem Özdemir bu süreçte çok aktifti. Sonra Ermenistan Büyükelçiliği’nde kendisine “Devlet Nişanı” verildi. Aynı törende Almanya Ermeni Topluluğu’ndan Raffi Kantiyan’a da “Liyakat Nişanı” takdim edildi. Ermeni diasporası Alman toplumunda saygı görmek için yoğun çaba sarf ediyor. Özellikle 2016’da kiliseler üzerinden yürütülen faaliyetlerle Alman kamuoyunu etkilediler.
Mustafa Ekşi: Evet, bu çalışmalar neticesinde medya ve toplumun Ermenilere yaklaşımı değişti. Ermeni diasporası, kiliseleri ve sivil toplum ağlarını çok etkili kullandı.
Soru: Savaş 10 Kasım’da bitti, Ermenistan teslimiyet belgesini imzaladı. Aradan beş ay geçti ama Almanya hâlâ Azerbaycan’a düşmanlık sergiliyor. Azerbaycan Almanya’ya ne verdi ki alamıyor?
Mustafa Ekşi: Batı’da olup bitenlere dair tutumda hak değil, güç belirleyici oluyor. Ve bu gücü kendi kurallarına göre uyguluyorlar. Azerbaycan ordusu Karabağ’ı kurtardığında, ellerindeki güçle seslerini yükseltemediler. Burada Türkiye ile Azerbaycan’ın birlikte hareket etmesinin çok önemli bir rolü oldu. Ancak şunu da unutmamalıyız: Almanya’daki eyalet sistemi nedeniyle, eyaletlerin politikası her zaman federal hükümetle örtüşmeyebilir. Federal parlamentoda Türkiye ve çoğu zaman Azerbaycan aleyhine tartışmalar yapılırken, Ermeni diasporasına her koşulda destek sunuluyor.
Soru: Alman medyasının bu tek taraflı, Azerbaycan düşmanı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz de medyanın içindesiniz, Alman gazetecilerin derdi ne?
Mustafa Ekşi: “Almanya’da adil medya” ifadenize gülümseyerek cevap veriyorum. Alman medyası, “derin Almanya”nın ve okyanus ötesinden gelen talimatlarla hareket ediyor. Bu konuda size “Satın Alınan Gazeteciler” adlı kitabı öneririm. Orada Alman gazetecilerin kimler tarafından yönlendirildiği çok açık anlatılıyor. Maalesef yazar Udo Ulfkotte, 54 yaşında gizemli bir kalp kriziyle yaşamını yitirdi.
Soru: Peki Medya.Berlin olarak siz ne yaptınız? Son bir ayda Azerbaycan’la ilgili Alman kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına hangi çalışmaları yürüttünüz?
Mustafa Ekşi: Medya.Berlin olarak Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtuluş sürecini başından beri yakından takip ettik. Berlin’deki Azerbaycanlılarla röportajlar yaptık, Azerbaycanlıların düzenlediği tüm gösterileri haberleştirdik. Size birkaç örnek link de verebilirim. Biz her zaman Azerbaycan halkının yanındayız:
• Berlin Büyükelçiliğinden Bild Gazetesi’ne yanıt
• “Dağlık Karabağ, Ermenistan için arazi; bizim için vatandır”
• Berlin’de Azerbaycan’a destek mitingi
• Çavuşoğlu: Ermenistan işgal ettiği topraklardan çıkmalı
Soru: Peki Azerbaycan’ın Berlin Büyükelçiliği veya diaspora örgütleri bu süreçte Alman basınıyla bir araya geldi mi? Son iki ayda anti-Azerbaycan atmosferini dağıtmak adına bir basın çalışması yapıldı mı?
Mustafa Ekşi: Bu soruya üzülerek yanıt vermek zorundayım: Maalesef Azerbaycan’ın Berlin Büyükelçiliği’nin buradaki Türk medya temsilcileriyle herhangi bir temas kurduğuna şahit olmadım. Oysa bu potansiyelin mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor.
Soru: Sizce Alman medyasını gerçeği yazmaya, Azerbaycan’a iftira atmaktan vazgeçmeye ikna etmek için neler yapılmalı?
Mustafa Ekşi: Bence ilk olarak Azerbaycan Büyükelçiliği, Almanya’daki Türk medyasını daha çok bilgilendirmeli. Almanya gibi büyük bir ülkede Azerbaycan’la ilgili tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetleri artırılmalı. Türkiye-Azerbaycan ortak projelerinde Türk medyasının mutlaka yer alması şart. Özellikle Yurtdışı Türkler Başkanlığı üzerinden ortak projeler desteklenmeli. Pandemi şartları bunu biraz zorlaştırmış olabilir ama çabalar sürmeli. Ayrıca, Türk gazetecilerin Azerbaycan’a, Azerbaycanlı gazetecilerin ise Almanya’ya gönderilmesi önemli olur. Bu tür medya değişim programları genç kuşakta büyük etki yaratır. Almanya’daki Türk toplumunun milli konularda sürekli aktif kalması açısından medya hayati önemde.
Arşiv Haber