Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı

Berlin’de düzenlenen Azerbaycan Filmleri Günleri’nde “Zaferin Dansı” filmi Alman izleyiciyle buluştu; yapımcı Shafag Mehraliyeva barış mesajını vurgularken, sanatçı Mehriban Zeki savaşın acısının evrensel olduğunu ifade etti.

Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı
Berlin’de düzenlenen Azerbaycan Filmleri Günleri açılışında, Münih Güvenlik Konferansı’na katılımı nedeniyle programa iştirak edemeyen Azerbaycan’ın Berlin Büyükelçisi Nasimi Aghayev’in selam ve mesajı yetkili temsilci tarafından izleyicilere iletildi.
Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı
Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı
Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı
Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı
Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı
Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı
Berlin’de Azerbaycan Filmleri Günleri başladı: “Zaferin Dansı” ile barış mesajı

Berlin’de düzenlenen Azerbaycan Filmleri Günleri kapsamında Karabağ savaşında elde edilen zaferi konu alan “Zaferin Dansı” filmi Alman izleyicisiyle buluştu. Gösterim sonrası filmin yapımcısı Shafag Mehraliyeva ve Azerbaycan Halk Sanatçısı Mehriban Zeki değerlendirmelerde bulundu. Programı gazeteci Mustafa Ekşi yerinde takip etti.

Shafag Mehraliyeva: “Berlin başlangıcı sembolik”

Yapımcı Shafag Mehraliyeva konuşmasında, geçen yıl medyada Azerbaycan’ın tarihi zaferinin beşinci yılının anıldığını hatırlatarak, izleyicilere sunulan filmin Karabağ savaşında elde edilen zafere ithaf edilmiş bir yapım olduğunu ifade etti.

Projenin Azerbaycan edebiyatı ile sinemanın ortak ürünü olduğunu belirten Mehraliyeva, senaryonun kısa bir hikâyeden uyarlanarak edebi metinden sinema diline başarıyla adapte edildiğini söyledi. Filmin yalnızca bir savaş anlatısı olmadığını vurgulayan yapımcı, insan hayatının üstün değeri ve barışın gerekliliği temasının özellikle ön plana çıkarıldığını dile getirdi.

Uluslararası turnenin Berlin’den başlamasının özel bir anlam taşıdığını kaydeden Mehraliyeva, Berlin’in tarih boyunca savaşların ve barışın ağır bedellerine tanıklık etmiş bir şehir olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle ilk uluslararası gösterimin burada yapılmasının sembolik bir karakter taşıdığını belirtti.

Gösterim sonrası Alman izleyicilerin verdiği tepkilerin, filmin temel mesajının doğru şekilde anlaşıldığını gösterdiğini ifade eden yapımcı, savaşın acı sonuçları karşısında insan hayatının önemi ve barışın alternatifsizliğinin evrensel karşılık bulduğunu söyledi.

Azerbaycan sinemasında yeni dönem

Mehraliyeva, Azerbaycan’ın bu yıl bağımsızlığının 35’inci yılını kutladığını hatırlatarak, ülke sinemasının köklerinin 19’uncu yüzyılın sonlarına uzandığını ifade etti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından sektörün yeniden yapılanma sürecine girdiğini, bugün ise Azerbaycan sinemasının yeniden diriliş aşamasında bulunduğunu kaydetti.

Yeni kuşak yönetmen ve yapımcıların uluslararası festivallerde daha güçlü şekilde temsil edileceğine inandığını belirten yapımcı, bu sürecin yalnızca ulusal çerçevede değil, Türk dünyasının kültürel görünürlüğü açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Son yıllarda Türk sinema ve dizi sektörünün küresel ölçekte oluşturduğu etkiyi hatırlatan Mehraliyeva, sinemanın “yumuşak güç” unsuru olarak stratejik rol üstlendiğini vurguladı.

Mehriban Zeki: “Sanat milliyet tanımaz”

Gösterim sonrası söz alan Azerbaycan Halk Sanatçısı Mehriban Zeki, Berlin’e 2009 yılında Azerbaycan Kültür Günleri kapsamında geldiğini hatırlatarak aradan geçen sürede hem şehrin hem de izleyici profilinin değiştiğini ifade etti.

Bu kez film gösterimi için bulunduğu Berlin’de seyircinin yoğun ilgisinden memnuniyet duyduğunu belirten Zeki, özellikle Alman kökenli izleyicilerin filmde anlatılan trajediyi kendi tarihsel deneyimleriyle ilişkilendirmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.

Zeki, savaşın yol açtığı acıların, kayıpların ve yıkımın yalnızca tek bir millete ait olmadığını vurgulayarak, bir film hikâyesinin milliyet tanımadığını dile getirdi. Savaşın bıraktığı trajedinin, ölüm ve kayıpların, ondan çıkış arayışının tüm insanlık için ortak bir tecrübe olduğunu ifade etti. Alman izleyicilerin filmi kendi hikâyeleri gibi sahiplenmesinin, sanatın evrensel gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Konuşmasını teşekkür ederek tamamlayan sanatçı, sanatın nihai amacının insanları ortak bir vicdan ve barış anlayışı etrafında buluşturmak olduğunu kaydetti.

Berlin’de düzenlenen Azerbaycan Filmleri Günleri kapsamında gerçekleştirilen resepsiyonda davetliler etkinlik sonrası bir araya geldi.

 

Kültürel diplomasi platformu

Berlin’deki gösterim, yalnızca bir film lansmanı değil; tarihsel hafızanın paylaşımı ve barış mesajının uluslararası kamuoyuna aktarılması açısından da kültürel diplomasi niteliği taşıyan bir etkinlik olarak değerlendirildi.

Berlin’de düzenlenen Azerbaycan Filmleri Günleri kapsamında sanatçılar ve organizasyon ekibi, gösterim öncesi sahnede hatıra fotoğrafı verdi.

İlgili Video Haber