Berlin’de Türkçe medya alarm veriyor: “Reklam yok, destek yok, sürdürülebilirlik riskte”

Gazeteci Mustafa Ekşi’nin, Aktüel Avrupa Genel Yayın Yönetmeni Sadık Karslı ile Berlin’de gerçekleştirdiği röportaj, Türkçe medyanın karşı karşıya olduğu ekonomik daralma, yapısal sorunlar ve basın özgürlüğü tartışmalarını ortaya koydu.

Berlin’de Türkçe medya alarm veriyor: “Reklam yok, destek yok, sürdürülebilirlik riskte”
Gazeteci Mustafa Ekşi, Aktüel Avrupa Genel Yayın Yönetmeni Sadık Karslı ile Berlin’de Press Cafe Altenbraker Room’da bir araya geldi.
Berlin’de Türkçe medya alarm veriyor: “Reklam yok, destek yok, sürdürülebilirlik riskte”

Berlin’deki Press Cafe Altenbraker Room’da yapılan röportajda, diaspora medyasının mevcut durumu çok boyutlu şekilde ele alındı. Yaklaşık üç bölümden oluşan söyleşide finansman krizi, medya–iş dünyası ilişkileri ve basın özgürlüğü başlıkları öne çıktı.

“Aktüel yeniden yapılanma sürecinde”

Uzun yıllardır Berlin’de yayın hayatını sürdüren Aktüel Avrupa’nın mevcut durumuna ilişkin konuşan Sadık Karslı, derginin pandemi sonrası yeniden yapılanma sürecinde olduğunu belirtti:

“Önceden düzenli çıkıyorduk. Şimdi yeniden düzenli yayına geçmek için çalışıyoruz. Dijital alana da yöneldik, kent haberlerine ağırlık vereceğiz.”

Karslı, Türkçe-Almanca çift dilli yayın modelinin de gündemde olduğunu ifade etti.

Türkçe medya finansal darboğazda

Berlin’de Türkçe yayın yapan medya kuruluşlarının büyük ölçüde ekonomik nedenlerle daraldığını belirten Karslı, birçok yayının kapandığını veya düzensiz hale geldiğini söyledi:

“Birçok dergi kapandı. Kalanlar ya özel günlerde çıkıyor ya da tamamen dijitale geçti. Bu iş artık büyük ölçüde gönül işi.”

“Tek gelir kaynağı reklam ama piyasa çöktü”

Basılı medyanın temel gelir modelinin reklam olduğunu vurgulayan Karslı, reklam piyasasındaki daralmanın sektörü doğrudan etkilediğini ifade etti:

“Reklam fiyatları düştü. İşverenler artık sosyal medyayı tercih ediyor. Büyük şirketlerin Türkçe medyaya ilgisi neredeyse yok.”

Okuyucu alışkanlığı değişti

Karslı’ya göre medyanın yaşadığı kriz sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik:

“Okuyucu artık haber okumuyor. Fotoğraflara bakıyor. Sosyal medya hızlı tüketim sağlıyor ama kalıcı bir medya kültürü oluşturmuyor.”

Medya–iş dünyası ilişkisi: “Kişisel düzeyde yürütülüyor”

Röportajda Berlin’de iş insanları ile medya arasındaki ilişki de ele alındı. Karslı, bu ilişkinin kurumsal bir zemine oturmadığını belirtti:

“Destek daha çok kişisel ilişkiler üzerinden yürüyor. Seni tanıyorsa destekliyor, tanımıyorsa yok sayıyor. Bu sürdürülebilir bir model değil.”

“Gazetecilik soru sormaktır”

Karslı, gazeteciliğin temel işlevinin sorgulamak olduğunu vurgulayarak, sadece övgüye dayalı içeriklerin meslekle bağdaşmadığını söyledi:

“Gazetecilik soru sormaktır. Eğer soru soramıyorsan gazeteci değilsin. Kamu adına yapılan işlerde eleştirel bakış şarttır.”

“Gazetecilik suç değildir” vurgusu

Röportajda basın özgürlüğü tartışmalarına da değinildi. Karslı, geçmişte Brüksel’de düzenlenen “Gazetecilik suç değildir” temalı etkinlik sonrası yaşadığı dışlanma sürecini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Gazetecilik yaptığı için insanların hedef alınması kabul edilemez. Bugün başkasına yapılan yarın bize yapılabilir.”

Türkiye ve Avrupa’ya eş zamanlı eleştiri

Karslı, basın özgürlüğü sorunlarının sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını belirterek Avrupa’da da benzer uygulamalara dikkat çekti:

“Almanya’da da gazetecilere yönelik sert müdahaleler yaşanabiliyor. Bu durum demokratik standartlar açısından tartışma konusu olmaya devam ediyor.”

“Basın davet ediliyor ama yer verilmiyor”

Berlin’deki kurumsal etkinliklerde basına yönelik yaklaşımı eleştiren Karslı, organizasyonlarda gazetecilerin geri planda bırakıldığını ifade etti:

“Basın çağrılıyor ama oturacak yer ayrılmıyor. Oysa gazetecilerin ön sıralarda olması gerekir. Bu hem teknik hem de kamusal sorumluluk açısından önemli.”

“Bağımsız medya yalnız bırakılıyor”

Röportajın sonunda Türk toplumuna ve kurumlara çağrıda bulunan Karslı, medya kuruluşlarının sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı:

“Bu yayınlar ayakta kalır mı kalmaz mı sorusu artık daha önemli hale geldi. Çünkü kimsenin umurunda değil. Sadece belirli bir kesimin desteğiyle yürümeye çalışıyoruz.”