Bismarck-Dialog’dan Avrupa’ya çağrı: Çatışma değil diplomasi

Bismarck-Dialog, Medya.Berlin’e yaptığı açıklamada, Avrupa’da artan askerî gerilimler karşısında diplomasinin ve müzakerenin uluslararası hukuk açısından zorunlu olduğunu vurguladı. Açıklamada, özellikle Ukrayna savaşı bağlamında yaşanabilecek yeni bir tırmanmanın Avrupa ve küresel güvenlik açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekildi.

Bismarck-Dialog’dan Avrupa’ya çağrı: Çatışma değil diplomasi
Bismarck-Dialog Başkanı Alexander von Bismarck. Girişim, Avrupa’da güvenlik ve barışın temelinin diplomasi ve müzakere olduğunu vurguluyor.

Schloss Döbbelin’de yayımlanan ortak bir bildiriyle Bismarck-Dialog, Avrupa’da artan askerî gerilimler karşısında siyaset kurumuna ve kamuoyuna diplomasi ve müzakere çağrısında bulundu. Özellikle Ukrayna savaşı bağlamında, NATO ile Rusya arasında yaşanabilecek doğrudan bir askerî çatışmanın küresel sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Diplomasi uluslararası hukukun temelidir

Açıklamada, diplomasinin uluslararası düzenin temelini oluşturduğu vurgulandı. Birleşmiş Milletler Şartı ve Paris Şartı’na atıfla, devletlerin anlaşmazlıkları barışçıl yollarla ve müzakere yoluyla çözme yükümlülüğüne sahip olduğu hatırlatıldı. Diplomasi bu nedenle bir idealizm değil, uluslararası hukuktan doğan bir zorunluluk olarak tanımlandı.

Çatışmacı politikalar ve sert savaş dili ise gerilimi tırmandıran unsurlar olarak değerlendirilirken, agresif söylemlerin diplomatik çözümlerin önündeki en büyük engellerden biri olduğu ifade edildi.

Ukrayna savaşı için küresel risk uyarısı

Bismarck-Dialog, Ukrayna’daki savaşın NATO ile Rusya arasında doğrudan bir askerî çatışmaya dönüşmesi hâlinde, bunun yalnızca Avrupa’yı değil tüm dünyayı etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Diplomasi ise en zor dönemlerde dahi gerilimi düşürme ve kontrolsüz bir tırmanmayı önleme imkânı sunan tek yol olarak gösterildi.

Almanya’nın tarihsel sorumluluğu

Bildirgede Almanya’nın özel tarihsel sorumluluğuna da vurgu yapıldı. Geçmişte izlenen Ostpolitik yaklaşımının diyalog, silahlanma kontrolü, ekonomik iş birliği ve Rusya’nın meşru güvenlik kaygılarının tanınmasına dayandığı hatırlatıldı. Avrupa’nın uzun vadeli istikrar için bu yaklaşımı yeniden değerlendirmesi gerektiği belirtildi.

Ayrıca, caydırıcılık yerine iş birliğini esas alan bağımsız bir Avrupa güvenlik mimarisinin gerekliliği vurgulandı.

Üç temel müzakere hedefi

Ukrayna savaşına diplomatik bir çözüm için üç temel hedef sıralandı:

Ukrayna’nın egemen, bağımsız ve işlevsel bir devlet olarak varlığının güvence altına alınması,

temel ihtilaf konularına yönelik gerçekçi çözüm yollarının geliştirilmesi,

Rusya, Ukrayna ve Avrupa Birliği’nin güvenlik çıkarlarını gözeten kapsamlı bir Avrupa barış ve güvenlik düzeninin inşa edilmesi.

Yaptırımlara eleştiri ve arabuluculuk çağrısı

Açıklamada büyük güçlere yönelik yaptırımlar da eleştirilerek, bu tür önlemlerin tarihsel olarak çoğu zaman hedeflenen sonuçları vermediği ve tüm taraflara zarar verdiği ifade edildi. Almanya’nın geçmiş deneyimleri nedeniyle arabulucu rolü üstlenebileceği ve Rusya, Ukrayna ile uluslararası aktörler arasında diplomatik temasları destekleyebileceği belirtildi.

Bildiri, müzakerenin zayıflık değil, kalıcı barışın ön koşulu olduğu vurgusuyla sona erdi. Almanya’nın, Birleşmiş Milletler Şartı’nı esas alan bir dış politika anlayışıyla yeniden barış odaklı bir çizgiye yönelmesinin mümkün olduğu ifade edildi.

ilglli Haber
Barış İçin Kitap Değişiminde Kur’an’ın Almanca Tercümesi Hediye Edildi

Files