Berlin’de geleceğin şehri tartışıldı: Kentler yalnızca binalardan mı ibaret?

Türk-Alman İşverenler Birliği (TDU) tarafından Berlin’de düzenlenen KOYA 12 Profesyoneller Oturumu’nda, kentlerin geçmişi, bugünü ve geleceği şehir planlaması perspektifinden ele alındı. Şehir ve peyzaj plancısı Dr. Nejla Kılınç, “Geleceğin Şehri Tasarlanabilir mi?” başlıklı sunumunda Berlin’in tarihsel dönüşümünü, kent belleğini ve ortak yaşam alanlarının önemini gündeme taşıdı.

Berlin’de geleceğin şehri tartışıldı: Kentler yalnızca binalardan mı ibaret?
TDU Berlin'de gerçekleştirilen KOYA 12 Profesyoneller Oturumu'nda şehir ve peyzaj plancısı Dr. Nejla Kılınç, “Geleceğin Şehri Tasarlanabilir mi?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Foto: Medya.Berlin
Berlin’de geleceğin şehri tartışıldı: Kentler yalnızca binalardan mı ibaret?
Berlin’de geleceğin şehri tartışıldı: Kentler yalnızca binalardan mı ibaret?

Berlin’in geleceğine tarihsel perspektiften bakış

Türk-Alman İşverenler Birliği (TDU) ile UFUK Planlama'nın görsellerde yer aldığı KOYA 12 Berlin Profesyoneller Oturumu, 28 Ekim 2026 Çarşamba günü TDU Berlin merkezinde gerçekleştirildi.

Kurfürstendamm 175 adresindeki toplantıda, şehirlerin yalnızca mimari yapılar ve ulaşım ağlarından oluşmadığı; tarihsel hafıza, toplumsal ilişkiler ve ortak yaşam kültürüyle şekillendiği konusu öne çıktı.

“1957 Interbau'dan geleceğin Berlin'ine” temasıyla duyurulan etkinlikte, kentsel gelişimin tarihsel süreçleri ve geleceğin şehirlerine ilişkin temel planlama soruları ele alındı.

Dr. Nejla Kılınç: Bir şehir kaç kez yeniden doğar?

Programın dikkat çeken bölümünde şehir ve peyzaj plancısı Dr. Nejla Kılınç, kentlerin tarih boyunca geçirdiği dönüşümleri farklı dönemlerden örneklerle değerlendiren bir sunum gerçekleştirdi.

Kılınç'ın sunumunda, Antik Yunan mitolojisindeki Minotaur ve Theseus anlatısından hareketle şehirlerin karmaşık yapısı, dönüşüm süreçleri ve geleceğe ilişkin planlama yaklaşımları işlendi.

Sunumda ayrıca insanlığın yerleşik yaşama geçişi ve ilk yerleşim örneklerinden biri olan Çatalhöyük'e yer verildi. Böylece kentleşmenin yalnızca modern çağın değil, insanlık tarihinin temel meselelerinden biri olduğu tarihsel örneklerle ortaya konuldu.

1945 Berlin'i: Yıkılan binalar mı, yoksa kentin hafızası mı?

Sunumun önemli başlıklarından biri, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından büyük yıkıma uğrayan Berlin'in yeniden inşa süreciydi.

Dr. Kılınç'ın sunumunda şu sorulara yer verildi:

Bir şehir yıkıldıktan sonra yalnızca binalarını değil, hafızasını da yeniden inşa edebilir mi?

Bir şehir geçmişini unutmadan geleceğini kurabilir mi?

Farklı dil, kültür ve hikâyeleri taşıyan bir şehir ortak bir aidiyet duygusu yaratabilir mi?

Farklı geçmişlerden gelen insanlar aynı kamusal mekânda ortak bir gelecek kurabilir mi?

Bu sorular, Berlin'in çok kültürlü toplumsal yapısı ve tarihsel dönüşümü açısından da önem taşıyor.

Geleceğin Berlin'i nasıl şekillenecek?

Berlin, savaş sonrası yeniden yapılanma, kentin bölünmesi ve 1990'daki birleşmenin ardından farklı planlama anlayışlarının izlerini taşıyan bir Avrupa metropolü haline geldi.

Bugün ise konut ihtiyacı, iklim değişikliği, yeşil alanların korunması, ulaşım politikaları ve sosyal bütünleşme gibi konular Berlin'in kentsel geleceğinin temel tartışma alanlarını oluşturuyor.

KOYA 12 Berlin toplantısı, bu meseleleri tarihsel ve disiplinler arası bir çerçevede değerlendirmeye imkân veren bir etkinlik olarak öne çıktı.

Şehir planlamasının yalnızca fiziksel mekân üretmekten ibaret olmadığı, kentte yaşayan insanların kültürel hafızasının ve toplumsal ihtiyaçlarının da planlama süreçlerinde dikkate alınması gerektiği, etkinliğin ele aldığı temel düşünsel çerçeveyi oluşturdu.