ABD ve Türkiye Arasındaki Müzakerelerde ‘YPG’ Çıkmazı

ABD ve Türkiye Arasındaki Müzakerelerde ‘YPG’ Çıkmazı

MEDYABERLİN -Ankara’da Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İbrahim Kalın başkanlığındaki heyetler arasında Suriye gündemiyle yapılan görüşmede PYD-YPG konusunda uzlaşma sağlanamadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’la sahadaki durumu görüşmek istediği açıklandı.

Başkan Trump’ın 19 Aralık’ta Suriye’deki Amerikan askerlerini geri çekeceğini açıklamasıyla birlikte Suriye’de sahada neler olacağı ve Türkiye’nin askeri operasyon hazırlıkları yürüttüğü PYD-YPG’nin varlığı konusuna ilişkin tartışmalar sürüyor. Washington’un ilk önce “hızlıca” dediği askeri çekilme takvimini daha sonra zamana yayması ve ABD’nın IŞİD’le mücadelede birlikte çalıştığı PYD-YPG konusunda Türkiye’den güvence istemesi Ankara’yı rahatsız ediyor. ABD’nin asker çekmesi sonrası Suriye’nin geleceği konusunda Bolton’un bugün Ankara’yla müzakeresi de sonuçsuz kalmış görünüyor.

Ankara’da Bolton başkanlığındaki ABD heyetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat kabul edeceği beklentisi de söz konusuydu. Ancak Erdoğan, bugün “Bolton’un muhatabı İbrahim Kalın’dır” diyerek PYD-YPG’yi korumak gerektiği yönündeki sözleri nedeniyle sert tepki gösterdiği Bolton’u kabul etmeyeceği mesajını verdi.

Bolton, İsrail’in ardından geldiği Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Kalın başkanlığında Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu ve MİT Başkan Yardımcısı Cemalettin Çelik’in yer aldığı heyetle müzakere masasına oturdu. ABD tarafında Bolton’a, Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey eşlik etti.

Cumhurbaşkanlığı’nda yaklaşık 2 saat 10 dakika süren görüşme sonrasında, Kalın’ın yaptığı açıklamalar itibariyle ABD’yle Türkiye arasında müzakere trafiğini sürdürme kararı alındığı ancak PYD-YPG konusunda uzlaşma sağlanamadığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İbrahim Kalın düzenlediği basın toplantısında, Ankara’nın beklentisini, “PYD-YPG konusunda Türkiye’nin tavrını hatırlamak ve sahadaki askeri durumu netleştirmek” olarak anlattı. Kalın, “Türkiye ABD’nin çekilme kararından memnuniyet duymaktadır. Bunun nasıl olacağı, geriye nasıl bir yapının bırakılacağı, özellikle dağıtılan ağır silahların ne olacağı, buradaki lojistik üslerin akıbeti gibi konuların da açıklığa kavuşturulması gerekiyor” ifadesini kullandı. Kalın, özellikle askeri açıdan PYD-YPG’ye verilmiş ağır silahlarla askeri üsler konularında henüz ilerleme sağlanamadığını ve bunun askeri taraflarca müzakereye edilmeye devam edeceğini açıkladı.

Kalın’ın verdiği bilgiye göre, Bolton’a iki ayrı kırmızı dosyada Türkiye’nin Kürtler ve PYD-YPG konusundaki tutumunu netleştirmek üzere bilgiler de sunuldu. Birinci dosyada, “Türkiye’nin Suriye, Irak, Türkiye ve bölgedeki diğer Kürt vatandaşlarına yönelik kucaklayıcı ve kapsayıcı politikalarını içeren bir bilgi notu” yer aldı. İkinci dosyada ise, "YPG ve PYD terör örgütünün Suriye’de işlediği suçlar ve insan hakları ihlalleriyle ilgili bir bilgi notu ve belgeler” bulunuyor.

“Suriye Kürtleri ile PYD-YPG’yi birbirine karıştırma” meselesi

Kalın, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ardından John Bolton’un PYD-YPG’yi Suriyeli Kürtler olarak nitelendiren açıklamalarına müzakere sırasında Türkiye olarak tepki verdiklerini de belirtti. Kalın, “DEAŞ ile mücadele ederken, Kürtler de dahil olmak üzere Suriye'de hiçbir sivilin canının ve malının zarar görmemesi için Türkiye üzerine düşen görevleri bugüne kadar yerine getirdiği gibi bundan sonra da getirmeye devam edecektir. Bu noktada Suriye Kürtleri’yle PKK terör örgütü ve onun Suriye kolu olan PYD-YPG'nin birbirine karıştırılması, adeta bunların aynı şeymiş gibi bir cümle içerisinde kullanılmasına Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hepimiz tepkimizi verdik. Bugün bunların birbirinden net bir şekilde ayrılması gerektiğini ifade ettik” dedi.

Türkiye’nin ABD askerleri çekildikten sonra “PYD-YPG de dahil sahada terör örgütlerine fırsat yaratılmasına” izin vermemek istediğini söyleyen Kalın, bu konuda ABD’yle koordinasyon içerisinde olunacağını da kaydetti. Kalın, ABD tarafını “müttefik” olarak niteleyerek, “Ama görünen o ki Trump yönetiminin, Obama yönetiminden devraldığı bir mesele olan bu PYD-YPG’ye destek konusu, Trump yönetimi için de bir sorun olmaya devam ediyor. Çekilme süreci, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve terörden arındırılması noktasında önemli bir adım olmakla beraber, YPG ve PYD konusunda bizim tavrımızın net olduğunu da ifade etmek istiyorum. Bizim oradaki varlığımız, operasyonlarımız, izlediğimiz politikalar, Kürt kardeşlerimizin de can ve mal güvenliğini garanti altına almayı hedeflemektedir” diye konuştu.

Bolton’un bizzat Erdoğan’la görüşmeyi talep ettiğini ancak kendisine böyle bir görüşme teyidi verilmediğini de açıklayan Kalın, Cumhurbaşkanı’nın Bolton’u kabul etmemesi için “Bunu bir tepki olarak değerlendirmek de doğru olmaz” görüşünü aktardı. Kalın, Bolton’un son olarak İsrail’deyken yaptığı açıklamalar konusundaysa, "Türkiye girince Kürtler’i katledecek, Kürtler zarar görecek gibi argümanlar PKK propagandasıdır. Bunlara Amerika gibi ciddi bir devletin kulak asmaması gerekir. Ayrıca bizim ülkemizde milyonlarca Kürt barış içerisinde yaşamaktadır. Kendileri siyasi hayata katılmaktadır, parlamentomuzda Kürt milletvekillerimiz vardır, kabinemizde Kürt bakanlarımız olmuştur, vardır. Bunlar bizim için eski tabirle çok 'bedihi' son derece açık-seçik hakikatler olmasına rağmen bunları zaman zaman hatırlatmamız gerekiyor. Bu hatırlatmaları da bugün yaptık” dedi.

Kalın, Pompeo’nun Türkiye’den PYD-YPG konusunda güvence alındığı yönündeki sözlerine karşılıksa, “Oradaki Kürtler de dahil olmak üzere sivillerin can ve mal güvenliğinin sağlanması konusunda Türkiye en büyük hassasiyeti gösteren ülkedir. Ama hiç kimse Türkiye'nin bir terör örgütüne güvence vermesini, onu şu veya bu gerekçeyle aklayıp meşrulaştırmasını beklemesin” açıklaması yaptı.

‘Askeri üsler ne olacak?’ meselesi de konuşuldu

ABD tarafıyla askeri düzeyde ayrıntılı müzakereler yapılmaya devam edileceğini de açıklayan Kalın, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford’un Suriye’nin kuzeyinde 16 askeri üs ve lojistik merkezi bulunduğunu söylediğini de aktardı. Kalın, “Beklentimiz verilen tüm silahların toplanması. Bununla ilgili çalışma yaptıklarını ilettiler ama detayları muhtemelen önümüzdeki günlerde biraz daha ortaya çıkacak. Bu silahların orada kalması sadece bizim açımızdan, o bölgedeki güven ve istikrarın sağlanması açısından da bir şart. Dolayısıyla bununla ilgili bizim beklentimiz bütün silahların toplanması yönünde. Askeri üslerin de aynı şekilde boşaltılması ya da oradaki yerel unsurlara devredilmesi şeklinde. Bu konuda bir çalışma yaptıklarını anlıyorum ama neticelerini hep birlikte sahada görmek durumundayız. Neredeyse Suriye'nin üçte birine tekabül eden bir coğrafyada bu insanlara verilmiş silahlar var, kurulmuş merkezler var. Bunların toplanması ve tamamen bertaraf edilmesi, PYD/YPG terör unsurlarının elinden alınarak nötralize edilmesi bizim temel beklentimizdir, bunun dışında bir alternatifi zaten kabul etmemiz söz konusu değil. Operasyonel detaylar konuşuldukça önümüzdeki günlerde bu konuyu çok daha şekilde net göreceğiz. Bunun çok yakın takipçisi olacağız” dedi.

Kalın, Suriye’de ABD’nin sınır bölgesinde 30 kilometrelik tampon bölge oluşturabileceği iddiasıyla ilgili ise "Amerikalılar ile görüşmemizde bir tampon bölge, bir harita, sınır hattı konuları gündeme gelmedi. Böyle bir şey açmadılar” yanıtını verdi.

Kalın, ayrıca Türkiye’nin Menbiç konusunda oradan PYD-YPG’nin tamamen çekilmesini beklediğini vurguladı.

ABD Heyeti protesto karşılandı

Öte yandan ABD heyetinin Cumhurbaşkanlığı’nda bulunduğu dakikalarda Beştepe civarında Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi bir grup protesto eylemi düzenledi.

Vatan Partisi’nin gençlik yapılanması niteliğindeki TGB’li gençler, “Bolton-Jeffrey-Dunford PKK’yı kurtaramaz” yazılı pankart arkasında Cumhurbaşkanlığı’na doğru yürümek istedi. Ancak “izinsiz gösteri” gerekçesiyle polis gençlere müdahalede bulundu. Müdahale sırasında arbede yaşanırken 7 kişi gözaltına alındı.

VOA