AB'den Brexit Ertelemesine İkili Öneri

AB'den Brexit Ertelemesine İkili Öneri
İngiltere Başbakanı Theresa May basın toplantısından ayrılırken

PARİS — 

Avrupa Birliği liderleri, saatler süren tartışmanın ardından, İngiltere Başbakanı Theresa May'in talebi üzerine, 29 Mart'ta sona ermesi kararlaştırılan Brexit sürecinin, 22 Mayıs'a kadar uzatılmasını kabul etti. Ancak bunu İngiliz parlamentosunun, önümüzdeki hafta Brexit Anlaşması'nı oylaması şartına bağladı. Parlamento'da oylama yapılamazsa ya da anlaşma reddedilirse, AB liderleri, İngiltere'den 12 Nisan'a kadar 'anlaşmasız ayrılık' ya da 'Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılma' alternatiflerinden birisini seçmesini istedi. Öneriyi kabul eden Theresa May, "AB'den kesin ayrılacağız. Ama ben anlaşmalı ayrılmak istiyorum" dedi.

Brexit çıkmazını aşmak üzere Brüksel'de bir araya gelen AB devlet ve hükümet başkanları uzun süren tartışmaların ardından, May'in ek süre talebini 'kısaltarak' kabul etti. Zirvenin ardından açıklama yapan AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, İngiltere'nin uzatma talebini, anlaşmanın oylanması şartıyla kabul ettiklerini açıkladı. Tusk, "Avrupa Konseyi iki senaryoyu içeriyor. Birincisinde anlaşma parlamento tarafından kabul edilirse, 22 Mayıs'a kadar uzatmayı kabul edeceğiz. Ancak kabul edilmezse, 12 Nisan'a kadar ne istediklerini bize bildirecekler" dedi.

May: "Kesin ayrılacağız"

Zirvenin ardından basın toplantısı düzenleyen Theresa May ise, kendisinin anlaşmalı ayrılık için çalışmaya devam ettiğini söyledi. Bir İngiliz gazetecinin "Gerçekten AB'den çıkacak mıyız, yoksa yine oyalama süresi mi alındı?" sorusu üzerine, May, "Evet AB'den çıkacağız. Haftaya anlaşmayı yeniden parlamentoya sunacağım. Parlamento halkın referandumla dile getirdiği karara saygı duymalı. Ben anlaşmalı ayrılıktan yanayım. Ama eğer anlaşma kabul edilmezse o zaman seçimleri organize etmemiz gündeme gelecek. Ben bunu istemiyorum. Artık parlamentonun bir karar vermesi lazım" diye konuştu.

Uzun ve tartışmalı geçen zirvenin ardından rahatlamış görünen Theresa May, Avrupa Konseyi'nin kararıyla İngiliz parlamentosunun önünde artık daha net bir takvim olduğunu, böylece önümüzdeki hafta daha net karar alacağına inandığını da dile getirdi.

Özetle, Avrupa Birliği'ne üye 27 ülke lideri, Brexit için öngörülen 29 Mart tarihinin ertelenmesi talebini şartsız 12 Nisan'a kadar, parlamento onayı şartıyla 22 Mayıs'a kadar, eğer Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılır ise de, daha uzun süreli uzatma verilmesi üzerinde uzlaştı.

May, müzakerelerin 30 Haziran’a kadar uzatılmasını talep etmişti ancak AB, bunun 23-26 Mayıs tarihlerinde yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ciddi hukuki sorun yaratacağını belirterek, süreyi 22 Mayıs'a çekti.

AB liderleri, 17 ay boyunca müzakere edilen 585 sayfalık Brexit Anlaşması'nın yeniden müzakere edilmesine ise kapıları tümüyle kapattı.

May ve Corbyn Brüksel'de

Brüksel'e gelen İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, Brexit müzakerecisi Fransız komiser Michel Barnier’le görüştü ve May'in anlaşmasını reddettiklerini, yeni bir çözüm etrafında çoğunluk sağlamayı amaçladıklarını açıkladı. Corbyn, Brüksel'de "May hükümetinin düşmesi durumunda yeni bir referandum yapılabileceği ya da anlaşma metninde değişiklik yapabilecekleri" mesajını verdi. İngiliz iş dünyası ve sendikalar da, zirve öncesi May'den "ulusal aciliyet karşısında stratejisini değiştirmesini" talep etti.

Bu tartışmalar ışığında toplantıya gelen Theresa May, yaklaşık bir saat boyunca konuşarak, kendisine yöneltilen çok sayıda soruyu yanıtladı.

Jean-Claude Juncker ve Donald Tusk

Jean-Claude Juncker ve Donald Tusk

Liderlerden farklı açıklamalar

Zirve öncesinde, liderlerden de farklı açıklamalar geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirveye katılmadan önce sert bir ültimatom göndererek, "İngiliz parlamentosu yeniden olumsuz bir seçim yaparsa, anlaşmasız ayrılığa doğru gideriz. Teknik uzatmadan daha etkili, daha radikal bir politik değişim gerekiyor" dedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ise daha yumuşak bir ton kullanarak, "Eğer önümüzdeki hafta olumlu bir oylama olmazsa ya da hiç oylama şansı oluşmazsa, 29 Mart'tan önce yeni bir Avrupa Konseyi zirvesi toplanmalı" diyerek, gelecek hafta yeniden toplanacaklarının işaretini verdi.

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, "Başarı olasılığı çok kırılgan görünse de, Brexit yüzünden yaşanan yoğunluk her geçen gün daha ağır hissedilse de, son ana kadar pozitif bir çözüm bulma arayışından vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Brüksel'deki ortamı en iyi tarif eden lider Lüksemburg Başbakanı Xavier Bettel ise, "Artık çıkış kapısı aramaktan vazgeçtik, acil çıkışları arıyoruz" diye konuştu.

Şimdi ne olacak?

Ab liderleri, "anlaşmasız ayrılığın sorumluluğunu almamak için getirdiği ikili senaryoyla aslında kararı tümüyle Londra'ya bırakarak, sorumluluğu Brüksel'den uzaklaştırdı. AB içindeki gelecekleri konusunda şimdi tümüyle İngiliz hükümeti ve parlamentosu karar verecek.

May, AB'nin kendisine sunduğu ikili öneriyi önümüzdeki hafta başında parlamentoya götürecek ve bu önerileri parlamentoda oylatacak. Eğer İngiliz Parlamentosu üçüncü kez 'hayır' diyerek Brexit anlaşmasını reddederse, top AB'ye geçecek. İngiliz Parlamentosu'nun oylamasının ardından gelecek hafta duruma göre AB liderleri yeniden olağanüstü toplantıya çağırılabilecek. AB liderlerinin, anlaşmadan geri adım atılmaması kararında ısrar etmesi durumunda korkulan ve tam bir ekonomik kaos anlamı taşıyan "no deal" yani anlaşmasız ayrılık gündeme gelecek.

Eğer anlaşma kabul edilirse teknik sürecin tamamlanması için 22 Mayıs'a kadar süre verilecek ve İngiltere ve AB mevcut anlaşmayla ayrılacak.

Eğer İngiltere, anlaşmasız ayrılmak yerine, Avrupa Parlamentosu seçimlerine hazırlanmayı kabul ederse, o zaman bu kararını 12 Nisan'dan önce AB yönetimine bildirecek. Bu durumda, İngiltere'ye 1 yılı aşkın süre verilebilecek. Ancak bu süre içinde, hükümetin düşmesi, May'in görevden gitmesi, yeniden referandum yapılması ya da İngiltere'de seçime gidilmesi de dahil pek çok ihtimal gündeme gelebilecek.