AKP'den Belediyeler İçin Muhalefet Partisi Gibi Manifesto

AKP'den Belediyeler İçin Muhalefet Partisi Gibi Manifesto

ANKARA — 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler için bugün açıkladığı 11 maddelik manifestosuyla 16 yıldır ellerinde tuttukları İstanbul, Ankara dahil tüm belediyeler için yeni bir süreç başlatma vaadinde bulundu.

AK Parti, Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlenen yerel seçimler tanıtım toplantısında Türkiye genelindeki 1297 adayını tanıttı. Toplantıda, AKP’nin Cumhur İttifakı çerçevesinde destek vereceği MHP’nin adayları yer almadı. MHP, geçen hafta kendi tanıtım toplantısıyla ittifak adayları da dahil kendi adaylarını tanıtmıştı.

AKP, 31 Mart’taki yerel seçimler için “Gönül Belediyeciliği” temasını ön plana çıkarma kararı aldı ve bu amaçla “Memleket İşi, Gönül İşi” ana sloganı duyuruldu.

Erdoğan konuşmasında AKP’nin 11 maddelik seçim manifestosuna detaylandırdı. Erdoğan’ın açıkladığı manifesto, “şehir planları, alt yapı ve ulaşım, kentsel dönüşüm, benzersiz şehirler, akıllı şehirler, çevreye saygılı şehirler, sosyal belediyecilik, yatay şehirleşme, halkla birlikte üretim, tasarruf ve şeffaflık ile değer üreten şehirler” başlıklarından oluşuyor.

11 maddelik yeni dönem belediyecilik anlayışı

Erdoğan, manifestoyu “İnsanlarıyla birlikte ağacından insanına kadar huzur içinde yaşayan belediyelere AKP ile kavuşacağız. Bugün artık klasik belediye hizmetleri başarının ölçüsü olmaktan çıkmıştır. Artık ölçü bunların üzerine ne koyabildiğinizdir. Yeni dönemdeki belediyecilik anlayışını 11 başlık altında özetliyoruz” sözleriyle tanıttı.

Erdoğan’ın ‘’yeni dönem belediyecilik anlayışı’’ vurgusu , AKP’nin 16 yıldır Türkiye genelindeki belediyelerden çoğunda yönetime sahip olması nedeniyle, “muhalefet tavrı gibi” yorumlandı.

Erdoğan, 27 Mart 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesine atıfta bulunarak, “Yerel seçimde İstanbul'dan yola çıkarken üç Ç demiştik. Çöp, çukur, çamur. Niye? Çünkü, CHP demek çöp demektir, çukur demektir, çamur demektir. Biz geldik bunları yok ettik. Bunları tertemiz hale getirdik ve modern şehirler meydan getirdik. Hiç endişe etmeyin. Dik duruyoruz, dikleşmiyoruz. İstanbul’da Binali beyle, Ankara’da Özhaseki beyle, İzmir’de Zeybekçi beyle devam ediyoruz. Büyükşehirlerde yeni bir süreç başlatacağız” diye konuştu.

Erdoğan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle birlikte ana muhalefet partisi CHP’yi terör örgütleriyle eş değer tutma ve terörizm ile suçlama yaklaşımını sürdürdüğü de görüldü. Erdoğan salondakilere, “Cumhur İttifakı ile PKK terör örgütünün kol kola girdiği CHP, öbür tarafta malum partilere, artık söz söylememe gerek yok. İnşallah 31 Mart'ta gereken cevabı vermeye hazır mıyız” diye seslendi.

Cumhurbaşkanlığı’nda belediye izleme ve değerlendirme sistemi kurulacak

Mahalli idareler Türkiye’deki mevzuat uyarınca yargı ve İçişleri Bakanlığı’nın denetimine tabii olmasına karşın Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’nda belediye izleme ve değerlendirme sistemi kuracaklarını da açıkladı. Erdoğan’ın bu sistem ile sadece AKP’li belediyeleri değil tüm belediyeleri değerlendirme kapsamına alabileceği öne sürüldü. Erdoğan ise kısa vadeli hedefleri her yıl, orta vadeli hedefleri belediye başkanlarının dönem bitiminde, uzun vadeli hedefleri ise 2023, 2053 ve 2071 vizyonlarıyla bağlantılı şekilde değerlendireceklerini dile getirdi. Erdoğan, “Tecrübe ve bilgi paylaşımından tasarruf ve şeffaflığa kadar pek çok faydasını göreceğimiz bu sisteme belediyelerimizi de ekleyeceğiz. Genel ve yerel iktidarlarımız döneminde plansız yerleşimin kökünü kuruttuğumuz gibi denetimsiz, işlevsiz, ilkesiz planlamayı da ortadan kaldıracağız. Belediye başkanlarımız şehir halkına hakim olma değil hadim olma idrakiyle görevlerini yürütecekler. Yani, efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz anlayışıyla hizmetlerini sürdürecekler. Türkiye'yi yeni bir şehircilik vizyonuyla buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerel seçimler manifestosunda neler var?

Erdoğan yerel seçimler için AKP’nin manifestosunda neler olduğunu da konuşmasında ayrıntılı şekilde anlattı.

Şehir planları başlığı altında “İstismara açık parsel bazlı plan değişikliklerine kesinlikle geçit vermeyeceğiz.Şehir planlarını ve imar uygulamalarını şeffaf bir şekilde hazırlayacağız. Zorunlu hallerde yapılması gereken plan değişiklikleriyle ilgili süreçleri de aynı şekilde halkın gözetiminde yürüteceğiz” diyen Erdoğan, şehir plancılığında Selçuklu mimarisinin sadeliğini, Osmanlı mimarisinin zerafetini ve bugünün modern çizgilerini meczeden bir anlayışı yaygınlaştıracaklarını kaydetti.

Erdoğan, alt yapı ve ulaşım başlığı için “Önümüzdeki dönemde, içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, doğalgaz, enerji ve iletişim hatları gibi temel altyapı sorunları tamamen çözülmemiş hiçbir şehrimizi inşallah bırakmayacağız. AK Partili olmayan belediyelerde de altyapı eksiklerinin tamamlanmasıçalışmalarını yakından takip edeceğiz” mesajını verdi.

Kentsel dönüşüm konusunda, Erdoğan, “Tek tip kentsel dönüşüm uygulamaları yerine, bölgenin ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözeten çözümler üreteceğiz. Fiziki dönüşümü kültürel, ekonomik ve sosyal dönüşümle birlikte tasarlayarak yepyeni bir şehircilik hamlesi başlatacağız. Millet kıraathanelerini mahalle düzeyine kadar yaygınlaştıracağız” görüşünü aktardı.

Şehrin silüetini bozan projelere izin verilmeyecek

Erdoğan, manifestodaki benzersiz şehirler başlığıyla ilgili şehrin silüetini bozan, estetik değeri olmayan, kültür varlığımıza katkıda bulunmayan projelere kesinlikle izin vermeyeceklerini de söyledi.

Akıllı şehirler konusunda, Erdoğan’ın vaadi teknolojik tüm imkanları şehirde yaşayanlara sunmak şeklinde oldu. Çevreye saygılı şehirler başlığı için de Erdoğan, millet bahçelerini yaygınlaştırma ve tabiat kaynaklarını kirletmeme görüşünü ifade etti.

‘’Sessiz yığınların sesi olacağız’’

Erdoğan, sosyal belediyecilik tanımını ise, “Erişilemeyen, yardım eli uzatılmayan, hizmet götürülmeyen hiçbir kesim bırakmayacak. Kimsesizlerin kimsesi, sessiz yığınların sesi olacağız ve belediyecilik anlayışımızı buraya oturtacağız. Özellikle toplumun temeli olarak gördüğümüz aile kurumunu güçlendirecek çalışmaları önceliklerimizin başına alacağız. İnsana hizmet üreten belediyecilik yapacak, şehirleri imar ederken nesilleri ihmal etmeyeceğiz” şeklinde yaptı.

Erdoğan, yatay şehirleşme hedefiyle neyi kastettiğini ise, “Gönüllerimize hitap eden mekanlar bütünü olan şehirlerimizi, toprakla daha çok buluşan, mahalle kültürünü yaşatan, komşuluk ilişkilerini canlı tutan yatay mimari anlayışıyla geliştireceğiz. Bu modelle, insani hizmetlerden yeşil alanlara ve akıllı şehir uygulamalarına kadar pek çok sorunu aynı anda çözebileceğiz. Her şehrimizde pilot uygulamayla başlayıp, zaman içinde genişleterek, yatay şehirleşme modelimizi ülkemizin her yerine yaygınlaştıracağız” diye açıkladı.

‘’Şehirlerimizi gayrimenkul odaklı zenginleşme aracı olmaktan çıkartacağız’’

Erdoğan, halkla birlikte üretim konusunda, vatandaşlar için “Şehirli Hakları Bildirgesi” hazırlayacaklarını belirterek, şehir meclisleri oluşturacaklarını da dile getirdi.

Tasarruf ve şeffaflık başlığında Erdoğan, vatandaşlarca her türlü bilgi ve belgeye erişilebileceğini sözünü verdi.

Erdoğan, manifestodaki son başlık değer üreten şehirler içinse, “Şehirlerimizi gayrimenkul odaklı zenginleşme aracı olmaktan çıkartıp, insanın kültürel ve ekonomik üretkenliğinden kaynaklanan katma değerle güçlenen mekânlar haline getireceğiz. Bir başka ifadeyle şehirlerimizin gayrimenkul rantıyla değil, geleceğe medeniyet mirasımız olarak bırakabileceğimiz iyilik, merhamet, kültür, sanat ürünü eserlerle değerlenmesini sağlayacağız” hedefini paylaştı.